Hz. Peygamber (sas) ve Heyecan | Siyerden Ahlâka 12. Bölüm

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımı, Nuri Sardoğu ve Muhammed Cahit Şahinler’in sunumuyla Efendimiz’in (sas) güzel ahlâkını öğrenmeye gayret edeceğimiz Siyerden Ahlâka serimizin 12. bölümü.

1. Heyecanın Önemi

İki tür ölü ruh vardır; birincisi imandan mahrum olanlar, ikincisi ise konfora ve rahata alışıp hayır işlerine koşamayan “tembel ölüler”dir. Yaşadığı hayata artı bir değer katmayan, tembelliğe mahkum olmuş insan maddeten yaşıyor görünse de ölü kabul edilir. Bu ölü ruhları diriltecek tek şey nebevi mesajların verdiği aşktır.

2. Dini Hayatın Dinamizmi ve İhtiyaç Duyulan Heyecan

Din statik değil, dinamik bir hayattır ve heyecansız yaşanması mümkün değildir. İslam, müminlerin azalan heyecanını tazelemek için 5 vakit namaz, haftalık bir şarj olan cuma namazı ve senenin belli dönemlerine yayılmış olan Ramazan, Zilhicce, Muharrem ve Üç Aylar gibi zaman dilimlerini önümüze sermiştir. Eğer bir toplumda özellikle anne-babalar, okulda siyer/Kur’an öğreten öğretmenler ve minbere çıkan imamlar vazifelerini bu heyecanla yapsalardı, toplumdaki yozlaşmaların önüne geçmek çok kolay olurdu.

3. Hz. Peygamber’in (sas) Hayatından Heyecan Örnekleri

Sarsılmaz İrade ve Tebliğ Coşkusu: Efendimiz’in (sas) 23 yıllık peygamberlik hayatı hiç düşmeyen bir heyecanla geçmiştir. Hz. Hatice ile Ebu Talip’i kaybettiği “hüzün yılı”nın hemen ardından Taif’te taşlandıktan sonra bile durmamıştır. Sadece bir gecede Mina’da 16 çadır dolaşmış, reddedilmesine ve alay edilmesine rağmen heyecanını yitirmemiş ve sonunda Yesribli 6 gencin (Esad b. Zürare ve arkadaşları) çadırına ulaşarak Medine’nin kapılarını açmıştır.

Savaş Meydanlarında Nebevi Coşku: Bedir’de 313 kişiyle kat kat büyük bir orduya karşı çıkabilmesi bu heyecanın eseridir. Uhud Gazvesi’nde ise ordu yola 1000 kişi çıkmışken münafık İbn Selül 300 kişiyi geri çevirmiş, kalan 700 kişiden 70’i şehit olmuş, ayakta kalan 630 kişinin tamamı da yaralanmıştır. Ancak Hz. Peygamber (sas) ayakta namaz kılamayacak kadar yaralı olmasına rağmen ertesi gün bu yaralı orduyu Hamraül Esed gazvesine çıkarmıştır.

Aile Hayatında Heyecan: Efendimiz’in (sas) tebliğ aşkı o kadar yüksektir ki, bazı evliliklerini sırf kabilelere İslam’ı duyurabilmek için yapmıştır. Sadece 3 ay evli kalıp ve vefat eden Hz. Zeynep binti Huzeyme ve Umretü’l-Kaza’da Hz. Meymune ile olan evlilikleri Amr b. Sasa kabilesine ulaşmak için yapılmış stratejik ve heyecan dolu adımlardır.

Görünümü ve Dışa Vurumu: Sahabeden Cabir b. Abdullah, Hz. Peygamber’in hutbe irat ederken bir düşman baskınını haber veren coşkulu bir komutan gibi gözlerinin kızardığını, sesinin yükseldiğini ve denizler gibi kabardığını rivayet etmiştir.

4. Kur’an-ı Kerim, Kıssalar ve Heyecan

Kur’an-ı Kerim okuyan her mümin Allah’ın ipine (hablullah) sarılmanın heyecanını yaşar. Alak Suresi’nden sonra inen Müzzemmil ve Müddessir surelerindeki “Kum (Kalk)” ilahi emri, büyük bir coşku ateşlemiş ve Efendimiz (sas) eşine “Uyku vakti bitti Hatice” diyerek yola koyulmuştur. Hz. Musa’nın, Hz. Yusuf’un ve Ashab-ı Uhdud gencinin kıssaları “bitti” denilen yerden başlayan devasa heyecan öyküleridir. Sahabeden Habbab b. Eret müşrik eziyetlerinden bunalıp dua istediğinde Efendimiz, eski ümmetlerin demir taraklarla taranmasına rağmen dinden dönmediğini söyleyerek onlara hedef ve coşku aşılamıştır. Uhud Savaşı sonrası inen Ali İmran suresi 139. ayetindeki “Ve la tehinû” (Gevşemeyin) ifadesi aslen “Heyecanınızı kaybetmeyin” manasına gelmektedir.

5. Sahabe Neslinin İnanılmaz Coşkusu

Sahabenin coşkusu imandan besleniyordu. Ebu Eyyüb el-Ensari’nin 93 yaşında at sırtında İstanbul’a gelmesi, 86 yaşındaki Hala Sultan’ın Kıbrıs deniz seferine katılması ve 85-86 yaşlarındaki Ebu Talha’nın Rodos açıklarında şehit düşmesi sahabedeki heyecanın yaş tanımadığını gösterir. Veda Haccı’nda bulunan 124.000 sahabeden bugün Baki kabristanında sadece 10.000 kadarı medfundur; kalanı imanı ulaştırma davasıyla dünyanın dört bir yanına dağılmıştır.

Kadisiye Savaşı ve Vakar: Hz. Ömer dönemi Kadisiye komutanı Saad b. Ebi Vakkas, Sasani ordu komutanı Rüstem’e sıradan bir asker olan Ribi b. Amr’ı göndermiştir. Ribi, “Biz sizi kula kul olmaktan kurtarıp Allah’a kul etmeye geldik” diyerek tarihi bir heyecan duruşu sergilemiştir. Yezdicerd’in huzuruna giden 14 kişilik elçi heyetinin başındaki Numan b. Mukarrin de aynı kararlılığı göstermiştir. Kendilerine hakaret amacıyla sırtına zorla Sasanilerin toprak çuvalı yüklenen Asım b. Amr ise bunu bir utanç değil fetih müjdesi saymış, “Sasanilerin ilk toprağını ben getirdim, gerisini kılıçlarınızla siz alacaksınız” diyerek askerleri coşturmuştur.

6. Tavsiyeler: Bugün Heyecanımızı Çalan Şeyler ve Kurtuluş Yolları

Bugün, zamanımızı çalan, zihinleri boş işlerle meşgul ederek insanları “iş yapmadan yoran” ve umutları kıran bir “Deccaliyet çağı” yaşanmaktadır. Biten heyecanı tazelemek için şu tavsiyeler dikkate alınmalıdır:

Makul Hedefler Belirlemek: Ramazan’da 1 cüz okunamıyorsa yarım cüz, o da olmuyorsa bir hizip veya bir sayfa şeklinde sürdürülebilir hedefler koymak.

Asla Pes Etmemek: Yüz kere düşülse de moral bozmadan yüz birinci kez umutla denemek.

Heyecan Kaynakları Bulmak: Bir yetimin başını okşamak, tefekkür etmek veya siyerden tablolar okuyarak ilham almak.

Salihlerden Dua İsteme: Duasına itibar edilen, sevilen insanlardan bu uğurda dualar talep etmek.

Çevreyi Değiştirmek: Heyecanı tükenmiş, umutsuz insanlarla araya mesafe koyup dini heyecanla yaşayanlarla vakit geçirmek.

Mübarek Zamanları Değerlendirmek: Ramazan ve Üç Aylar gibi manevi mevsimleri silkelenme fırsatı olarak görmek ve “benden geçti” demeden daima hizmete talip olmak.

(87)