Hz. Peygamber (sas) ve Emanet | Siyerden Ahlâka 9. Bölüm

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımı, Nuri Sardoğu ve Muhammed Cahit Şahinler’in sunumuyla Efendimiz’in (sas) güzel ahlâkını öğrenmeye gayret edeceğimiz Siyerden Ahlâka serimizin 9. bölümü.

1. Emanet ve Namus Kavramları

Emanet: Kökü, “güvenmek” anlamına gelen “emn” kelimesinden türemiştir. Bedenimiz, malımız, mevkiimiz ve tüm kabiliyetler birer emanettir.

Namus: Asıl anlamı “korunması çok değerli olan şey” demektir. Cibril-i Emin’in bir lakabı da “Namus-ı Ekber” binlerce şerefi namustur ve emanet de bir namus gibi korunmalıdır.

Sahip Değil Şahidiz: İnsan hiçbir şeyin asıl sahibi değildir. Sahip olma iddiası insanı Firavunlaştırır. Biz dünyaya sahip olmaya değil “şahit” olmaya geldik.

2. Emanetin Üç Temel Sütunu

Emanet çatı bir kavramdır ve üç alt kavram barındırır:

Ehliyet: Bir işe hak sahibi olmaya layık olmak.

Liyakat: Görevi sürdürürken ehliyeti daimi hale getirebilmek.

Adalet: Hak edene hak ettiğini, yani emaneti ehline teslim etmektir.

3. Kur’an-ı Kerim’de Emanet

Ahzab Suresi (Teklif Ayeti): Dağların ve göğün yüklenmekten kaçındığı, ancak insanın yüklendiği o ağır emanet “insan kalabilmek/insanlık”tır.

Nisa Suresi 58. Ayet: “Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.” İslam makamda ırkçılığı reddeder; tek kriter “ehliyet”tir.

4. Hz. Peygamber’in Hayatında Emanet

Nübüvvete Karşı: Amcasının katili Vahşi’yi affetmiş ama “Bana görünme” demiştir. Sebebi öfke değil, yüzünü görünce yaşayacağı üzüntü yüzünden “tezkiye” duasını (peygamberlik emanetini) eksik yapmaktan korkmasıdır.

İnsanlığa Karşı: Bütün insanlığı büyük bir emanet olarak görmüş ve onlara en büyük değer olan hidayeti ulaştırmak için gecesini gündüzüne katarak çabalamıştır. Bu şuuru sahabelerine de aktarmıştır. Atını okyanusa sürüp “Allah’ım eğer benim şu karşıma uçsuz bucaksız denizi çıkarmasaydın senin o yüce olan adını daha ilerilere götürürdüm” diyen Ukbe bin Nafi’nin gayreti, Peygamberimizden alınan bu “insanlık emaneti” şuurunun bir yansımasıdır.

Aileye Karşı: İkindi sonrası ailesini toplar, kaliteli vakit geçirir, dertlerini dinlerdi.

Dostlara Karşı: Sahabeye “talebelerim” değil “arkadaşlarım” derdi. Namazda eksik olanı hemen sorardı.

Çevreye/Evrene Karşı: Devesi Kusva’ya sarılıp öpmüş, 10 bin kişilik fethe giden ordunun yönünü yavrulu bir köpek ezilmesin diye değiştirmiştir.

5. Önemli Hadisler ve Nebevi Uyarılar

“Emaneti olmayanın imanı, ahde vefası olmayanın dini yoktur.”

“Münafığın alameti üçtür: Yalan söyler, sözünde durmaz, emanete hıyanet eder.”

“Kadınlar size Allah’ın emanetidir.” (Veda hutbesinde nikahın ağır bir söz olduğu vurgusu).

“Meclisler emanettir.” Konuşulan sırlar, sahibinden izinsiz aktarılamaz.

(71)