Hikmet Pınarı; Hz.Fatıma (r.a.)

Hikmet Pınarı; Hz.Fatıma (r.a.)

Ehl-i Beyt Mektebi derslerinde bu hafta Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, “Hikmet Pınar: Hz. Fatıma” başlığında, Hz. Fatıma’nın ilmini, hikmetini, hadis naklindeki yerini ve vefatını anlattı.

Dersten Cümleler:

– Hz. Fatıma’nın ilmi seviyesi…

– Neden hadis rivayeti sadece 18’dir?- Hadis rivayetlerinde müksirinden olanların ayrıcalıkları nelerdir?

– Müksirinden sayılan 10 sahabiye baksak şöyle bir tablo görürüz.

– Ebu Hureyre 5374 (Sohbet Süresi, 4 yıl, Vefatı, Hicri 58)

– Abdullah b. Ömer 2630 (Sohbet Süresi, 23 yıl, Vefatı, Hicri 73)

– Enes b. Malik 2286 (Sohbet Süresi, 11 yıl, Vefatı, Hicri 90)

– Hz. Aişe 2210 (Sohbet Süresi, 11 yıl, Vefatı, Hicri 58)

– Abdullah b. Abbas 1660 (Sohbet Süresi, 6 yıl, Vefatı, Hicri 68)

– Cabir b. Abdullah 1540 (Sohbet Süresi, 11yıl, Vefatı, Hicri 78)

– Ebu Said el-Hudri 1170 (Sohbet Süresi, 11 yıl, Vefatı, Hicri 74)

– Abdullah b. Mesud 800 (Sohbet Süresi, 23 yıl, Vefatı, Hicri 32)

– Abdullah b. Amr b. As 740 (Sohbet Süresi, 4 yıl, Vefatı, Hicri 66)

– Ömer b. Hattab 539 (Sohbet Süresi, 23 yıl, Vefatı, Hicri 26 )

– Hz. Fatıma’nın ilmi seviyesini özellikle şu üç alan üzerinden görebiliriz:

1- Kendi sözleri üzerinden
2- Meselelere getirdiği çözümler üzerinden
3- Babasından rivayet ettikleri üzerinden

1- Kendi sözlerinin üzerinden:

Sözü:
“İslam, insanlar için bir inanç, düzen ve hayat manzumesidir. İnsan hayatının tüm boyutlarını kuşatan kapsamlı bir reçete ve tüm arzularını tanzim eden genel bir programdır. İslam, hatasız bir şekilde, en üstün bir kanun olarak insan hayatının tüm sorunlarını irdelemiş ve her konuda maslahata uygun, hikmet ve selim akla uyumlu, en münasip çözüm yollarını göstermiştir.”

Şiiri:
Babasının vefatının arkasından okuduğu şiirlerinden birinde şöyle der:
” Senin varlığın benim için gölgesinde sükûn bulduğum bir dağdı ey babam
Ama şimdilerde yakıcı güneşin altında bir başıma yalnız kaldım ey babam!
Sen varken gölgem sendin, ama artık kanatları kırılan bir kuş gibi oldum ey babam!
Vefatınla musibetlerin elinde, takatim tükenmiş bir halde kaldım ey babam!”

Duası:
“Allah’ım! Senden sana ibadet edecek bir güç, senin kitabını anlayacak bir basiret, hüküm ve hikmetini kavrayacak bir anlayış istiyorum. Allah’ım! Muhammed’e ve Al- Muhammed’e salât eyle! Bizim için Kur’an’ı az bulunur yani uzak eyleme! Doğru yolu bize kaybettirme ve Resulullah’ın bize sırt dönmemesini, yani sünnetinden yüz çevirmeyi bize nasip eyleme!”

2- Meselelere getirdiği çözümler üzerinden:

– Makrizi ve İmam Ebû Muhammed olmak üzere bazı âlimler, onu fakih sahabiler arasında sayarlar ve bazı fetvalarının olduğunu söylerler.

– Hz. Aişe annemiz onun için şöyle der: “Fatıma diğer hanımlardan çok farklı idi; onlara hiç benzemezdi. O çok akıllı ve son derece doğru sözlü idi.”

– Ahmed b. Hanbel, el-Müsned’de aktarır. Ümmü Süleyman naklediyor, diyor ki: “Bir gün Hz. Aişe’nin yanına gittim ve ona kurban eti hakkında bir soru sordum. Soru şu, ‘kurban olarak kesilen hayvanların etleri ne zamana kadar saklanabilir; ne zamana kadar yiyilebilir?’

– ‘Fatıma doğru söylemiş; Zilhicceden, ta bir dahaki zilhicceye kadar yiyebilirsiniz!’

-“Ya Ali, gönlün bir tane, sevgin ise dört tane… Bir kalbe bu kadar sevgiyi nasıl sığdırdın?”

– “Ey Ali! Bu sözleri sana kim söyledi, bu sözler senin sözlerin değil” dedi. Ali: “Fatıma” dedi. Efendimiz (sas) “Fatıma, benden bir parçadır; bu sözleri ancak Peygamber ağacının dalından alınmış meyvelerden biri söyleyebilir” buyurdu.

– “Kadın için en hayırlı özellik nedir?”

– “Bir kadın için en hayırlı özellik zaruret dışında erkeklere görünmemesi, erkeklerinde onu görmemesidir.”

3- Babasından rivayet ettikleri üzerinden:

– Zehebi’nin ve İbn Hazm’ın tespitleri üzerinden konuşursak ki, en doğrusu budur; çeşitli konularda 18 tane hadis rivayet ettiğini görürüz.

1-Hz. Fatıma validemiz buyuruyorlar ki: “Babam Mescide her girişinde; ‘Allah’ın adı ile, O’nun Resulü’ne selam ile; Allah’ım! Günahlarımı affet ve bana rahmet kapılarını aç!’ derdi. Mescidden çıkarken de: ‘Allah’ım! Günahlarımı affet ve bana lutüf kapılarını aç!’ derdi.

2- Efendimiz (sas) bir gün Hz. Fatıma’ya hitaben şöyle buyurmuştur: “Ey benim kızcağızım, kalk Rabbinin rızkına hazırlan, (bu bereketten) gâfil olma. Zira âlemleri rızıklandıran Cenâb-ı Hak insanların rızıklarını şafağın sökmesiyle, güneşin doğması arasında dağıtır.”

3- “Cuma gününde öyle bir saat vardır ki: Mü’min ve müslüman olan bir kimse tam o saatte Cenâb-ı Haktan bir şey dilerse, âlemlerin Rabbi olan Allahü teâlâ Onun duasını kabul buyurarak dileğini verir.”

4- Babam Resulullah şöyle buyurdu: “Kızım sarhoşluk veren her şey haramdır ve sarhoş eden her şey içki sayılır!”

5- Babam Resulullah bana şunları söyledi: “Ey Fatıma! Cimrilikten kaçın, çünkü o büyük şahsiyetlerde olmaması gereken bir ayıptır. Cimriden de uzak dur; çünkü o ateşin içinde yeşeren ağaç gibidir. Onun gövdesi ateşte, dalları ise dünyaya uzanmıştır. Her kim onun dallarına dokunursa, onu da ateşe doğru çeker ve götürür. Sana yakışan cömert ve bağışlayıcı olmaktır. Cömertlikte cennette yeşeren bir ağaçtır, kim de onun dallarına dokunursa cennete doğru yol alacaktır.”

VEFATI:
‘Ey Esma! Ölünce beni erkekler arasına perdesiz/örtüsüz çıkaracaklarını düşünerek çok utanıyorum!’

“Ey Fatıma! Ben Habeşistan’da iken onların hurma dallarını birbirlerine örerek sandığa benzer bir şey yapıp ölülerini onun içine koyduklarını görmüştüm. Seni öyle bir tabutun içerisine koyar öylece defnederiz, böylece kimseler seni görmez!”

“Ben ölürsem, cenazem ile sen ilgilen, beni sen, yıka, Ali yardım etsin. Ne olur başka kimselerde içeriye girmesin!”

“Ey Ali! Vakit ağlama vakti değil, vasiyet vaktidir. Sana söyleyeceğim vasiyetlerim var.”

“Ey Ali! Benden sonra kız kardeşim Zeyneb’in kızı Ümame ile evlen! Çocuklarım küçük, onlara Ümame bakar!”

“Bana hakkını helal et! Çocuklarıma iyi bak, onların hatalarını bağışla! Beni Esma ile birlikte yıka ve onun hazırladığı tabut ile defnet! Gece vakti fazla kimselere haber vermeden beni mezarıma götür!”

“Ey Resulullah’ın kızı! Sen de bana hakkını helal et! Ve baban Resulullah’a selamlarımı ilet! Cennete kavuşma arzusu ile bana sabır için dua et!”

Hz. Fatıma hakkında beş ders yaptık; şöyle o derslerin serlevhalarını hatırlayalım:

1. Ders: Babasının Kızı: Hz. Fatıma
2. Ders: Babasının Annesi: Hz. Fatıma
3. Ders: Ali’nin Hanımı: Hz. Fatıma
4. Ders: Ehli Beyt’in Annesi: Hz. Fatıma
5. Ders: Hikmet Pınarı Hz. Fatıma

Beş ders boyunca Hz. Fatıma’nın bize verdiği mesajlar:

1- Resulullah gibi bir babaya kız olmak, adım adım risaletin dikenli yollarını yürümektir. Benimle beraber ayağına batsa da dikenler, acıtsa da taşlar, kanatsa da otlar; ah, demenden, of demeden bu yollarda yürüyebilecek imanın var mı?

2- Resulullah gibi bir babaya anne olmak, büyük bir merhametle o davaya sıkıca yapışmaktır. Anne olmak, sineye çekmektir, sırt dönmemektir, ihanet etmemektir, gözden çıkarmamaktır, defterden silmemektir. Anne olabilecek yüreğin var mı?

3- Ali gibi bir kocaya eş olmak, nübüvvetin evinden, velayetin evine gelin olarak gitmektir. Kocana eş, evine sultan olmak, küçük hesapların peşine takılmadan, eşyaları put haline getirmeden, samanlığı seyran etmektir. İlk günkü tazelikte eşini sevmeye vefan var mı?

4- Ehl-i Beyt gibi kutlu bir halkaya anne olmak, Hasanların, Hüseyinlerin, Zeyneplerin, Ümmü Gülsümlerin merhamet sığınağı olmak demektir. Anne olmak, cenneti ayağının altında taşımaktır. Ayağının altında cennet olan bahtiyar! Cennetin kokusunu âleme hissettirecek duruşun var mı?

5- Hikmet pınarı Fatıma gibi olmak, her hak sahibine hakkını verecek kadar marifet ehli olmaktır. Yaşadığın çağ felaket asrı olsa bile, sağında solunda seni rahat bırakmayacak binler derdin olsa bile, yollarda ayaklarına çelme takanlar olsa bile, Hz. Fatıma’nın arkasında yürüyebilecek heyecanın, aşkın, imanın var mı?

(1863)