Hz. Peygamber (sas) ve Affetmek | Siyerden Ahlâka 19. Bölüm
9 Mart 2026 22:00
Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımı, Nuri Sardoğu ve Muhammed Cahit Şahinler’in sunumuyla Efendimiz’in (sas) güzel ahlâkını öğrenmeye gayret edeceğimiz Siyerden Ahlâka serimizin 19. bölümü.
1. Giriş ve Bölümün Önemi
- Bu başlığın 19 Ramazan’a denk gelmesi tesadüf değildir; çünkü 19 Ramazan, yeryüzünün ve insanlık tarihinin en kansız, intikam alınmadan gerçekleşen en büyük fethi olan Mekke’nin Fethi’nin yıldönümüdür.
- Hz. Peygamber (sas), şehri fethetmeden önce Mekkelilerin gönüllerini fethetmiş ve tarihte eşi benzeri olmayan bir “umumi af” ilan etmiştir.
2. Affetmenin Boyutları ve İnsana Sağladığı Faydalar
- Kendine İkram: Biz genellikle affedince karşı tarafa iyilik yaptığımızı sanırız; oysa affedenin en büyük ikramı kendisinedir. Kin ve öfke yükünden kurtulan insan asıl o zaman kendi iç dünyasında rahatlar.
- Açık Dosyalar Metaforu: Kapanmayan meseleler, tıpkı bilgisayardaki açık dosyalar gibi insan hayatını ve zihnini yavaşlatır, kişiyi perişan eder. Şeytan açık kalan dosyaları (çözülmemiş kırgınlıkları) çok sever ve bunları yıllar sonra bile insanların ilişkilerini zedelemek için kullanır.
- İbadetlere Etkisi: İçimizde biriktirdiğimiz kinler, zihnimizi ve alıcılarımızı kirlettiği için okunan hatimler, ayetler ve hadisler bize etki etmez. Ebu Hureyre (ra), sıla-i rahmi koparan (halasıyla küs olan) bir gencin bulunduğu ilim meclisinde bereket olmayacağını söylemiş ve genci halasıyla barışması için meclisten göndermiştir.
3. İslam’da Affetmenin Gerçek Tanımı ve Adalet
- İslam’ın af anlayışı basit bir kabullenme değildir; “affetmek mahvetmektir, silmektir.”. Aylar veya yıllar sonra aynı konu açıldığında “Ben seni önceden de affetmiştim” diyerek başa kakmak İslam’daki af anlayışına uymaz.
- Hz. Peygamber (sas) şahsı için kimseden intikam almamış ama söz konusu Allah’ın hakkı veya başkasının hakkı olduğunda adaleti tam manasıyla uygulamıştır.
- İslam bir zarar durumunda kişiye üç hak tanır: Kısas (aynıyla karşılık), Diyet (maddi bedel) veya Af (ihsan). Rübeyyi binti Nadr’ın bir kadının dişini kırması olayında Hz. Peygamber adaleti tesis etmiş, karşı taraf diyet almayı tercih etmiştir.
- Hizmetçisi sürekli hata yapan Abdullah b. Ömer (ra) Hz. Peygamber’e “Kaç defa affedeceğim?” diye sorduğunda, Efendimiz “Günde 70 defa” cevabını vererek insanüstü bir kusursuzluk beklenmemesi gerektiğini vurgulamıştır.
4. Hz. Peygamber’in (sas) Affetmedikleri (Sınırlar)
- Allah Resulü evrensel bir af merhametine sahip olsa da toplumu ifsat edenleri ve Allah’ın hudutlarını çiğneyenleri affetmemiştir.
- Muhallim b. Cüssame: Cahiliye döneminden kalma bir kan davası yüzünden, kendisine selam veren birini öldürmüş, Hz. Peygamber “Allah seni affetmesin” demiş ve vefat edince toprak onu kabul etmeyip dışarı atmıştır.
- Ebul İzze (Şair): Bedir’de esir düşüp kızlarını bahane ederek affedilen, ancak sözünde durmayıp Uhud’da tekrar Müslümanlara karşı şiirleriyle kışkırtıcılık yapan bu kişiyi Efendimiz, “Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz” diyerek affetmemiştir.
- İfsat Çıkaran 3 Kişi: Mekke’nin fethinde Kabe’nin örtüsüne sarılsalar dahi öldürülmesi emredilen 15 kişiden 12’si affedilmiş ancak şiirleri ve medyatik güçleriyle toplumu ifsat eden 3 kişi affedilmemiştir.
5. Hz. Peygamber’in (sas) Çarpıcı Af Örnekleri
- Taif Halkı: Kendisini taşlayanları affetmiş, sonrasında hiç yüzlerine vurmamıştır.
- Uhud Okçuları: Aynen Tepesi’ni terk eden 40 okçunun hiçbirine “Sen dün de tepeyi terk etmiştin” diyerek hata hatırlatması yapmamıştır.
- Hatib b. Ebi Belta: Mekke fethinden önce düşmana mektup yazıp sırrı ifşa etmesine rağmen, Bedir ehli olması ve niyetinin ihanet olmaması sebebiyle affedilmiştir.
- Mekkeliler ve Genel Af: Fethin günü Saad b. Ubade’nin “Bugün melhame (savaş) günüdür” sözüne karşı, Hz. Peygamber sancağı ondan almış ve “Bugün merhamet günüdür” diyerek Hz. Yusuf’un kardeşlerine dediği gibi “Bugün size kınama yoktur, gidin hepiniz serbestsiniz” diyerek genel af ilan etmiştir.
- Hebbar b. Esved: Hz. Peygamber’in kızı Zeynep’in deveden düşüp bebeğini kaybetmesine ve sonrasında vefatına sebep olan bu kişi bile genel affa dahil edilmiştir.
- Fadale ve Ebu Süfyan: Suikast ve isyan düşüncesiyle fırsat kollayan bu kişilerin zihinlerinden geçenleri okuyarak ellerinden tutmuş, ikna ederek affetmiştir.
- İkrime b. Ebu Cehil: İslam’ın en büyük düşmanının oğlu olmasına rağmen, eşi Ümmü Hakim’in Hz. Peygamber’in “siyah sarığını” eman olarak götürmesiyle geri dönmüş ve “Ey hicret yolcusu merhaba” denilerek affedilmiştir. Hz. Peygamber, İkrime rencide olmasın diye Ebu Cehil hakkında bile kötü konuşulmasını yasaklamıştır.
- Saffan b. Ümeyye: Ümeyye b. Halef’in oğlu olup kaçmışken, arkadaşı Ümeyr b. Vehb’in iknasıyla gelmiş ve affedilmiştir.
6. Önemli Tavsiyeler
- “Seninle ahirette hesaplaşacağız” demek tehlikelidir. Kişi haklı dahi olsa bir meseleyi ahirete bıraktığında, oradaki mahkeme süreci kendi cennetini geciktirebilir. Sorunlar bu dünyada çözülmeli, hakkını helal etmeme silahı basitçe kullanılmamalıdır.
- Müslümanlar birbirlerine karşı kusur araştırmamalı, affederek izzetlerini korumalı ve Allah’ın (c.c) affına mazhar olabilmek için “Allahümme inneke afüvvün…” duasını bolca etmelidir.
(56)






