Hz. Peygamber (sas) ve İtidal | Siyerden Ahlâka 15. Bölüm

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımı, Nuri Sardoğu ve Muhammed Cahit Şahinler’in sunumuyla Efendimiz’in (sas) güzel ahlâkını öğrenmeye gayret edeceğimiz Siyerden Ahlâka serimizin 15. bölümü.

1. Giriş ve Önemli Duyurular

Vakfın 25 yıllık bir projesi olan Bedir Gecesi’nin 15. yılı kapsamında Ramazan’ın 17. gecesi “Savaşta Bile Vefa” başlığıyla ihya edileceği ve sosyal medyada “#BedirleAydınlanalım” etiketiyle çalışma yapılacağı duyurulmuştur.

2. Aşırılık ve İtidal Kavramlarının Analizi

Aşırılık, hayatın bütün alanlarını kaosa ve karmaşaya sürükleyen, insan ilişkilerini bozan bir “zehirdir”. Ölçüsüz beklentiler evlilikleri ve dostlukları yıkar.

İtidal; adalet kökünden gelir. Tanım olarak: Doğru işi, doğru zamanda, doğru üslup ile yapmaktır.

Hz. Peygamber bir gün eline bir çubuk alıp ortasını tutarak hayrın nerede olduğunu göstermiştir: Uçlardaki İfrat (bir şeye hak ettiğinden fazla değer yüklemek) ve Tefrit (hak ettiğinden aşağı değer yüklemek) değil; ortadaki İtidal (hak ettiğini teslim etmektir).

İtidal, “duygu, düşünce ve davranışlara vurulan peygamber mührüdür” ve müslümanlığımızın iman ile teslimiyet noktasındaki kıvamıdır.

Erzurumlular, dini hayatta dengesi olmayan, bir yeri yaparken diğer yeri yıkan itidalsiz kişilere “devamsız” derler.

3. Sünnet Olmadan Denge Olmaz

Dindarlık, nefsin hoşuna gideni yapmak değil, peygamberin örnekliğini takip etmektir. Sünnet olmadan itidalden söz edilemez.

İlgili Hadis: “Her amelin bir coşkusu ve o coşkunun biraz azalması vardır. Kimin amelinin coşkusu artarsa (veya azalırsa) sünnetime baksın. Kim benim sünnetime ittiba ederse itidal üzere bir hayatın sahibi olur.”

4. Hz. Peygamber’in (sas) Hayatından İtidal Örnekleri

İbadet ve Aile Dengesindeki İtidal: Hz. Peygamber nafile ibadet (gece namazı) yapacağı zamanlarda, ortak yaşam alanı ve eş hakkı gereği eşleri Hz. Aişe veya Hz. Meymune’den izin istemiştir.

Sevgi ve Övgüde İtidal: Peygamber sevgisi imani bir sorumluluktur ancak “anam babam sana feda olsun” çizgisinde kalmalı, peygamberi insanüstü bir konuma taşımamalıdır. Hz. Peygamber, “Allah ve resulü dilerse” diyen sahabiyi uyarmış; Adiy b. Hatim’i hitabetinde fail ve fiili aynı seviyede tutmaması için ikaz etmiş; Rübey binti Muavviz’in düğününde “Yarın bizim için ne olacağını bilen Allah Resulü içimize geldi” diyenlere “Ben ancak Allah’ın bildirdiğini bilirim” diyerek tevhidi korumuştur.

Hüzünde İtidal: Oğlu İbrahim’in vefat ettiği gün güneş tutulunca insanlar “Güneş, İbrahim’in ölümünden dolayı tutuldu” demişlerdir. Hz. Peygamber hemen cemaati toplayıp “Ay ve güneş Allah’ın ayetleridir, birinin ölümü veya doğumu için tutulmazlar” diyerek hakikati haykırmış, hurafelere engel olmuştur.

Önemli Bilgi: İtidal, peygamberliğin 24 veya 25 cüzünden (parçasından) biridir.

5. Sahabe Hayatında İtidal Müdahaleleri

İbadette İfrat: Sürekli oruç tutmaya, hiç uyumadan namaz kılmaya ve evlenmemeye karar veren üç sahabiye Peygamberimiz, “Ben evlenirim, uyurum, namaz kılarım, bazı günler oruç tutar bazı günler tutmam” diyerek dengeyi kurmalarını emretmiştir.

Abdullah b. Amr b. As: Sürekli oruç tutan ve her gece hatim indiren Abdullah’a en fazla “Davud orucu” ve 3 günde 1 hatim izni verilmiştir.

Sevgide ve Nefrette İtidal: “Dostunu ölçülü sev, bir gün düşman olabilir. Düşmanına ölçülü düşmanlık yap, bir gün dost olabilir.” (Tirmizi). Fail ile fiil ayrılmalı, eylem kötüyse eyleme düşman olunmalıdır.

Üsame b. Zeyd: Savaşta kelime-i şehadet getiren adamı öldüren Üsame’ye, “Kalbini yarıp baktın mı?” diyerek tepki göstermiştir.

Sa’d b. Ebi Vakkas: Abdest alırken suyu fazla kullanan Sa’d b. Ebi Vakkas’a, “Akan bir nehrin kenarında bile olsan suyu idareli kullan” denilmiştir.

İletişim ve Davette İtidal: İmamlık yaparken Bakara suresini okuyup namazı uzatan Muaz b. Cebel’e “Siz dinden mi soğutuyorsunuz?” diye sert çıkılmış; Abdullah b. Mesud ise cemaati bıktırmamak için sadece Perşembe günleri vaaz vermiştir.

6. Tavsiyeler ve Nebevi Miras

Aşırılıklara savrulmamak için tek yol, Nebevi Miras‘a (Kur’an, Sünnet, Siyer ve Sahabe) dört elle sarılmaktır.

Suffa meclislerindeki sahabeler; ne dünyayı tamamen terk etmişler ne de kalplerini dünyaya teslim etmişlerdir. Hz. Ömer nöbetleşe ilim öğrenip tarlada çalışmıştır. Bu denge günümüz çalışmalarına örnek olmalıdır.

(93)