Hz. Peygamber (sas) ve Cesaret | Siyerden Ahlâka 14. Bölüm

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımı, Nuri Sardoğu ve Muhammed Cahit Şahinler’in sunumuyla Efendimiz’in (sas) güzel ahlâkını öğrenmeye gayret edeceğimiz Siyerden Ahlâka serimizin 14. bölümü.

1. Hakkı Haykırmak ve Bedeli

Bağırmak ve Haykırmak Arasındaki Fark: Haklı bir meseleyi duyurmak için yükseltilen sese “bağırmak” değil “haykırmak” denir; çünkü hakkı haykırmak asil bir davranıştır. Haksız bir bağırış ise sadece gürültü ve ses kirliliğidir.

Hakkı Söylemenin Bedeli: Cesur olduğunuzda ve hakkı haykırdığınızda insanlar rahatsız olabilir, dün sizi övenler bugün sizden uzaklaşabilir veya size küsebilir. Ancak insanın konuştuğu kadar, konuşması gerekirken sustuklarından da hesaba çekileceği unutulmamalıdır.

2. Cesaretin Doğru Tanımı

Korkusuzluk Değildir: Cesaret, korkusuzluk demek değildir; korku fıtri ve insani bir duygudur. Kur’an-ı Kerim’de Allah, peygamberlere (örneğin Hz. Musa’ya) “Korkma!” (La tehaf) diye hitap etmiştir.

İki Temel Tanım: Cesaret; 1) İnsanın öfkesini aklına ikna ettirebilmesi ve 2) Korkusunu yönetebilmesidir. Korkuyu yok etmek değil, kontrol altına almaktır.

Tehevvür: Öfkenin akıl dışı, ölçüsüz bir biçimde, bağırıp çağırarak dışa vurulmasına cesaret değil “tehevvür” denir. Cesaretin içinde hikmet ve ölçü barınır.

3. İman ve Cesaret İlişkisi

İman eden bir kimse zulme rıza gösteremez; adaleti sağlamak ve emr-i bi’l maruf nehy-i anil münker (iyiliği emredip kötülükten sakındırmak) görevini yapmak için cesarete muhtaçtır.

Tevhidin Cesareti: Kelime-i Tevhid’e “La” (Hayır) diyerek başlamak, dayatılan tüm beşeri sistemleri, ilahları ve ideolojileri reddetmek anlamına gelir ki bu, başlı başına büyük bir cesaret eylemidir.

4. Hz. Peygamber’in (sas) Hayatından Cesaret Örnekleri

Hira Mağarası: Efendimizin 35 yaşındayken dağın zirvesinde, ıssız bir mağarada tek başına günlerce kalması çok büyük bir cesaret örneğidir.

Kabe’de Müşriklere Karşı Duruşu: Ümeyye b. Halef’in cübbesiyle boynunu sıkmasının ardından Efendimiz (sas) tek başına müşrik liderlerinin (Ebu Cehil, Velid b. Utbe vb.) üzerine yürümüş ve onlara kılıçtan geçirileceklerini haykırmıştır. Ebu Cehil korkuyla Efendimizi durdurmaya çalışmıştır.

Hicret Yolculuğu: Sürek avına ve ödül avcılarına karşı Hz. Ebubekir’e “Korkma, Allah bizimle beraberdir” demesi.

Savaşlardaki Liderliği: 28 gazvenin sıcak çatışma yaşanan 18-19’unda bizzat en önde savaşmıştır. Hz. Ali, Bedir’de yorulduklarında Efendimizin (sas) arkasına sığındıklarını aktarır. Efendimizin bunca savaşa girmesine rağmen kılıcında tek bir insan kanı olmaması, askeri bir deha ve merhametinin sonucudur.

Übey b. Halef Olayı: Uhud’da Efendimizi öldürmeye yeminli müşrik Übey b. Halef’e sahabeler mani olmak isterken Efendimiz “Açın yolu gelsin” demiş ve ona mızrakla ufak bir çizik atmıştır. Bu ufacık yara Übey’in ölümüyle sonuçlanmıştır.

Medine’de Gece Duyulan Ses: Şehirde bir gürültü koptuğunda sahabeler hazırlanana kadar Efendimiz, Ebu Talha’nın egersiz atına binip tek başına olay yerine gitmiş ve dönüp tehlike olmadığını müjdelemiştir.

Gavres Olayı: Ağaç altında uyurken kılıç çekip “Seni elimden kim kurtaracak?” diyen müşrik Gavres’e korkusuzca “Allah” demesi ve Gavres’in elinden kılıcın düşmesi.

5. Cesaret İle İlgili Hadisler ve Nebevi Beyanlar

Öfke Kontrolü: “Asıl pehlivan güreş yaparken rakibini yenen değil, asıl pehlivan öfkesi anında öfkesine sahip çıkandır.”

En Faziletli Cihat: “Cihadın en faziletlisi zalim sultana karşı hakkı söylemektir.”

Kuvvetli Mümin: “Kuvvetli mümin Allah katında zayıf müminden daha hayırlıdır.” (Kuvvet, hakkın ikamesi için gereklidir).

İki Kötü Huy: Müminde en kötü iki huy “aşırı cimrilik” ve “aşırı korkaklık”tır.

6. Sahabe-i Güzin Efendilerimizin Cesareti

Hz. Ömer: Adaleti ikame ederken terazinin bir kefesine kuvvet, diğer kefesine rahmet koymuştur. Hicretini gizli değil; “Karısını dul, çocuklarını yetim bırakmak isteyen peşime düşsün” diyerek meydan okuyarak yapmıştır.

Halid bin Velid: Vücudunda yara almadık yer kalmamasına rağmen ölüm döşeğinde eceliyle ölmekten muzdarip olmuş ve “Korkakların gözüne uyku girmesin!” sözünü tarihe kazımıştır.

Bera b. Malik: Yemame Savaşı’nda Müslümanları ateşlemek için “Aklınızda Medine varsa unutun, sadece Allah’ın rızası ve şehadet var” diyerek kendini kalkanlarla düşman kalesinin içine attırmıştır.

Ebu Eyyub el-Ensari: İstanbul surlarında savaşan cesur bir askere “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın” (Bakara) ayetini okuyarak itiraz edenlere karşı çıkmış; bu ayetin tehlikeye atılmakla değil, “cihadı terk edip dünya (tarla-bahçe) işlerine dalmak” hakkında indiğini haykırmıştır.

7. Günümüze Tavsiyeler

Korkuda Tevhid: Sevgide olduğu gibi korkuda da tevhid esastır. Allah’tan korkar gibi birilerinden veya kayıplardan (itibar, mal) korkmamak gerekir.

Cesaret Bulaşıcıdır: Korku nasıl topluma yayılıyorsa, cesaret de bulaşıcıdır; davetçilerin önde olması şarttır.

Kehf Suresi ve Deccal: Deccal insanları korkuyla esir alırken, Efendimiz Deccal’e karşı Kehf Suresi’ni (Ashab-ı Kehf’in cesaretini) okumayı tavsiye etmiştir.

Bugün Gazzeliler bütün dünyaya, zillete boyun eğmemeyi ve cesareti yeniden öğretmektedir.

(72)