Hz. Peygamber (sas) ve Sabır | Siyerden Ahlâka 29. Bölüm

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımı, Nuri Sardoğu ve Muhammed Cahit Şahinler’in sunumuyla Efendimiz’in (sas) güzel ahlâkını öğrenmeye gayret edeceğimiz Siyerden Ahlâka serimizin 29. ve son bölümü.

1. Ramazan’ın Ardından ve Sabır Kavramının Sona Bırakılmasının Nedeni

  • Ramazan ayının bitişi hem hüzün hem de sevinci beraberinde getirir; zira dünya hayatında her hikaye yarımdır ve tamamlama yeri ahirettir. 29 bölüm süren ahlak derslerinde sabır konusunun en sona bırakılmasının çok önemli bir hikmeti vardır: Ramazan’da kazanılan uyku ahlakı, beslenme ahlakı, Kur’an tilaveti, cemaatle namaz ve infak gibi güzelliklerin diğer aylara (Şevval ve sonrasına) taşınması ancak sabır ile mümkündür.
  • İslamiyet belirli bir aya sığdırılamaz; Selef-i Salihin, Ramazan gelmeden 6 ay önce “Bizi Ramazan’a ulaştır” diye dua eder, Ramazan bittikten sonraki 6 ay boyunca ise “Ramazan’da kazandıklarımızı ömrümüze yay ve kabul et” diye dua ederlerdi.

2. Sabrın Mahiyeti: Pasif Bekleyiş Değil, Aktif Bir Direniş

  • Programın serlevhası olan “Kazanmanın Anahtarı Sabır” sözü (es-sabrü miftahu’l-ferec), bazı alimlere göre bir hadis, bazılarına göre ise büyüklerin sözü (kelam-ı kibar) olarak kabul edilir. Sabır, tembellik, miskinlik, ehliyetsiz kişilere şikayetlenmek, zulme rıza göstermek veya sorunların üzerini örtmek demek değildir. Tam aksine sabır aktif bir direniştir; şikayetlenmeden sorunu teşhis etmek, sebepler çerçevesinde adım atmak ve olayı çözmeye çalışmaktır.
  • Peygamberlerde Sabır Timsali: Hz. Eyyub’dur. Hz. Eyyub malını, evlatlarını ve sağlığını kaybettiği halde Allah hakkında suizanda bulunmamış, umudunu yitirmemiş ve iyileşmek için kul olarak sebepler dairesinde yapması gerekeni (“Vur ayağını”) yapmıştır.
  • Sahabede Sabır Timsali: Hz. Ali’dir.
  • Ziya: Peygamberimiz sabrı karanlıktan aydınlığa çıkaran bir ışık (“ziya”) olarak tanımlamış ve sabrın mükâfatının cennet olduğunu müjdelemiştir. İslam’daki her amel (namaz vb.) mutlaka sabırla bağlantılıdır.

3. Hz. Peygamber’in (sas) Hayatında Sabır

Peygamberimiz hayatının her alanında zirve bir sabır örneği sergilemiştir. İmtihanları ve gösterdiği sabır örnekleri şunlardır:

  • Kayıplar ve Yokluk: Babasını doğmadan, annesini 6 yaşında, dedesini 8 yaşında kaybetmesi. Mekke döneminde kendi elleriyle iki erkek çocuğu Kasım ve Abdullah’ı ile sonrasında üç kızı Zeynep, Rukiye ve Ümmü Gülsüm’ü toprağa vermesi. Hüzün yılında en büyük destekçileri olan Hz. Hatice ve Ebu Talip’i kaybetmesi.
  • Zulüm ve İftiralar: Hüzün yılının acısıyla gittiği Taif’te taşlanması; amcası Ebu Leheb tarafından iftiralarla taşlanarak takip edilmesi. En temiz zevcesi olan Hz. Aişe’ye zina iftirası atılan “İfk Hadisesi” boyunca bir ay süren muazzam sabrı.
  • İhanet: Uhud’da İbn Selül liderliğindeki münafıkların ordunun 300 kişisini kandırarak geri dönmesi ve Peygamberimizin 700 kişiyle yola aktif bir stratejik sabırla devam etmesi.
  • Varlık Karşısında Sabır: Huneyn’de elde edilen yığınla ganimete karşı takındığı tavır, 10.000 orduyla girdiği Mekke fethinde devesinin hörgücüne başını yaslayarak istiğfarla şehre girmesi ve Veda Haccı’nda 124.000 kişiye hitap ederken kibre kapılmaması. Varlığa sabretmek, yokluğa sabretmekten daha zordur.

4. Sahabe Dünyasında Sabır Örnekleri

Peygamberimiz sabrı ashabına bizzat olaylar üzerinden öğretmiştir:

  • Sadmetü’l-ulâ (İlk Andaki Sabır): Çocuğu vefat eden ve kabri başında feryat eden Ensardan bir kadına Peygamberimiz sabır tavsiye etmiş, kadın onu tanımayıp “Benim başıma gelen senin başına gelseydi dayanamazdın” demiştir. Kadın daha sonra özür dilemeye geldiğinde Peygamberimiz sabrın “ilk vurduğu anda (sadmetü’l-ulâ)” gösterilmesi gerektiğini bildirmiştir.
  • Sara Hastası Siyahi Kadın: İbn Abbas, Ata b. Ebi Rebah’a cennetlik bir kadın göstermiştir. Bu kadın, sara nöbetleri geçirdiği için Peygamberimizden şifa duası istemiş, Peygamberimiz “Sabredersen cennet var, istersen şifa duası edeyim” diyerek ona seçme hakkı tanımıştır. Kadın cenneti seçip, sadece nöbet anında üstünün açılmaması için dua istemiş ve sabrıyla cennetlik olmuştur.
  • İlmi Emaneti Koruma: Sahabe, Peygamberimizden aldığı hadisleri bir kelime dahi değiştirmeden, aylar süren yolculuklara katlanarak sonraki nesillere aktarmıştır (adil olma vasfı).
  • Zalime Karşı Hakikati Haykırma: Ayiz bin Amr’ın dönemin zalim sultanına sahabe içinde “nühala” (çerçöp) bulunmadığını haykırması büyük bir sabır örneğidir.

5. Tavsiyeler: Nasıl Sabredeceğiz?

  • İslam büyüklerinin hayatına bakılmalıdır. Habbab bin Eret işkencelerden bunalıp dua istediğinde Peygamberimiz ona geçmiş ümmetlerin demir taraklarla derilerinin yüzülmesini ama yine de dinden dönmediklerini hatırlatmıştır.
  • Kul durduk yere Allah’tan sabır (yani musibet) istememeli, şayet ortada bir musibet varsa sabır istemeli; olağan durumlarda afiyet ve selamet istemelidir.
  • Birbirimize önce hakkı, sonra hakkın ikamesinden doğacak zorluklar için sabrı tavsiye etmeliyiz.

(36)