Nevşehir / Şehitlerin Hanımı: Hz. Âtike Bint Zeyd

82 İl 82 Sahabî projesinin 33. programı Nevşehir’de büyük bir katılım ve heyecan ile gerçekleşti. Çevre il ve ilçelerden de yoğun bir katılımın olduğu programda “Şehitlerin Hanımı Âtike bint Zeyd” başlığında, Hz. Ömer’in amcasının kızı olan farklı bir hanım sahabî anlatıldı.

Sahabe Bizlerin En Güzel Örnekleridir…

Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan programın ev sahipliliğini, Enderun Eğitim Vakfı yaptı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programa, Vakıf Başkanı Mustafa Aydoğdu’nun selamlama konuşması ile devam edildi. Aydoğdu, projenin önemine dikkat çekerek, Siyer Araştırmaları Merkezi’ne teşekkür etti. Sahabenin bizler için en güzel örnekler olduğunu söyleyen Aydoğdu, onlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.

Şehitlerin Hanımı

Daha sonra kürsüye davet edilen Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Sahabenin bir Müslüman için nasıl bir değer ifade etmesi gerektiğine dikkat çektikten sonra şöyle dedi: ” Osmanlı kaynaklarında bu güzel vilayetin adı Nevşehir-i Dilara’dır. Dilara, gönül süsleyen, gönül bezeyen anlamına gelir. İstedik ki, Nevşehir’imizde, Âtike validemiz diyelim, hem Asrı Saadet’te onun gönüllerini süslediği sahabî efendilerimizi onun vesilesi ile analım, hem de kendi gönüllerimize o güzel dünyadan imanlarımıza ziynet olacak güzellikler taşıyalım… Âtike bint Zeyd’i biz “Şehitlerin Hanımı” serlevhasında anlamaya çalışacağız. Evet, yanlış söylemedim. Şehit hanımı değil, şehitlerin hanımı dedim. O, yastığını Asrı Saadetin beş büyük insanı ile paylaşmış, beşini de şehit olarak bu dünyadan yolcu etmiş, beş büyük kamete şahitlik etmiş bir annemizdir. Bu nasıl bir berekettir? Nasıl bir şereftir? Böyle bir şerefe başka bir hanım sahabî nail olmuş mudur? Yoksa bu şeref sadece ve sadece Âtike validemize mi aittir? Biz şehitler anası olan birçok hanım sahabî biliyoruz. Yedi oğlunu Allah yoluna kurban veren Sümeyra’yı biliyoruz, dört oğlunu kurban veren şair Hansa validemizi biliyoruz, iki oğlunu kurban veren bir sevda kahramanı olan Nesibe bint Kâ’b’ı biliyoruz. Ama arka arkaya yaptığı beş evliliğinde de, kocalarının hepsini peşi sıra Allah yoluna kurban veren sadece Âtike validemizi biliyoruz, işte biz bugün onu biraz daha yakından tanıyacak, hayatını biraz daha irdeleyecek ve biraz daha öğreneceğiz…”

Babalığı Hz. Ebû Bekir’den Öğrenmek

Hz. Âtike’nin hayatının çeşitli safhalarını anlatarak sözlerine devam eden Hocamız, onun ilk evliliğini Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdullah ile yaptığını çok mutlu bir evlilikleri olmasına rağmen, bir baba olarak Hz. Ebû Bekir’in cihadı ve cemaatle namazı aksatan oğluna karşı nasıl bir tedbir aldığını anlattı. Gerçekten günümüz baba ve annelerine çok önemli bir örnek olan bu tablo, anlatılırken dinleyicilerde çok farklı duygular yaşandı.

Sabır ve Metanette Zirvelerde…

Âtike validemizin Hz. Abdullah’tan sonra sırası ile Zeyd b. Hattab, Hz. Ömer, Zübeyr b. Avvam ve Hz. Hüseyin ile evlendiğini söyleyen Hocamız, yaptığı her evlilik ve sonrasında eşinin şehit olması bunlara karşı Hz. Âtike’nin nasıl sebat ve metanet gösterdiğini örneklerle anlattı. Medine halkının “Her kim şehadet istiyorsa Âtike bint Zeyd ile evlensin” sözünün ne demek olduğuna dikkat çeken Hocamız, böyle büyük bir imtihan ile ancak Hz. Âtike gibi bir hanımın başa çıkacağını söyledi.

Sahabe Hayatın Tüm Alanlarında Rehberdirler…

Konuşmasının sonunda Sahabenin rehberliğine bir kez daha dikkat çeken Hocamız, beş isim üzerinden, hayatın beş farklı alanına dair mesajlar alınması gerektiğini söyledi. O beş isim ve dikkat çektikleri alanlar şunlardı: Zeyd b. Amr ve Dava Adamlığı, Hz. Ebû Bekir ve Babalığı, Abdullah b. Ebî Bekir ve Kocalığı, Hz. Ali ve Âlimliği, Âtike bint Zeyd ve Hanımlığı.

Bu isimler üzerinden Hocamızın verdiği mesajlar şöyle idi:

1- Dava adamlığı, sadece söz ile olmaz, davanın uğrunda ödediğin bedel ile olur. Büyük davalar, büyük fedakârlıklar sahibinden ister. Ortada ispatı olabilecek işler yoksa, nasıl dava adamı olabilirsin ki?

2- Babalık, dünyanın en zor işlerinden biridir. Ehlini, yakıtı insanlardan ve taşlardan olan cehennem ateşinden korumak için gayret gerekir. Evlatların için uykuların kaçmazsa nasıl baba olabilirsin ki?

3- Kocalık, evini cennet bahçelerine çevirmek ile olur. Cennet benim evimde diyebilmek muhabbet ile sağlanır. Sevgiyi ilk günkü tazelikte koruyamazsan nasıl koca olabilirsin ki?

4- Âlimlik, çok bilmekle değil, haşyetle yani Allah’tan hakkı ile korkmakla olur. Haşyeti işin temeline yerleştiren, ancak Peygamberin gerçek varisi olma vasfını kazanır. İlmin ile amel etmezsen nasıl âlim olabilirsin ki?

5- Hanımlık, sabır, sebat, vefa ve metanet ile olur. Yuvayı yapan ve samanlığı seyrana çeviren ancak, hayat yoldaşı olma özelliğini kazanır. Bunları yapamazsan nasıl cenneti ayağının altında taşır ve nasıl saliha hanım olabilirsin ki?

Ardahan, Giresun ve Isparta…

Büyük bir dikkat ile takip edilen program, yapılan dua ile son buldu.
Ocak ayında Ardahan, Giresun ve Isparta illerinde programlara devam edilecek.
Daha fazla bilgi için 0 212 544 76 99 nolu telefonu arayabilir; www.82il82sahabi.com, www.siyervakfi.org adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

(1898)