Namaz Vakitlerinin Belirlenişi ve Ezan / Buhari

Namaz Vakitlerinin Belirlenişi ve Ezan
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
كِتَاب مَوَاقِيتِ الصَّلَاةِ
بَاب مَوَاقِيتِ الصَّلَاةِ وَفَضْلِهَا وَقَوْلِهِ : { إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا } مُوَقَّتًا وَقَّتَهُ عَلَيْهِمْ

Namaz Vakitleri ve Faziletleri Babı
Yüce Allah şöyle buyurdu: “Çünkü namaz, mü’minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuştur” (Nisa 4/103) Yani Allah mü’minlere bu farzın vakitlerini tayin etmiştir.

1 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، قَالَ: قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ، عَنْ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ أَخَّرَ الصَّلَاةَ يَوْمًا، فَدَخَلَ عَلَيْهِ عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، فَأَخْبَرَهُ أَنَّ الْمُغِيرَةَ بْنَ شُعْبَةَ أَخَّرَ الصَّلَاةَ يَوْمًا وَهُوَ بِالْعِرَاقِ، فَدَخَلَ عَلَيْهِ أَبُو مَسْعُودٍ الْأَنْصَارِيُّ فَقَالَ: مَا هَذَا يَا مُغِيرَةُ؟ أَلَيْسَ قَدْ عَلِمْتَ أَنَّ جِبْرِيلَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَزَلَ، فَصَلَّى فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ثُمَّ صَلَّى فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ثُمَّ صَلَّى فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ثُمَّ صَلَّى فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ثُمَّ صَلَّى فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ثُمَّ قَالَ: بِهَذَا أُمِرْتُ.
فَقَالَ عُمَرُ لِعُرْوَةَ: اعْلَمْ مَا تُحَدِّثُ! أَوَأَنَّ جِبْرِيلَ هُوَ أَقَامَ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَقْتَ الصَّلَاةِ؟ قَالَ عُرْوَةُ :كَذَلِكَ كَانَ بَشِيرُ بْنُ أَبِي مَسْعُودٍ يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ.

1. Ömer b. Abdilazîz bir gün ikindi namazını geciktirdi. Yanına Urve b. ez-Zübeyir girdi, ona şunu haber verdi: Mugîre b. Şu`be Irak’ta iken bir gün namazı geciktirmişti. Bunun üzerine Ebû Mesud el-Ensârî onun yanına girdi ve şöyle dedi: Ey Muğîre! Namazı geciktirmek de nedir? Bilmez misin ki, Cibril (a.s.) indi namaz kıldı. Resûlullah da (ardında) kıldı. Sonra bir daha kıldı, Resûlullah da kıldı. Sonra bir daha kıldı, Resûlullah da kıldı. Sonra bir daha kıldı, Resûlullah da kıldı. Sonra bir daha kıldı, Resûlullah da kıldı. Sonra da: “İşte bununla emr olundum” dedi.

Bunun üzerine Ömer b. Abdilazîz Urve’ye: Söylediğine dikkat et. Namaz vakitlerini Resûlullah’a öğreten bizzat Cibril midir? dedi. Urve: Beşîr b. Mesud, babasından böyle rivayet etti, dedi. (Buhârî, Mevâkîtu’s-Salah, 1, hadis: 521; bk. Kevser, VII, 437)
بَاب فَضْلِ الصَّلَاةِ لِوَقْتِهَا
Vaktinde Kılınan Namazın Fazileti

2 – حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ؛ هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ، قَالَ: حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ: الْوَلِيدُ بْنُ الْعَيْزَارِ أَخْبَرَنِي، قَالَ: سَمِعْتُ أَبَا عَمْرٍو الشَّيْبَانِيَّ، يَقُولُ: حَدَّثَنَا صَاحِبُ هَذِهِ الدَّارِ وَأَشَارَ إِلَى دَارِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ : سَأَلْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؛ أَيُّ الْعَمَلِ أَحَبُّ إِلَى اللَّهِ؟ قَالَ: الصَّلَاةُ عَلَى وَقْتِهَا، قَالَ: ثُمَّ أَيٌّ؟ قَالَ: ثُمَّ بِرُّ الْوَالِدَيْنِ، قَالَ: ثُمَّ أَيٌّ؟ قَالَ: الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، قَالَ: حَدَّثَنِي بِهِنَّ، وَلَوْ اسْتَزَدْتُهُ لَزَادَنِي.

2. Ebû Amr eş-Şeybânî, Abdullah b. Mesud’un evini işaret ederek şöyle dedi: bize şu evin sahibi rivayet etti, dedi ki: Ben Peygamber’e: Amelle¬rin hangisi Allah’a daha sevgilidir? diye sordum. Peygamber (s.a.): “Vaktinde kılınan namaz” buyurdu. Sonra han¬gisi? dedim. “Anne-babaya iyilik etmek” buyur¬du. Sonra hangisi? dedim, “Allah yo¬lunda cihâd etmek” buyurdu. İbn Mesud: Resûlullah (s.a.) bunları söyledi. Daha fazlasını sorsaydım cevap vermeye devam edecekti, dedi. (Buhârî, Mevâkît, 5, hadis: 527; bk. Kevser, VII, 462)
بَاب قَضَاءِ الصَّلَاةِ الْأُولَى فَالْأُولَى
Geçmiş Namazların Sıra İle Kaza Edilmeleri Babı

3 – حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا يَحْيَى الْقَطَّانُ، قَالَ: أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا يَحْيَى هُوَ ابْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ : جَعَلَ عُمَرُ يَوْمَ الْخَنْدَقِ يَسُبُّ كُفَّارَهُمْ وَقَالَ: مَا كِدْتُ أُصَلِّي الْعَصْرَ حَتَّى غَرَبَتْ! قَالَ: فَنَزَلْنَا بُطْحَانَ، فَصَلَّى بَعْدَ مَا غَرَبَتْ الشَّمْسُ، ثُمَّ صَلَّى الْمَغْرِبَ.

3. Câbir (r.a.) şöyle demiştir: Ömer (r.a.) Hendek savaşında kâfirlerine öfkelendi ve: Ya Resûlallah, ikindi namazını neredeyse güneş batmadan yetiştiremeyeceğim, dedi. Câbir dedi ki: Buthân vâdisine indik. Resûlullah güneş battıktan sonra ikindiyi kıldırdı, sonra da akşam nama¬zını kıldırdı. (Buhârî, Mevâkît, 38, hadis: 598; bk. Kevser, VIII, 184)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
كِتَاب الْأَذَانِ
بَاب بَدْءُ الْأَذَانِ، وَقَوْلُهُ عَزَّ وَجَلَّ : { وَإِذَا نَادَيْتُمْ إِلَى الصَّلَاةِ اتَّخَذُوهَا هُزُؤًا وَلَعِبًا ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَ } وَقَوْلُهُ : { إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ }

Ezanın Başlaması Babı
“Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.” (Maide 5/58).
“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma 62/9)

4 – حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلَانَ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ: أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ: أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ كَانَ يَقُولُ:
كَانَ الْمُسْلِمُونَ حِينَ قَدِمُوا الْمَدِينَةَ يَجْتَمِعُونَ فَيَتَحَيَّنُونَ الصَّلَاةَ، لَيْسَ يُنَادَى لَهَا. فَتَكَلَّمُوا يَوْمًا فِي ذَلِكَ، فَقَالَ بَعْضُهُمْ: اتَّخِذُوا نَاقُوسًا مِثْلَ نَاقُوسِ النَّصَارَى، وَقَالَ بَعْضُهُمْ: بَلْ بُوقًا مِثْلَ قَرْنِ الْيَهُودِ، فَقَالَ عُمَرُ: أَوَلَا تَبْعَثُونَ رَجُلًا يُنَادِي بِالصَّلَاةِ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا بِلَالُ! قُمْ فَنَادِ بِالصَّلَاةِ.
4. İbn Ömer (r.a.) şöyle derdi: Müslümanlar Medine’ye geldikleri zaman bir araya toplanırlar, namaz vaktini gözetlerler¬di. ilk zamanlar namaz için çağrı yapılmazdı. Bir gün bu konuyu konuştular. Bazıları: Hıristiyanlar’ın çanları gibi çan çalalım, dediler. Bazıları, Yahûdiler’inki gibi boru olsun, dediler. Ömer (r.a.): Namaza çağıracak bir adam niye görevlendirmiyorsunuz? dedi. Resûlullah (s.a.) bunun üzerine: “Ya Bilâl, kalk, namaz için çağrı yap (ezan oku)” buyurdu. (Buhârî, Ezan, 1, hadis: 603; bk. Kevser, VIII, 219)
بَاب فَضْلِ التَّأْذِينِ
Ezan Okumanın Fazileti Babı

5 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ الْأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ أَدْبَرَ الشَّيْطَانُ وَلَهُ ضُرَاطٌ، حَتَّى لَا يَسْمَعَ التَّأْذِينَ، فَإِذَا قَضَى النِّدَاءَ أَقْبَلَ، حَتَّى إِذَا ثُوِّبَ بِالصَّلَاةِ أَدْبَرَ، حَتَّى إِذَا قَضَى التَّثْوِيبَ أَقْبَلَ، حَتَّى يَخْطِرَ بَيْنَ الْمَرْءِ وَنَفْسِهِ يَقُولُ: اذْكُرْ كَذَا اذْكُرْ كَذَا، لِمَا لَمْ يَكُنْ يَذْكُرُ حَتَّى يَظَلَّ الرَّجُلُ، لَا يَدْرِي كَمْ صَلَّى؟
5. Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.) şöyle buyurdu: “Namaz için ezan okunduğunda, şeytan arkasını dönüp sesin gelmeyeceği yere kadar yellene yellene kaçar. Ezan bitince dönüp gelir. Kâmet getirilince yine arkasını dönüp ka¬çar. Müezzin kâmeti bitirince gelir, insan ile nefsi arasına soku¬lur, filan şeyi hatırla, filan şeyi hatırla diyerek (namazdan evvel insanın) hiç de aklında olmayan şeyleri hatırlatır. Sonunda kişi kaç rekat kıldığını bilemez”. (Buhârî, Ezan, 4, hadis: 608; bk. Kevser, VIII, 230)
بَاب مَا يَقُولُ إِذَا سَمِعَ الْمُنَادِي؟
İnsan Müezzini İşittiğinde Ne Söylemeli

6 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: إِذَا سَمِعْتُمْ النِّدَاءَ فَقُولُوا مِثْلَ مَا يَقُولُ الْمُؤَذِّنُ.
Ebu Saîd’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.) şöyle buyurdu: “Müezzi¬ni işittiğinizde siz de onun dediklerini tekrarlayın”. (Buhârî, Ezan, 7, hadis: 611; bk. Kevser, VIII, 243)

(941)