Erzincan / Babasının Kızı: Hz. Fatıma Bint Muhammed

82 İl 82 Sahabî projesi aralıksız bir şekilde devam ediyor. Projenin 28. programının adresi Erzincan’dı. Canların memleketinde, Can parçası Hz. Fatıma anlatıldı. “Babasının Kızı” başlığında icra edilen programda Hz. Fatıma çok farklı yönleri ile gündem edildi.

Erzincan İl Müftülüğü’nün ve kısa adı Erdav olan Erzincan Hayra Hizmet ve Dayanışma Vakfı’nın ev sahipliliğini yaptığı programa gerçekten ilgi çok büyüktü. Müftülük Konferans Salonu’nun da yapılan programa insanlar saatler öncesinden geldiler. Birçok insanın yoğunluktan geri dönmek zorunda kaldığı, yüzlerce insanın ayakta ve sahnede oturarak izlediği program Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başladı.

Ehli Beyt Hepimizin Ortak Paydasıdır

Selamlama Konuşmasını İl Müftüsü Burhan İşleyen yaptı. Halkın yoğun ilgisine teşekkür eden ve projenin önemine dikkat çeken İşleyen, Ehli Beyt’in Alevisiyle, Sünnisiyle tüm Müslümanların ortak paydası olduğunu söyledi.

En Güzel Örneğin En Güzel Kızı

Daha sonra kürsüye Muhammed Emin Yıldırım Hocamız davet edildi. Hz. Fatıma’nın, Allah Resulü’nün diğer üç kızından ne gibi farkları olduğunu dile getiren Hocamız, “Hepimizin Hz. Fatıma’nın hayatından alacağımız çok dersler var. O, üsvetü’n-hasene/en güzel örnek olan Efendimiz’in kızıdır. O Babasından bir parçadır. Parça bütünden olduğu için, Hz. Fatıma’da bize en güzel örnektir” dedi. Daha sonra onun örnekliğinin neler olduğuna dikkat çekti.

İdeal Bir Kız, Bir Dava Adamı, Bir Anne…

Hz. Fatıma’yı beş ana başlıkta anlatacağını söyleyen Hocamız, o beş başlığı şöyle sıraladı: “Babasının Kızı/Binti Ebiha, Babasının Annesi/Ümmü Ebiha, Ali’nin Hanımı, Ehli Beyt’in Annesi ve Hikmet Pınarı.” Bu beş başlık altında Hz. Fatıma’nın hayatından şunların öğrenileceğini söyledi: “Hz. Fatıma’nın kısa ama bereketli hayatından ideal bir evlat, ideal bir dava adamı, ideal bireş, hanım, ideal bir anne ve ideal bir ilim adamı nasıl olur bunların hepsini öğreneceğiz.”

Kızlarımız Fatıma’yı, Erkeklerimiz Ali’yi Model Almalılar

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, konuşmasını zaman zaman güncelleştirerek, evlenecek kızlara ve erkeklere Hz. Fatıma’nın ve Hz. Ali’nin hayatının üzerinden çok önemli mesajlar verdi. Ensarın hanımlarının: “Biz Fatıma’nın düğünü kadar güzel bir düğün görmedik” sözü üzerinden şöyle dedi: “Neden o düğün çok güzel bir düğündü. Çünkü o düğünde riya değil, ihlâs vardı. Bir kereden ne çıkar mantığı yoktu. Allah’ın sınırlarına riayet etmek vardı. Allah’ın rızası olduğu içinde, o düğünde ve o evde saadet daim oldu.”

9 Yıllık Evlilikte 5 Çocuk

Hz. Fatıma’nın anneliğine de dikkat çeken Hocamız, “onun 9 yıllık evliliğinde 5 çocuk doğurduğunu ve çocuklarına annelik yaptığını, onların yetişmesi ile bizzat ilgilendiğini” söyledi. Bu çağın insanına neden zamanın yetmediğine de değinen Hocamız, “zamanın israf edildiğini, gereksiz yerlere harcandığını, bundan dolayı da birçok işin yapılamadığını” belirtti. Hocamız dedi ki: “Âlem Hz. Hasan’ın eliyle vahdeti, Hz. Hüseyin’in eliyle şahadeti, Hz. Zeynep’in eliyle izzeti, Hz. Ümmü Gülsüm’ün eliyle dirayeti görmüş ve öğrenmiştir. Bu çocuklar nasıl böyle oldular? Ali gibi bir babaları, Fatıma gibi bir anneleri olduğu için böyle oldular değil mi?”

Hz. Fatıma’dan Alınacak Dersler

Hz. Fatıma’nın hayatından alınması gereken dersleri Hocamız yine beş madde halinde dinleyenlere takdim etti. O beş madde şunlardan oluşuyordu:

1- Resulullah gibi bir babaya kız olmak, adım adım risaletin dikenli yollarını yürümektir. 14 asır sonra o yolun yolcusu olmak istiyorsan, ayağına batsa da dikenler, acıtsa da taşlar, kanatsa da otlar; ah, demenden, of demeden bu yollarda yürüyebilecek imanın var mı?

2- Resulullah gibi bir babaya anne olmak, büyük bir merhametle onun mirasına sıkıca yapışmaktır. Anne olmak, sineye çekmektir, sırt dönmemektir, ihanet etmemektir, gözden çıkarmamaktır, defterden silmemektir; bu davaya anne olabilecek yüreğin var mı?

3- Ali gibi bir kocaya eş olmak, nübüvvetin evinden, velayetin evine gelin olarak gitmektir. Kocana eş, evine sultan olmak, küçük hesapların peşine takılmadan, eşyaları put haline getirmeden, samanlığı seyran etmektir. İlk günkü tazelikte eşini sevmeye vefan var mı?

4- Ehl-i Beyt gibi kutlu bir halkaya anne olmak, Hasanların, Hüseyinlerin, Zeyneplerin, Ümmü Gülsümlerin merhamet sığınağı olmaktır. Anne olmak, cenneti ayağının altında taşımaktır. Ey ayağının altında cennet olan bahtiyar! Cennetin kokusunu âleme hissettirecek duruşun var mı?

5- Hikmet pınarı Fatıma gibi olmak, her hak sahibine hakkını verecek kadar marifet ehli olmaktır. Yaşadığın çağ felaket asrı olsa bile, sağında solunda seni rahat bırakmayacak binler derdin olsa bile, yollarda ayaklarına çelme takanlar olsa bile, Hz. Fatıma’nın arkasında yürüyebilecek heyecanın, aşkın, imanın var mı?

Sıra İzmir ve Elazığ’da…

Zaman zaman dinleyenlerin gözyaşlarını tutamadığı program büyük bir memnuniyet ile sona erdi.

Projenin 29. programı İzmir’de, “Zor İşlerin Adamı: Hz. Mus’ab” ile devam edecek.

Daha fazla bilgi için 0 212 544 76 99 nolu telefonu arayabilir; www.82il82sahabi.com veya www.siyervakfi.org adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

(646)