Sandıktan Saraya Yolculuk (Hz. Musa’nın (as) Doğumu ve Çocukluğu) | Muhammed Emin Yıldırım

Siret-i Enbiyâ derslerimizde Hz. Mûsâ’nın doğumu ve çocukluğu devresine eriştik. Bu hafta Muhammed Emin Yıldırım hocamız “Sandıktan Saraya Yolculuk” başlığı altında Hz. Mûsâ’nın hangi şartlarda doğduğunu, annesini, ablasını, anneliği olan Âsiye validemizi, süt emme meselesini ve daha nice konuyu ilgili ayetlerin ışığında anlattı. Her derste olduğu gibi bu derste de çok önemli mesajlar aldık. Haftaya inşallah Hz. Mûsâ’nın gençliği ile derslerimize devam edeceğiz.

Dersten Cümleler

Mısır’ın dini yapısında din ile kehanet arasında çok ciddi bir irtibat olduğunu söylemiştik…

Efendimiz (sas) celal yönü ile öne çıkan Hz. Ömer’i hep Hz. Mûsâ’ya benzetmişti.

Firavun bir rüya gördü; Hz. Ömer’de bir rüya gördü. Haşa Hz. Ömer ile Firavunu kıyaslamıyoruz. İki zihniyeti kıyaslıyoruz. Firavunun zihniyeti piramit modeli bir yönetimdi. Hz. Ömer’in zihniyeti saf modeli bir yönetimdi. İki zihniyetin rüya karşısındaki tutumları çok önemlidir.

Baba İmrân ile anne Yokebed’in, önce Meryem isimli bir kız çocukları oluyor, sonra Hz. Hârûn oluyor, çocukların katledileceği sene de Hz. Mûsâ oluyor…

Biz Hz. Mûsâ’nın doğumunu, bebekliğini, saraya girişini ve çocukluğunu Kur’ân-ı Kerim’de iki yerden okuyoruz. Neresi bu iki yer?

Tâhâ Sûresi 20/38-40 – 3 ayette
Kasas Sûresi 28/7-13 – 7 ayette

Bu 10 ayette; 7 aktör vardır:

– Hz. Mûsâ’nın Annesi Yokebed
– Hz. Mûsâ’nın Ablası Meryem
– Hz. Mûsâ’nın Anneliği Âsiye
– Hz. Mûsâ’nın kendisi
– Zulmün Zirvesi Olan Firavun
– Zulüm Sisteminin İki Numarası Olan Hâmân
– Firavun ve Hâmân’ın Askerleri

Mesela; Hz. Mûsâ’nın Annesi Yokebed’i eksene koyup ayetleri okumaya başladığınızda;

1. İdeal bir kadın portresi
2. İdeal bir anne modeli
3. Bir insanın ilahî ikramlara nasıl mazhar kılındığını
4. Bir mü’minin nasıl tevekkülü ve sabrı kuşanıp tarihe geçtiğini
5. Bir mücahidenin nasıl feda ederek çok büyük mevkiler kazandığını okuyorsunuz.

Mesela eksene Âsiye annemizi koyup okuduğumuzda; bir kadında;

1. Muhabbetin nelere sebebiyet verdiğini
2. Merhametin nelere vesile olduğunu
3. Mürebbiliğin hakkının nasıl verildiğini
4. Muallimliğin nasıl en güzel bir şekilde yapıldığını
5. Muhafızlığın zulmün merkezinde nasıl icra edildiğini okursunuz.

Mesela eksene ablaların ablası, Meryem validemizi koyduğumuzda o zaman da bir genç kızda olması gereken 6 temel koda dair mesajları okursunuz. Nedir bu 6 kod?

Teslimiyet, Firâset, Dirayet, Fetânet, Merhamet ve Cesaret…

Bugün fazlaca değineceğimiz Kasas Sûresi’nin, 5. ve 6. ayetlerinde Allah’ın tüm mazlumlar için bir planı bir muradı olduğunu okuyoruz. Bu iki ayet; Allah’ın, mazlumlar için 5 isteği olduğunu ortaya koyuyor. Nedir bu 5 istek?

وَنُر۪يدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ  – Yeryüzünün mazlumlarına ikramlarda bulunmak

وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً – İnsanlara imam/önder kılmak

وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَۙ – Yeryüzünün vârisleri kılmak

وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ – Yeryüzünde onların hükümranlığını sağlamlaştırmak

وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ – Yeryüzünün bütün zalimlerinin sonunu onların elleriyle getirmek

Allah (cc) Ümmü Mûsâ’ya vahyetti. Bu ayetlere bir dikkat edelim:

اِذْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّكَ مَا يُوحٰىۙ                   

“Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:” (Tâhâ 20/38)

وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى    

“Biz Mûsâ’nın annesine şöyle vahyetmiştik:” (Kasas 28/7)

Firavun ve avenesi bir bebek sesi duyduğunda “acaba bu o mu” diye korkuyorlardı. İsrâiloğulları ise bir bebek sesi duyduklarında “acaba bu o mu” diye ümitleniyorlardı. Neticede mazlumun umudu zalimin korkusuna galip geldi.

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً اُخْرٰىۙ

“Nitekim biz sana daha önce de lütufta bulunmuştuk.”  (Tâhâ 20/37)

Tâhâ Sûresi’nin 37-40 ayetleri arası; Hz. Mûsâ’nın Duha Süresi’dir.

وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ           

“Biz Mûsâ’nın annesine şöyle vahyetmiştik: Onu emzir!” (Kasas 28/7)

Burada “emzir” emrinin o kadar çok mesajı var ki…

Tâhâ Süresi’nde kamera bebek Mûsâ’nın ve içerisine konulduğu sandığın üzerinde, Kasas Sûresi’nde kamera Hz. Mûsâ’nın annesinin üzerinde…

اَنِ اقْذِف۪يهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِف۪يهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ ل۪ي وَعَدُوٌّ لَهُۜ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّ۪يۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْن۪يۢ

“Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.” (Tâhâ 20/39)

El-Yemmü/Büyük nehir, deniz gibi nehir…

Bu ayetten ne anlıyoruz?

1. Hz. Mûsâ sağlam, su geçirmez ve batmaz bir sandığa konuluyor.
2. 
Onu hem Allah’ın düşmanı hem Hz. Mûsâ’nın düşmanı olan Firavun alıyor.
3. 
Bebek Mûsâ bakanları kendine hayran bırakacak bir güzellikte yaratılıyor.
4. 
Allah (cc) onu gözetiminde yetiştirmek için saraya alıyor.
5. 
Vedûd olan Allah, onu başta Âsiye annemiz olmak üzere çoğu insana sevdiriyor.

Kasas Sûresi’nde bu doğum nasıl anlatılıyor?

وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ فَاِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَاَلْق۪يهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَاف۪ي وَلَا تَحْزَن۪يۚ اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ

“Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye vahyettik/ilham ettik.” (Kasas 28/7)

Muhteşem bir ayet ile karşı karşıyayız. Bu ayette iki haber, iki emir, iki yasak, iki de müjde var.

İki haber:

وَاَوْحَيْنَٓا: Vahyettik.
فَاِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ: Onun için korkarsan!                        

İki emir:

اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ: Onu Emzir!
فَاَلْق۪يهِ: Suya bırak!                                        

İki yasak:

وَلَا تَخَاف۪ي: Korkma!
وَلَا تَحْزَن۪يۚ: Üzülme!                                        

İki müjde:

اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَيْكِ: Biz onu sana geri getireceğiz.
وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ: Peygamberlerden kılacağız.   

Kasas Sûresi’nin 7. ayetten biz ne anlıyoruz?

1. Allah’ın yasalarına uygun davranan muhakkak O’nun yardımını görecektir.
2. Süt emzirmek maddi ve manevi anlamda doyurmaktır.
3. Allah’ın bırak dediği yerde bırakmak en doğru tavırdır.
4. Allah’a emanet eden korkmamalı ve üzülmemelidir.
5. Allah’ın vaadinden asla şüphe duyulmamalıdır.

Kasas Sûresi 8. ayetten devam ediyoruz:

“Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.” (Kasas 28/8)

O sandığın güvenliğin en üst seviyede olduğu bir saraya hem de gözler önünde olan Nil’in sularından yüzüp gelmesine imkân yoktur.

Bu ayetin mesajları nelerdir?  

1. Firavun en çok sakındığı yerden vurulacak
2. Sonlarını getirecek şahsı, kendileri saraylarında yetiştirecek!
3. Allah (cc) Firavun ve Hâmân’a çok büyük bir fırsat verecek!
4. Allah (cc) yıllarca kendi dostunu, düşmanlarının sarayında koruyacak!
5. Allah (cc) düşmanlarına bazen çok ama çok büyük hatalar yaptıracak!

Kasas Sûresi 9. ayetten devam ediyoruz:

وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

“Firavun’un hanımı (sandığın içinden erkek çocuk çıkınca kocasına:) ‘Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlât ediniriz!’ dedi. Hâlbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı.” (Kasas 28/9)

Bu ayetten de şu mesajları alırız:

1. Allah (cc) birini korumak istediğinde başka birini ona muhafız kılar.
2. Çocuk hem çok büyük bir imtihan hem çok büyük bir ikramdır.
3. Bir şey istenirken karşı tarafı ikna edecek sözler söylenmelidir.
4. Bütün planların üstünde bir plan vardır, o da Allah’ın planıdır.
5. Allah (cc) plan kuranların hem en iyisi hem de en hayırlısıdır.

Hz. Mûsâ’nın annesi söyleneni yaptı ama çok zor bir durum bu bir anne için… Sonra olan-biteni Kasas Sûresi 10. ayetten okuyoruz:  

وَاَصْبَحَ فُؤٰادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغًاۜ اِنْ كَادَتْ لَتُبْد۪ي بِه۪ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ

“Mûsâ’nın annesinin yüreği (tasadan) bomboş kalıverdi. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.” (Kasas 28/10)

Şimdi abların ablası sahneye çıkıyor. 11. ayetten okuyoruz:

وَقَالَتْ لِاُخْتِه۪ قُصّ۪يهِۘ فَبَصُرَتْ بِه۪ عَنْ جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ

“Annesi, Mûsâ’nın ablasına, “Onu takip et” dedi. O da Mûsâ’yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.” (Kasas 28/11)

Askerler yeni doğum yapmış olanların evlerini bildikleri için o evlere gidiyorlar ama nereye gidiyorlarsa oradan büyük bir kızgınlıkla çıkıyorlar. Çünkü bebek Mûsâ hiçbir göğüsten süt emmiyor. Niye emmiyor? Kasas 12’den hem bunu hem sonrasını okuyoruz:

وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰٓى اَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ

“Biz Mûsâ’ya, annesinden önce, sütannelerin sütünü emmeyi yasakladık. Ablası: “Onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek, hem de ona can ü yürekten bakacak bir aileyi size göstereyim mi?” dedi.” (Kasas 28/12)

فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟

“Böylece onu, annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin, Allah’ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye, ona geri çevirdik. Fakat çoğu bilmezler.” (Kasas 28/13)

“Allah’ım! Sen nasıl bebek Mûsâ’yı annesine kavuşturdunsa yeryüzünün tüm çocuklarını annelerine kavuştur! Anneleri yavrularından, yavrularını annelerinden ayırma Allah’ım! Ayıran Firavunları ve Hamanları da helak et Allah’ım!”

Bazıları Mûsâ isminin İbranice’den geldiğini söylerler. Ama bu isabetli değildir. Tevrat’ta da nakledildiğine göre Firavun’un kızı onu sudan çıkardığı için kendisine bu adı vermiştir. (Çıkış, 2/10)

Mûsâ kelimesinin kökeninin Kıptice olduğu yönündeki tespit daha doğrudur. Kıptîce “mô (su), uşa’ (kurtarmak)” kelimelerinden türemiştir. Yada “mû; su, şâ; çalılık, ağaç” yani, dolayısı ile su ve ağaç arasından bulunan demektir.

Haftaya Hz. Mûsâ’nın gençliğini işlerken, Hz. Mûsâ’nın hataen bir şahsı öldürmesini konu alan ayetleri işleyeceğiz. Bu ayetler şunlardır:

Tâhâ Sûresi 20/40
Kasas Sûresi 14-22 arası 9 ayet

Bu ayetleri biraz dikkatlice okuyalım, üzerinde duralım ve tefekkür edelim.

Bu ayetler Efendimiz’e (sas) ve tabi bizlere mesajlar vermektedir. Nedir bu mesajlar?

1. Hz. Mûsâ’yı annesine kavuşturan Allah (cc), seni sevdiklerine kavuşturmayacak mı?
2. Hz. Mûsâ’ya annesi gibi bir anne nasip eden Allah (cc), seni bundan mahrum kılacak mı?
3. Hz. Mûsâ’yı Nil’in sularından saraylara taşıyan Allah (cc), seni sahili selamete taşımayacak mı?
4. Hz. Mûsâ’yı Firavun’un sarayında gözeten Allah (cc), seni o zor zeminlerde korumayacak mı?
5. Hz. Mûsâ’yı Firavunlardan ve Hâmânlardan kurtaran Allah (cc), seni devrin zalimlerinden kurtarmayacak mı?

Allah (cc) anlayabilmeyi hepimize nasip eylesin.

(244)