Allah (cc) Hz. İsa’ya Neler Öğretti? | Muhammed Emin Yıldırım
Sîret-i Enbiyâ derslerimiz Ramazan sonrası yeniden başladı. Bu haftaki dersimizde Muhammed Emin Yıldırım hocamız “Allah (cc) Hz. Îsâ’ya Neler Öğretti?” serlevhasının altında, Hz. Îsâ’ya öğretilen “Kitap, Hikmet, Tevrat ve İncil” üzerinde durdu. Çok önemli mesajların işlendiği bu derste yine nübüvvetin ve risaletin ilkelerine dair bilgiler edinmiş olduk. Ayrıca her davetçinin dikkat etmesi gereken hususları da bir kez daha dinleme fırsatı elde ettik. Haftaya inşallah Hz. Îsâ’nın mucizeleri ile derslerimiz devam edecek.
Dersten Cümleler
Rabbimize binlerce hamdolsun Ramazanımızı ihya ettik, bayrama eriştik ve şimdi yeniden ilim meclislerimize kavuştuk.
Hz. Îsâ’yı anlamaya çalışıyorduk; Hz. Meryem derslerini saymazsak şimdiye kadar 5 ders yapmıştık; bugün Hz. Îsâ hakkında 6. dersimizi yapacağız; Allah izin verirse bu dönem 6 ders daha yapacağız ve böylece 12 derste Hz. Îsâ’yı bitirmiş olacağız.
Bugünkü dersimizin serlevhası “Allah (cc) Hz. İsa’ya Neler Öğretti?” olacak…
Gönderilen tüm peygamberler;
– Allah (cc) tarafından seçilen
– Allah (cc) tarafından yetiştirilen
– Allah (cc) tarafından hidâyet önderi kılınan
– Allah (cc) tarafından muallimler olarak belirlenen
– Allah (cc) tarafından insanlık için rehberler olarak takdim edilen
Allah (cc) seçtiği bu elçilere, bu zor görevi yerine getirebilmeleri için gerekli olan “bilgiyi, tecrübeyi ve ameli yönlendirmeyi” onlara sürekli vermiştir.
Gönderilen tüm peygamberlere Allah (cc) şunları öğretmiştir:
1- Marifet
Allah’ı isim, sıfat ve fiillerinin tecellileriyle tanıma- Tevhid
2- Kulluk
Kulluğun nasıl ve ne gibi yöntemlerle olacağı hakikati- İbadet
3- Ahlâk
Varlıkla iletişimin nasıl olacağını gösterme – Adâlet
4- Hikmet
Yaratılışın asla amaçsız ve gayesiz olmadığı gerçeği–Hakikat
5- Ahiret
Hayatın sadece dünyadan ibaret olmadığı bilinci- Hesap
Hz. Îsâ’ya Neler Öğretildi?
Bakara 2/87, 253
Âl-i İmrân 3/48
Mâide 5/46, 110
A’râf 7/157
Meryem 19/30
Zuhruf 43/63
Hadîd 57/27
Saf 61/6
İki âyet üzerinde duracağız:
وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ
“Ve Allah ona (Îsâ’ya) kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil’i öğretecek.” (Âl-i İmrân 3/48)
وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ
“Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.” (Mâide 5/110)
Bu iki âyetin mesajları:
1- Allah (cc) Hz. Îsâ’ya dört şey öğrettiğini söylüyor.
2- Allah (cc) Hz. Îsâ’ya dört farklı şey öğrettiğini söylüyor.
3- Allah (cc) Hz. Îsâ’ya dört şeyi sırası ile öğrettiğini söylüyor.
4- Allah (cc) Hz. Îsâ’ya öğrettiği bu dört şeye bizlerin de dikkatini çekiyor.
5- Allah (cc) Hz. Îsâ’ya öğrettiği bu dört şey üzerinden bizlere bazı mesajlar veriyor.
Öğretilen dört kavram:
1- İncil: İncil, Hz. Îsâ’ya gönderilen kitabın ismidir.Bu ismin böyle olduğu bizzat Kur’ân-ı Kerîm’de belirtilmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de İncil kelimesi toplamda 12 defageçmektedir. Bu 12 kullanımın biri Mekkî’dir, yani Mekke döneminin sonlarında nazil olan A‘râf 7/157 âyettir. Diğer 11 âyet ise Medeni’dir. Medine’de nazil olmuştur.
2- Tevrat: Tevrat sadece Hz. Mûsâ’ya gönderilen bir kitap değildir. İsrâiloğulları’na gönderilen tüm vahyi içerisinde toplayan bir kitaptır. İsrailoğulları kendilerine gelen vahiyleri tahrif ve tebdil ettiler.
وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ
“Ardından o peygamberlerin yolu üzere, kendinden önce gelmiş olan Tevrat’ı tasdik edici olarak Meryem oğlu Îsâ’yı gönderdik. Ona da içinde hidâyet ve nûr bulunan, kendinden önce gelmiş olan Tevrat’ı tasdik edici, takvâ sahipleri için bir yol gösterici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik.” (Mâide 5/46)
3- Hikmet: Kur’ân-ı Kerîm’in ana kavramlarından biridir. Kur’ân-ı Kerîm’de hikmet, on yerde kitap kelimesiyle beraber olmak üzere yirmi defa geçmektedir.
Mukātil b. Süleyman’ın (ö. 150/767) el-Vücûh ve’n-neẓâʾir adlı eserinde hikmetin beş “vech”i olduğu belirtilmektedir:
1. Kur’ân’da emir ve nehiy kipleriyle geçen öğütler (Bakara 2/231; Âl-i İmrân 3/48; Nisâ 4/113)
2. Anlayış (fehm) ve ilim anlamında hüküm (Meryem 19/12)
3. Nübüvvet (Bakara 2/251; Nisâ 4/54; Sâd 38/20)
4. Kur’ân’ın tefsiri (Bakara 2/269)
5. Bizzat Kur’ân kendisi (Nahl 16/125)
Râgıb el-İsfahânî hikmet terimini “ilim ve akılla gerçeği bulma” şeklinde tanımlamaktadır.
İbn Cerîr et-Taberî, hikmeti “söz ve fiilde isabet”tir, şeklinde açıklar.
4- Kitap: Kitap kavramı “zû vücûh” (pek çok manaya sahip) kelimelerdendir. Yani lafzı müşterektir; Türkçe karşılığı ile çok anlamlı kelimelerdendir.
Kur’ân’da kitap kelimesi 6 çoğul (kütüb) olmak üzere 261 yerde geçmektedir. Ayrıca birçok âyette aynı kökten fiil ve isimler yer almaktadır.
Sözlükte “iki deri veya kumaş parçasını birbirine eklemek, inci tanelerini dizmek, su kırbasının ağzını sıkıca bağlamak” gibi anlamlara gelen “ketb” kökünden masdardır.
Kur’ân-ı Kerîm’de “Kitap” kavramı şu anlamlara gelmektedir:
– Yazı yazmak
– Farz veya vâcib kılmak
– Takdir etmek
– Hükmetmek
– Emretmek
– Tahrif etmek
– Hibe etmek, karşılıksız vermek
– Vadetmek
– Taksim etme
– Şeriat, kanun koymak
– Hıfzetmek
– Yaratmak
Müfessirlerimize göre “Kitap” kavramının ne anlama geldiği konusunda şunları söyleyebiliriz:
– Taberî, İbn Cüreyc: Kendi eliyle yazdığı yazıdır, hattır.[1]
– Sa‘lebî: Yazma eylemi, hat, nübüvvet[2]
– Beğavî: Yazma eylemi, hat[3]
– Fahreddin Râzî: Hat ve yazı yazma[4]
– İbn Kesîr: Kitabet (yazı yazmak)
– Nesefî: Yazı yazmak. Hz. İsa (as) kendi döneminde insanların en güzel yazı yazanı (hattat) idi.[5]
– Âlûsî: El ile yazmak[6]
– İbn Âşûr: Bilinen bir kitaptır. Ancak kitabet (yazı yazmak) manasında olması da caizdir.[7]
– Elmalılı Hamdi Yazır: Kitaptan kasıt kitabettir. Hz. İsa (as) yazı yazmasını bilir bir hakîm idi.[8]
Kitap kavramı genel anlamda “ilim”, ilim içerisinde de Hz. Îsâ’ya verilen “tababet ilmi” yani tıp ilmi kastediliyor olabilir Allahu âlem…
Âlûsî, Hz. Îsâ’nın (as) ilmiyle ilgili şu tespiti yapar:
“Bu öğretme işleminin mahiyeti hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür:
– Kimine göre bu bir ilham,
– Kimine göre doğrudan vahy,
– Kimine göre ise öğrenme sürecinde Allah’ın sağladığı bir başarı ve hidâyettir.
İbn Abbas’tan gelen bir rivayete göre yedi yaşına bastığında annesinin onu bir muallime teslim ettiği sabittir. Ancak rivayetler şu noktada birleşmektedir: Muallim ona ne zaman bir şey öğretmeye kalksa, Îsâ (as) ona öyle sorular sormaya başlamıştır ki, muallim bu sorular karşısında tek bir kelime dahi edemeyecek (tek bir dudak kıpırdatamayacak) duruma düşmüştür. İşte bu durum, onun ilminin sadece beşerî bir çaba değil; tamamen ilahî bir mevhibe ve Rabbani bir ihsan olduğu gerçeğini desteklemektedir.”[9]
Peygamberlik ve Tıp İlişkisi veya Tıbbın Kaynağı Meselesi önemli bir meseledir. Bu meselede iki farklı tavır ortaya çıkmıştır:
1. İlâhî Kaynaklı (Olduğu İddia Edilen) Bir İlim Olarak Tıp
2. Beşerî Kaynaklı Bir İlim Olarak Tıp
Haftaya inşallah Hz. Îsâ’nın mucizelerini işleyeceğiz. Ödevimiz:
Âl-i İmrân 3/49; el-Mâide 5/110
ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ
“Sonra bunların peşinden artarda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu Îsâ’yı gönderdik, ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.” (Hadîd 57/27)
Allah (cc) Hz. Îsâ’ya neleri öğretti?
– Yaşadığı toplumda başta tıp olmak üzere ihtiyaç olan tüm ilmi öğretti.
– Bu ilmin nasıl ve ne şekilde hayata taşınması gerektiğini gösteren hikmeti öğretti.
– Kendinden önceki tüm vahiyleri ve onların içerisindeki doğruları ve yanlışları öğretti.
– Eksik kalanları tamamlayan hiç olmayanları ortaya koyan yeni bir vahiy olan İncil’i öğretti.
Tüm davetçilerin dikkat etmeleri gereken mesajlar:
– İşine bak; neticeyi Allah’a bırak!
– İşinin hakkını ver; sonuçla ilgilenme!
– İşine odaklan; şahıslara takılma!
– İşini sürdür; mahsul hesabı yapma!
– İşini güzelleştir; gerisini düşünme!
[1] Ebû Ca‘fer Muhammed b. Cerîr Taberî, Câmi‘u’l-beyân ‘an te’vîli âyi’l-Kur’ân, 1/438.
[2] Ebû İsḥâḳ Aḥmed b. İbrâhîm es-Saʿlebî, el-Keşfü ve’l-beyân ʿan tefsîri’l-Ḳurʾân (Tefsîrü’s-Saʿlebî), 8/327.
[3] Ebû Muḥammed el-Ḥüseyn b. Mesʿûd b. Muḥammed el-Ferrâʾ el-Beğavî, Meʿâlimü’t-tenzîl fî tefsîri’l-Ḳurʾân, 1/441.
[4] Fahreddîn Ebû Abdillâh Muhammed b. Ömer er-Râzî, Mefâtîhu’l-ġayb, 8/226.
[5] Ebû’l-Berekât Abdullah b. Ahmed Nesefî, Medârikü’t-tenzîl ve hakāiku’t-te’vîl, 1/256.
[6] Şihâbüddîn Mahmûd b. Abdillâh el-Âlûsî, Rûhu’l-meʿânî fî tefsîri’l-Kur’âni’l-ʿazîm ve’s-sebʿi’l-mesânî, 2/160.
[7] Muhammed et-Tâhir İbn Âşûr, et-Tahrîr ve’t-tenvîr , 3/249.
[8] Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 2/99.
[9] el-Âlûsî, Rûhu’l-meʿânî, 2/160.
(81)



