Hz. Peygamber’in (sas) Görevlerinden Tebliğ ve Davet

Hz. Peygamber’in (sas) Görevlerinden Tebliğ ve Davet

Tebliğ, tüm peygamberlerin yaratılış gayesi ve varlık nedenidir.

Tebliğ; be-le-ğa kökünden gelir. Bu köke Müfredat sahibi Rağıp el-İsfehani; “Bir amaç ve gayenin en yükseğine erişmek, işin sonuna varmak, ulaşılması istenen yere ulaşmak” anlamlarını verir.
Daveti de-a-ve kökünün mastarıdır. Bu mastarın en temel anlamı: “İnsanları, bir şeye çağırmak, onlara seslenmek, onlardan bir şeyler istemek, onlara bir şeyler bildirmek, bazı talimatlar vermek” gibi manalar içermektedir.

Davet, meselesinde dikkat edilmesi gereke 4 önemli husus:

1- Davet; sadece ve sadece Allah’a yapılmalıdır:

2- Davet Allah’a dır, o halde O’na yakışır olmalıdır.

Nahl Süresi 125. ayet: “ Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğüt ile çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Senin rabbin kendi yolundan sapanları da, hidayete erenleri de çok iyi bilir.”

3- Davet, yakından uzağa doğru olmalıdır.

A- İlk üç sene Efendimiz (sav) herkesi değil, özel muhatapları davet etmiştir.
B- Yakınları davet çok zordur; ama bu konuda istenilen ısrar ve tekrardır.
C- Yakınların davet üslubu özeldir; buna dikkat edilmelidir.

4- Davet, Allah’ın en çok sevdiği ve takdir ettiği bir davranıştır:

Tebliğ hitap ile alakalı bir kavram, davet muhatap ile alakalı bir kavramdır. Dolayısı ile tebliğ mesajı insana iletme, davet, insanı mesaja taşımadır.

“Ey Ömer! Maharet cehenneme adam göndermek değil, asıl maharet cennete adam kazandırmaktır.”

Gerçek bir tebliğ ve davet insanı nasıl olmalıdır?

1- Öğren ki, inanabilesin.
2- İnan ki, inandırabilesin.
3- Yaşa ki, yaşatabilesin.
4- Karşılık bekleme ki, karşılık bulasın.
5- Neticeyi Allah’a bırak ki, haddi aşmayasın.

(1243)