Bir Baba Olarak Hz. Peygamber (sas)

Bir Baba Olarak Hz. Peygamber (sas)

Bu dersin iki temel konusu olmalı…

Birincisi: Babalık vazifesinin önem ve değeri

İkincisi: Çocuk terbiyesi meselesinde babanın görev ve sorumluluğu

Hz. Peygamber’in (sas) babalık konumu üzerine değerlendirmeler:

1. Efendimiz’in (sas) dört kız, üç erkek toplam yedi çocuğu olmuştur. Bu çocuklarının biri hariç hepsinin annesi Hz. Hatice’dir. İbrahim isimli oğlunun annesi Mısırlı Mâriye; Kâsım, Abdullah, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma’nın annesi Hz. Hatice’dir.

2. Efendimizin (sas) yedi çocuğundan biri hariç hepsi hayatında iken vefat etmişlerdir. Bir baba için tek bir evlat acısı bile dayanılmaz bir acı iken, Efendimiz (sas) altı çocuğunu kendi elleri ile toprağa vermiştir. Kızı Fatıma ise babasında altı ay sonra, O’na (sas) kavuşmuştur.

3. Efendimiz’in (sas) yaptığı evliliklerden dolayı beşi kız, beşi erkek olmak üzere, on tanede üvey çocuğu olmuştur. Allah Resulü bu üvey çocuklarıyla da öz çocukları gibi ilgilenmiş ve her birini farklı bir alanın rehberi yapmıştır.

4. Efendimiz’in (sas) öz kızlarından dolayı üç, üvey kızlarından dolayı da üç olmak üzere altı damadı olmuştu. Allah Resulü’nün (sas) bir kayınbaba olarak damatları ile kurduğu ilişkiler gerçekten çok önemlidir.

5. Efendimiz’in (sas) altı damadından beşi Mekke’nin, biri ise Taif in en soylu ailelerindendi. Efendimiz (sas) bu evlilikler üzerinden Kureyş’in farklı kollarıyla ve Taif ile güçlü akrabalık bağları da kurmuştur. O devirlerde akrabalık bağları siyasi dengeler için de çok önemliydi. Damatlarının mensup oldukları aileleri şöyleydi:

Ebû’l-Âs, Abdüşemsoğulları’ndan (Zeynep)

Hz. Osman, Ümeyyeoğulları’ndan (Rukiyye, Ümmü Gülsüm)

Hz. Ali, Haşimoğulları’ndan (Fatıma)

Sayfî b. Ümeyye, Mahzûmoğulları’ndan (Hind bint Atik)

Abdullah b. Zem’a, Esedoğulları’ndan (Zeynep bint Ebi Seleme)

Davud b. Urve ise Sakifoğulları’ndan idi. (Habibe bint Ümmü Habibe)

6. Efendimiz’in (sas) çocuklarından sekizi öz, ikisi üvey, tam on torunu olmuştu. Bunlardan soyları devam edenler olduğu gibi, soyları devam etmeyip, kesilenler de olmuştur. Hasan ve Hüseyin’in nesli, Ehli Beyt’in nesli kabul edilmiş ve Efendimiz’in (sas) kutlu nesli onlarla bugünlere kadar gelmiştir.

7. Efendimiz’in (sas) tüm çocuk, torun ve damatları Müslüman olmuş, iman üzere bir hayat yaşamış ve iman üzere vefat etmişlerdir.

“Baba deyince aklınıza ilk gelen şey nedir?”

“Ey İman Edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından koruyun. O cehennemin başında kararlı ve tavizsiz melekler vardır. Onlar hiçbir emrinde Allah’a karşı gelmezler ve kendilerine emredileni yaparlar.” (Tahrim, 66/6)

“Baba: Kendisini ve ailesini yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden koruyan adamdır.”

“Kızım Fatıma! Nefsini Allah’tan satın almaya çalış; babam peygamber diye bana güvenme! Vallahi yarın Allah katında senin için hiçbir şey yapamam!”

“Müslüman ana-babaya sahip olan bir Müslüman, Allah’tan sevap bekleyerek onların hizmetinde bulunursa, Allah ona muhakkak Cennet’ten iki kapı açar. Eğer ana-babadan biri bulunursa, bir kapı açar. Eğer onlardan birini kızdırırsa (gazaba getirirse), onun rızasını kazanmadıkça, Allah o çocuktan razı olmaz.”

İbn Abbas böyle söyleyince, orada hazır bulunan cemaatten biri şöyle sordu: “Eğer ana-baba, o çocuğa zulüm etmiş olsalar da mı?” İbn Abbas bu soruya şöyle cevap verdi:

“Çocuğa (dünya işlerinde) zulüm etmiş olsalar dahi rızalarını almadıkça, Allah ondan razı olmaz!”

Ebû Bekre Nüfey b. Hâris bize nasıl bir tablo aktarıyor: “Mescid-i Nebevi’deydik, Efendimiz birden ayağa kalktı, yüzünün rengi değişmiş bir şekilde: “Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?” diye üç defa sordu. Biz çok korkmuş ve endişeye düşmüştük. Hem Resulullah’ın söylediğinden, hem de o anki halinden. Böyle olmasına rağmen: “Evet, yâ Resûlallah! Haber ver!” dedik. Resûl-i Ekrem buyurdular ki: “Allah’a şirk koşmak ve ana babaya itaatsizlik etmek!”

“İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak” buyurdu.

Çocuk terbiyesi meselesinde babanın görev ve sorumluluğu

İki anahtar kavram: Temsiliyet ve Taharet

Cabir b. Semure…”Kişinin evinde oturup çocuklarına terbiye vermesi bir sâ sadaka vermesinden daha hayırlıdır.” (Tirmizi, Birr, 33; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, c.5, s. 96,102)

1- Efendimiz (sas) aklın, zihnin, düşüncelerin tahareti ile selim bir itikad inşa etmiştir.
2- Efendimiz (sas) duyguların tahareti ile mahremiyet inşa etmiştir.
3- Efendimiz (sas) beden, elbise ve mekan tahareti ile nezafet inşa etmiştir.

1. İtikadın İnşası

2. Mahremiyetin İnşası

3. Nezafetin İnşası

1- İtikadın İnşası:

“Çocuklara ilk öğrettiğiniz kelime ‘Lâilâhe illallah’ (ALLAH’tan başka ilah yoktur) olsun.” (Abdurrezzak, el-Musannaf, 4, 334)

“Bir gün Allah Resûlü’nün terkisine binmiştim. Yolda bana: ‘Yavrucuğum! Sana bazı sözler öğreteceğim, onları ezberle, hiçbir zaman aklından çıkarma’ dedi. Şöyle devam etti: “Allah’ın hakkını korursan Allah’ta seni korur, onu istediğin zaman yanında bulursun. Geniş zamanda Allah’ı an ki, Allah da dar zamanda seni ansın, imdadına yetişsin. Bir şey isteyeceğinde sadece ve sadece Allah’tan iste! Yardıma ihtiyacın olduğunda, sadece ve sadece Allah’tan dile! İyi bil ki, bütün insanlar sana yardım etmek istese, Allah dilememişse, hiç kimse sana yardım edemez. İnsanların hepsi isteseler bile Allah’ın dilediği bir musibeti asla kaldıramazlar. İyi bil ki zafer, sabırla elde edilir. Hoşuna gitmeyen durumlara sabretmekte pek çok hayır vardır. Genişlik sıkıntıdan sonra gelir. Zorlukla birlikte kolaylık vardır. İyi bil ki, başına gelenler bir hatandan dolayı gelmediği gibi, yapmış olduğun hatalar musibetine neden olmaz. Allah’ın yazıp takdir ettiğinden başkası olmaz. Kalem kurudu, sahifeler dürüldü. Allah’a, O’nu severek, isteyerek ve yakîn ile yani görüyormuşçasına ibadet et!” ( Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/293; Taberânî, Mu’cemü’l-Kebir,
11/123; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Gâbe, 3035)

2- Mahremiyetin İnşası:

Bakın Ebû Said el-Hudrî, en güzel babayı bize resmediyor, diyor ki: “Efendimiz (sas) bir genç kız gibi utangaçtı.”

“İlk peygamberlerden beridir halkın hatırında kalan ve devamlı söylene gelen bir söz vardır: Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” (Buhârî, Enbiyâ 54, Edeb 78.)

3- Nezafetin İnşası:

Biz maddi nezafeti, üç sınıfta ele alabiliriz: Beden, Elbise ve Mekan…

“Bu kabirlerde yatanlar azap görmektedirler. Ama büyük bir şeyden dolayı azap görmüyorlar.”

Rasulullah (as) daha sonra sözüne şöyle devam etti: “Evet bunlardan birisi, insanlar arasında söz taşırdı. (nemime) Diğeri ise bevlinden (idrarını üzerine sıçratmaktan) sakınmazdı.” (Buhari, Cenaiz, 34; Müslim, Cenaiz, 28; Beyhaki, Sünen, s. 124)

1- Sorumluluk Şuuru

2- Adalet Duygusu

3- İtaat Bilinci

1- Çocuğa yaşına takılmadan değer vermeli
2- Değere uygun roller belirlemeli
3- Rolleri oynayacak mekanlar açmalı

Nedir mesajlar:

1- Sorumluluk şuuru, çocuklara vurulması gereken en önemli aşılardan biridir. Zamanını ve muhtevasını iyice ayarla ki, telafisi zor olan durumlara düşmeyesin.

2- Adalet duygusu, çocuklara öğretilmesi gereken en önemli hususlardan biridir. Anlamını ve ehemmiyetini iyice öğret ki, hukuka riayet eden evlatların sahibi olabilesin.

3- İtaat Bilinci, çocuklara verilmesi gereken en önemli ilkelerden biridir. Gerekliliğini ve sınırlarını iyice bellet ki, saadeti elde edebilesin.

1- Çocuğa yaşına takılmadan değer vermeli, “sen küçüksün, daha çok var dememeli” senelere bırakmadan, emellerle değeri, ziyadeleştirmelidir.

2- Değere uygun roller belirlemeli, hedefler ve idealler yükseltilmeli, zihinlerine insanlığın zirve hali olan Sahabe efendilerimiz, yerleştirilmelidir.

3- Rolleri oynayacak mekanlar açmalı, hata yapmalarına kızmamalı, hedeflerine yürüyecek imkanları çoğaltmalı, hak ile meşgul olabilecek zeminler üretilmelidir.

(1209)