Bir Mürebbi Olarak Hz. Peygamber (sas)

Bir Mürebbi Olarak Hz. Peygamber (sas)

Endülüslü, Hadis, Tarih ve Fıkıh alimi Muhammed b. Fütûh el-Humeydi (v.488/1095) şöyle der:

“Sıcağın ve soğuğun kendisine mani olduğu kimsede hayır yoktur.”

İmam Nevevî’nin, kendine azık edindiği bir söz. İmam Şafî’den aktarıyor: “Bu ilmi mal, mülk ve gurur arzusuyla isteyen iflah olmaz. Ancak mütevazilik yapan, dünyaya karşı meyletmeyen ve alimlere hizmet eden, elde ettiği ilimle felah bulur.”

“Eddebenî rabbî fe ahsene tedibi”

“Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi ne de güzel kıldı.”

Mürebbisi Allah (cc) olan bir talebe Muhammed (sas) oluyor!

Mürebbisi Peygamber olan bir talebe Sahabî oluyor…

Efendimiz (sas) nasıl Cenab-ı Hakk’ın mürebbiliğine muhatap oluyor?

Kur’an- Kerim içerisinde itab ayetleri diye isimlendirilen ayetler vardır.

İtab kelime anlamı olarak: Tekdir etmek (uyarmak), şiddetle hitap etmek, azarlamak, terslemek, paylamak anlamlarındadır.

İtab’ı, Peygamberler için kullandığımızda Allah’ın ikaz etmesi diye anlamalıyız.
İtab ayetlerinin bir kısmı biraz yumuşak bir kısmı da oldukça serttir.

Efendimiz (sas) ile alakalı itab ayetlerini 6 temel meselede toparlayabiliriz.

1. Abese Süresi’nin ilk 10 ayeti: Abdullah b. Ümmü Mektum hadisesi
2. Enfal Süresi’nin 67- 69. ayetler: Bedir Esirleri
3. Tevbe Süresi 43-49 ayetler; Tebük gazvesinde münafıklara izin verilme hadisesi.
4. Tahrim Süresi’nin ilk üç ayeti; Allah Resulü’nün hanımlarının sözüyle helal olan bir şeyi kendine haram kılma hadisesi..
5. Tevbe Süresi 80. ayette, münafıkların dua talebine olumlu yanıt vermesi üzerine inmesi…
6. Kehf Süresi 28. ayette, Zenginlerin fakir ve kölelerin meclisten uzaklaştırma taleplerine olumlu bir şey düşünemesi

6 ayet grubunun ortak bir mesajı vardır, o da: Merhamettir.
Merhamet, talim ve terbiyenin temelidir.

Efendimiz’in (sas) mürebbiliğinin Merhamet üzerinden yürümesi…

Hz. Vahşi’nin örneği…

Hatib b. Ebî Belta örneği…

Enes b. Malik örneği…

“Allah’ım! Sen onun malını ve neslini çoğalt ve ona bereket ihsan et.”

“Efendimiz (sas) bu duayı bana yaptıktan sonra ben neslimden tam 125 kişiyi gördüm ve onların büyük bir kısmını kendi ellerimle defnettim.”

“Herkes bahçesinden bir mahsul alırken, ben iki mahsul aldım.Neye elimi attımsa bereketlendi.” İşte o Enes, Hz. Peygamber’e nasıl aşık olduğunu, O’nun neyine vurulduğunu kendisi bize anlatıyor.

Mescide bevleden şahıs…

“Ey falan! Allah’ın geniş rahmetini niye daraltıyorsun, Allah’ın geniş rahmetini niye daraltıyorsun?”

Muaviye b. Hakem isimli bir sahabî…

Abdullah b. İkraş rivayeti…

“Ey İbn İkraş! Dilediğin yerden ye! Çünkü hurmaların hepsi aynı değildir.”

Fadl b. Abbas…

“Bir genç kız ile genç erkek birbirlerine baktıklarında aralarına şeytan girer; yani işi telafi edilemez bir noktaya taşıyabilirler.”

Mürebbilik, Bir yönü ile muallimliktir…

İdeal bir mürebbi/muallim olabilmek için şu beş temel vasıf olmalıdır:

1- Emniyet
2- Liyakat
3- Sadakat
4- Adalet
5- Sebat

1- Emniyet, Peygamberlerin en temel vasfı, onlara iman edenlerin olmazsa olmaz özelliğidir. Elinden ve dilinden insanlar emin olduğu müddetçe sen gerçek manada iman etmiş olabilirsin. Sadece söz ile değil, hayatın ile emniyeti, yaşadığın topluma yansıt ki, el-Emin olan Muallime hakkıyla talebe olabilesin.

2- Liyakat, sana emanet edilen değerlere karşı kendini sahip değil, emanetçi olarak görmen, kendinden daha ehil birini görünce ona yerini vermendir. Bulunduğun yerin ve konumun hakkını ödeyebilmek, ehliyeti işin esası kılmaktır. Ehliyet ve liyakat her daim hayatının en önemli esasları olsun ki, el-Emin olan Muallime hakkıyla talebe olabilesin.

3- Sadakat, her şart ve durumda doğruluğu kuşanmak, istikametten ve istikrardan yüz çevirmemektir. Doğruluk insanı cennete, yalan ise cehenneme ulaştırır. Mümin her türlü günahı işlese de, yalan en son düşeceği çukurdur. Bu hakikatleri hiçbir zaman unutma ki, el-Emin olan Muallime hakkıyla talebe olabilesin.

4- Adalet, herkese eşit davranmak değil; hak edene hakkını vermektir. Senin ve sevdiklerinin aleyhine, düşmanlarının ise lehine bile olsa, asla yüz çevrilmemesi gereken çok mühim bir sorumluluktur. Her daim hakkın hatırını alî tutmalı ve hiçbir hatıra onu feda etmemelisin ki, el-Emin olan Muallime hakkıyla talebe olabilesin.

5- Sebat, zorlu kulluk yolunun en önemli azığı, selamete erebilmenin en önemli vesiledir. Hak davanın muarızları çok, yolları dikenli, düşmanları kavî, dostları vefasız, imtihanları ağır olur. Ne ile karşılaşırsan karşılaş, heybende istenilen düzeyde sebat olsun ki, el-Emin olan Muallime hakkıyla talebe olabilesin.

“Eğer onlara sert ve katı yürekli olarak davransaydın, muhakkak onlar etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları içinde dua et, onlarla istişareye de devam et! Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.” (Ali İmran Süresi, 159)

(1249)