Hz. Peygamber (sas) ve Hayâ | Siyerden Ahlâka 8. Bölüm

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımı, Nuri Sardoğu ve Muhammed Cahit Şahinler’in sunumuyla Efendimiz’in (sas) güzel ahlâkını öğrenmeye gayret edeceğimiz Siyerden Ahlâka serimizin 8. bölümü.

1. Hayanın Beş Temel Mesajı

Hayâ kelimesi, köken olarak “hayat” kelimesinden gelir ve utanmak, çekinmek, sakınmak anlamlarını taşır:

Hayâ Hayattır: Manevi anlamda bir insanın yaşayıp yaşamadığını gösteren nabız, hayâdır; hayâsı olmayanın manevi canı çekilmiş, ölü (canlı cenaze) hükmündedir.

Hayâ Hayırdır: Hadis-i şerifte ifade edildiği üzere hayanın tamamı hayırdır; rahmet, bereket ve Allah’ın inayetini celbeder.

Hayâ Hamiyettir: Hayâ, insanın değerlerini savunması ve korumasıdır; hayâsı olan insan satılamaz, paha biçilemez bir değere sahiptir.

Hayâ Heybettir: Günümüzde özgüven putlaştırılsa da, hayâ insana dışarıdan bakanların hissedeceği büyük bir heybet ve asalet kazandırır.

Hayâ Hâkimiyettir: Hayâlı insan nefsine hâkim olur; nefsine söz geçiren kişi dünyanın her şeyine hâkim olabilir (örneğin Ata b. Ebi Rabah).

2. Hz. Peygamber’in (sas) Hayâsı (Beş Boyut)

Sahabeden Ebu Said el-Hudri, Hz. Peygamber’i (sas) “evlilik çağına gelmiş bir genç kız kadar utangaçtı” sözleriyle tarif etmiştir. Hoşlanmadığı bir şey duyduğunda yüzü kızarır, bir hata gördüğünde doğrudan kişileri hedef almak yerine “Bana ne oluyor ki sizi böyle yaparken görüyorum” diyerek zarifçe uyarırdı.

Allah’a Karşı Hayâsı: Gece namazlarındaki inleyişi, gözyaşları ve mahviyetinde bu hayâ görülür; ayrıca Miraç gecesi namaz beş vakte düşürüldüğünde, Hz. Musa’nın tavsiyesine karşı “Rabbimden utanıyorum” diyerek edebini göstermiştir.

Cibril’e (Cebrail) Karşı Hayâsı: Ebu Eyyub el-Ensari’nin evinde soğan-sarımsaklı yemeği melek Cebrail ile konuşacağı için yememesi, Cebrail gelirken bir damat gibi heyecanla toparlanıp edeple vahyi dinlemesidir.

Kendisine Karşı Hayâsı: Teşehhütte kendisine dua etmesi, elçilik sorumluluğunu ayırması ve Veda Haccı’nda “Size vazifemi yaptım mı?” diye sorarken taşıdığı mahcubiyettir.

Sahabeye Karşı Hayâsı: Kızı Hz. Fatıma için Harise b. Numan’dan daha yakın bir arsa istemeye “Harise’den utanıyorum” diyerek çekinmesidir.

Ümmetine Karşı Hayâsı: Kıyamet günü Kevser Havuzu başında, ümmetinden sandığı kişilerin geri çevrildiğini gördüğünde duyacağı mahcubiyet ve dökeceği gözyaşlarıdır.

3. Üç Tür Hayâ

Fıtri Hayâ: İnsan fıtratında doğuştan var olan, inancı ne olursa olsun fıtratı bozulmamış insanlarda görülen utanma duygusudur.

İmani Hayâ: Doğrudan Kur’an ve Sünnet terbiyesiyle müminde olması gereken, imanın 70 (veya 60) küsur şubesinden biri olan hayâdır.

Örfi Hayâ: Allah’ın şeriatına aykırı olmadığı sürece yaşatılan toplumsal adaplardır.

4. Tarihsel ve Güncel Bağlam

Asr-ı Saadet neslinin cahiliye karanlığından çıkarken en büyük azığı hayâ olmuştur. Hz. Peygamber ahlak polisliği kurmamış, insanın iç dünyasında “vicdan” mahkemesini inşa etmiştir; zina eden Maiz el-Eslemi veya deve çalan sahabenin gelip kendi suçlarını itiraf edip ceza istemeleri, içselleştirilmiş bu hayânın sonucudur.

(77)