Bolu / Küçük Anne: Hz. Ümmü Eymen Bint Sa’lebe

82 İl 82 Sahabî projesinin 78. programı Bolu’da yapıldı. Çevre il ve ilçelerdende yoğun bir katılımın olduğu program, Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde idi. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mefkure Kulübü ile Bolu Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin ev sahipliliğini yaptığı program, Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başladı.

Sahabe Bizlere İmanı Öğretir ve Heyecan Verir

Selamlama konuşması için kürsüye davet edilen Yard. Doç. Dr. Şaban Karasakal, programa gösterilen yoğun ilgiden dolayı katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başladı. Sahabe’nin önemine ve örnekliğine dikkat çeken Karasakal: “Sahabe bizlere imanı öğretir ve heyecan verir” diyerek, 82 İl 82 Sahabi projesinden dolayı Muhammed Emin Yıldırım Hocamızı ve Siyer Vakfımızı kutladı.

Neden Bolu’da Ümmü Eymen?

Daha sonra kürsüye Muhammed Emin Yıldırım Hocamız davet edildi. Hocamız, neden Bolu’da Ümmü Eymen validemizin anlatılacağına dikkat çekerek sözlerine başladı. Dedi ki: “Ümmü Eymen annemizin bu güzel vilayetimizde anlatılmasının sebebi şudur: Tarihi ile, bereketli yağmurları ile, ormanları ve yeşili ile bir yönüyle Anadolu’ya analık yapan bu güzel ilimizde, anne der demez Asrı Saadet’te akla gelen ilk isimlerden biri olan Ümmü Eymen’i anlatalım dedik. Bunun içinde buraya Ümmü Eymen annemizi seçtik.”

Ümmü Eymen Aleme Annelik Öğretir…

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Ümmü Eymen annemizin değer ve kıymetine dair bazı bilgileri paylaştıktan sonra: “Onun hayatının en önemli özelliği anneliğidir” dedi. Sonra anneliğin Ümmü Eymen’de nasıl olduğunu şöyle anlattı: “Onun anneliği diğer tüm anneler gibi sadece bir hane ile sadece bir alan ile sadece kendi doğurduğu çocukları ile sınırlı değildir. Biz bu manada Ümmü Eymen annemizin hayatına bakarsak şöyle bir tablo görürüz.

O, 17 yaşlarında Ümmü Muhammed’dir.
O, 36 yaşlarında Ümmü Eymen’dir.
O, 55 yaşlarında Ümmü Üsame’dir.
O, 60 yaşlarında Ümmü Nebi’dir.
O, bin yaşlarında Ümmü Ümmet’tir.”

Ebva’dan Mekke’ye, Mekke’den Yesrib’e…

Ümmü Eymen validemizin Hz. Peygamber (sas) ile geçirdiği hayata değinen Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Amine annemizin vefatı sırasında yaşananları anlatırken salonda duygusal anlar yaşandı. Ümmü Eymen annemizin, Ebva’dan Mekke’ye, Mekke’den Yesrib’e, Yesrib’ten tekrar Mekke’ye ve sonrasında hicret için yeniden Yesrib’e uzanan hayatının çeşitli tablolarına değindi. Hocamız şöyle dedi: “Efendimiz’in (sas) annesi Amine, süt annesi Halime, diğer bir süt annesi Süveybe’dir. Bu annelerinin dışında, iki kadın için: “Annemden sonra annem” diyecektir. O kadınlardan biri Ümmü Eymen, diğeri ise gerçekten bir anne gibi yakınlık gördüğü Hz. Ali’nin annesi Fatıma bint Esed’dir. İşte Ümmü Eymen validemizin Efendimiz’in (sas) dünyasındaki yeri böyle bir yerdir. Sahabe’nin niceleri O’nun (sas) dünyasına Nübüvvetten sonra girmiş olmasına rağmen, Ümmü Eymen ta doğumunda Efendimiz’in (sas) yanı başındadır, Ebva’da öyledir, düğününde öyledir, nübüvvette öyledir, 13 yıl Mekke’de öyledir, 10 yıl Medine’de öyledir. Annelik zaten budur değil mi? En zorlu süreçlerde evladının yanında olmak, işte Ümmü Eymen böyle biridir. Tarih Efendimiz’in (sas) onun için söylediği şu sözü hiç unutmayacaktır: “Ümmü Eymen! Ümmi ba’de Ümmi/ Ümmü Eymen! Annemden sonra annemdir.”

Cennet Ehli Bir Hanım

Hz. Peygamber’in (sas): “Her kim cennet ehlinden olan bir hanımla evlenmek istiyorsa Ümmü Eymen ile evlensin.” hadisini aktaran Hocamız, Ümmü Eymen validemizin Medine hayatına dairde birkaç örnek anlattı. Daha sonra Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer ilede yaşanan bazı hatıraları paylaşarak konuşmasına devam etti. Ümmü Eymen annemizden alacağımız çok ders var diyen Hocamız, katılımcılarla çok önemli mesajları paylaştı. O mesajlar şunlardı:

1- Dünya hayatı musibetlerle, belalarla ve imtihanlarla doludur. Öyleyse başa gelen her hadiseye rıza gösterip, gönderen makama teslim olmak en doğru tavırdır. İsyan değil, istiğfar azığın olsun ki, sıkıntıların arkasından büyük mükafatlara mazhar olabilesin.

2- Kendine hedef ve ideal olarak neyi belirlersen, adımlarını ona göre atarsın. Öyleyse büyütebileceğin kadar büyült ki hedeflerini, şehitlerle yastığını birleştirebilesin, şehitlere ana olabilesin. Menfaat değil, merhamet azığın olsun ki, engellere takılmadan menzile varabilesin.

3- Annelik yeryüzünde bir kadının elde edebileceği en yüce mertebe ve makamdır. Öyleyse bütün hesaplar, bu asli vazifeyi yerine getirme üzerine yapılmalıdır. Sabırsızlık değil, sebat azığın olsun ki, Sahabe hasbiliğinde evlatlar yetiştirebilesin.

4- Hz. Peygamber’e karşı duyulması gereken sevgi, imanın bir gereğidir. Öyleyse bu sevgi, her sevginin ve sevdanın önüne alınmalıdır. İkna değil, ittiba azığın olsun ki, sevginin ispatı olabilecek ameller ortaya koyabilesin.

5- Allah adına ve Allah namına yapılan hiçbir iş, unutulmaz, unutturulmaz. Öyleyse, bütün hesaplar, el-Hasib olan Rabbimize göre yapılmalıdır. İhlassızlık değil, ihsan şuuru azığın olsun ki, her işini rıza dairesi içerisinde yapabilesin.

Hocamız, konuşmasını Ümmü Eymen annemizin Hz. Peygamber’in (sas) vefatı üzerine söylediği şiiri okuyarak sonlandırdı.

Projenin 79. programı, 21 Aralık Pazar günü Sinop’ta yapılacak.

Daha fazla bilgi için 0 212 544 76 99 nolu telefonu arayabilir; www.82il82sahabi.com, www.siyervakfi.org adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Yapılan tüm programları ise www.siyertv.com adresinden izleyebilirsiniz

(2394)