Cuma, Bayram ve Vitir Namazları / Buhari

Cuma, Bayram ve Vitir Namazları
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
كِتَاب الْجُمُعَةِ
بَاب فَرْضِ الْجُمُعَةِ لِقَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى : { إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ }

Cuma’nın Farz Olması, Yüce Allah’ın Şu Kavli Sebebiyledir:

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma 62/9)

1 – حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ هُرْمُزَ الْأَعْرَجَ مَوْلَى رَبِيعَةَ بْنِ الْحَارِثِ حَدَّثَهُ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ نَحْنُ الْآخِرُونَ السَّابِقُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بَيْدَ أَنَّهُمْ أُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِنَا ثُمَّ هَذَا يَوْمُهُمْ الَّذِي فُرِضَ عَلَيْهِمْ فَاخْتَلَفُوا فِيهِ فَهَدَانَا اللَّهُ فَالنَّاسُ لَنَا فِيهِ تَبَعٌ الْيَهُودُ غَدًا وَالنَّصَارَى بَعْدَ غَدٍ

Ebu Hureyre (r.a.) Resûlullah’ın (s.a.) şöyle buyurduğunu işitmiştir:

“Bizler ümmetlerin sonuncusuyuz; kıyamet gü¬nünde en başa geçecek olanlarız. Şu sebeple ki, bizden evvel on¬lara kitap verildi. Sonra bugün onlara farz kılındı, fakat onlar ihtilaf ettiler. Allah o günü bizlere lütfetti. Artık bu hususta insanlar bizim tabidirler. Yahûdîler(in ibadet günü) yarın, Hristiyanlar(ınki) de yarından sonradır”. (Buhârî, Cuma, 1, hadis: 876)
Ravi Tanıtımı

1. Ebu’l-Yemân (ö. 221,222)
Ebu’l-Yemân el-Hakem b. Nâfi` el-Kudâî el-Hımsî el-Behrânî.

2. Şuayb (ö. 162, 163)
Şuayb b. Ebi Hamza, Ebu Bişr el-Hımsî.

3. Ebu’z-Zinâd (ö, 130, 131, 132)
Abdullah b. Zekvân el-Kureşî, Ebu Abdurrahman el-Medenî, Ebu’z-Zinâd.

4. Abdurrahman b. Hürmüz el-A`rac (ö. 117)
Abdurrahman b. Hürmüz, Ebu Davud veya Ebu Hâzim ya da Ebu Ahmed el-Medenî.

5. Ebu Hüreyre (ö. 57, 58, 59)
Abdurrahman b. Sahr b. Âmir b. Zi’ş-Şerrî b. Tarîf b. Attâb ed-Devsî.
بَاب لَا يُفَرِّقُ بَيْنَ اثْنَيْنِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ

Cuma Günü Mescitte İki Kişinin Arasına Oturulmaz

2 – حَدَّثَنَا عَبْدَانُ قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ عَنْ أَبِيهِ عَنْ ابْنِ وَدِيعَةَ حَدَّثَنَا سَلْمَانُ الْفَارِسِيُّ قَالَ :قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ اغْتَسَلَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَتَطَهَّرَ بِمَا اسْتَطَاعَ مِنْ طُهْرٍ ثُمَّ ادَّهَنَ أَوْ مَسَّ مِنْ طِيبٍ ثُمَّ رَاحَ فَلَمْ يُفَرِّقْ بَيْنَ اثْنَيْنِ فَصَلَّى مَا كُتِبَ لَهُ ثُمَّ إِذَا خَرَجَ الْإِمَامُ أَنْصَتَ غُفِرَ لَهُ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجُمُعَةِ الْأُخْرَى
Selmân el-Fârisî (r.a.) Resûlullah’ın (s.a.) şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Cuma günü yıkanıp gücü yettiğince temizlenip yağlandıktan veya gü¬zel koku süründükten sonra (camiye) giden ve cemaatten iki kişinin arasına girmeden üzerine farz olan namazı kılan, sonra imâm minbere çıktığında konuşmayan kimsenin, o günle gelecek cuma arasındaki günahları affolunur”. (Buhârî, Cuma, 19, hadis: 910)
Ravi Tanıtımı

1. Abdân (ö. 221)
Abdullah b. Osman b. Cebele İbn Ebi Ravvâd Meymûn el-Ezdî el-Atekî, Abdurrahman el-Mervezî.

2. Abdullah (ö. 181)
Abdullah b. el-Mübârek b. Vâdih el-Hanzalî et-Temîmî mevlahum, Ebu Abdurrahman el-Mervezî.

3. İbn Ebi Zi’b (ö. 158, 159)
Muhammed b. Abdurrahman b. Muğîre b. el-Hâris b. Ebi Zi’b el-Kureşî el-Âmirî el-Medenî.

4. Saîd el-Makburî (ö. 123, 125)
Saîd b. Ebi Saîd Keysân el-Makbûrî, Ebu Saîd el-Medenî.

5. Babası (ö. 100)
Ebu Saîd Keysân el-Makbûrî.

6. İbn Vedi`a (ö. 63)
Abdullah b. Vedi`a b. Hidâm el-Ensârî el-Medenî.

7. Selmân el-Fârisî (ö. 33, 36, 37)
Selmânu’l-Fârisî, Ebu Abdullah.
بَاب السَّاعَةِ الَّتِي فِي يَوْمِ الْجُمُعَةِ

Cuma Günü Kendisinde Duanın Kabul Edileceği Saat Babı

3 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ عَنْ مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ عَنْ الْأَعْرَجِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ذَكَرَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَالَ فِيهِ سَاعَةٌ لَا يُوَافِقُهَا عَبْدٌ مُسْلِمٌ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي يَسْأَلُ اللَّهَ تَعَالَى شَيْئًا إِلَّا أَعْطَاهُ إِيَّاهُ وَأَشَارَ بِيَدِهِ يُقَلِّلُهَا
Ebu Hureyre (r.a.) şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.) cuma gününü anlattı ve şöyle buyurdu: “Onda bir vakit vardır ki, o vakitte bir müslüman namaz kılıp Yüce Allah’tan bir şey isterse, mutlaka istediği verilir”. Eliyle o vaktin kısa olduğuna işaret etti. (Buhârî, Cuma, 37, hadis: 935)
Ravi Tanıtımı

1. Abdullah b. Mesleme (ö. 221)
Abdullah b. Mesleme b. Ka`neb el-Ka`nebî el-Hârisî, Ebu Abdurrahman el-Medenî.

2. Mâlik (ö. 179)
Mâlik b. Enes. Mâlik b. Enes, Ebu Abdullah el-Medenî.

3. Ebu’z-Zinâd (ö. 130, 131, 132)
Abdullah b. Zekvân el-Kureşî, Ebu Abdurrahman el-Medenî, Ebu’z-Zinâd.

4. el-A`rac (ö. 117)
Abdurrahman b. Hürmüz, Ebu Davud veya Ebu Hâzim ya da Ebu Ahmed el-Medenî.

5. Ebu Hüreyre (ö. 57, 58, 59)

Abdurrahman b. Sahr b. Âmir b. Zi’ş-Şerrî b. Tarîf b. Attâb ed-Devsî.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
أَبْوَابُ الْعِيدَيْنِ
بَاب الْعَلَمِ الَّذِي بِالْمُصَلَّى

Bayram Namazı Kılınacak Yerdeki İşaret

4 – حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَابِسٍ قَالَ
سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ قِيلَ لَهُ أَشَهِدْتَ الْعِيدَ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ نَعَمْ وَلَوْلَا مَكَانِي مِنْ الصِّغَرِ مَا شَهِدْتُهُ حَتَّى أَتَى الْعَلَمَ الَّذِي عِنْدَ دَارِ كَثِيرِ بْنِ الصَّلْتِ فَصَلَّى ثُمَّ خَطَبَ ثُمَّ أَتَى النِّسَاءَ وَمَعَهُ بِلَالٌ فَوَعَظَهُنَّ وَذَكَّرَهُنَّ وَأَمَرَهُنَّ بِالصَّدَقَةِ فَرَأَيْتُهُنَّ يَهْوِينَ بِأَيْدِيهِنَّ يَقْذِفْنَهُ فِي ثَوْبِ بِلَالٍ ثُمَّ انْطَلَقَ هُوَ وَبِلَالٌ إِلَى بَيْتِهِ

İbn Abbas’a (r.a.) birisi: Sen Peygamber’le birlikte bayram namazında bulundun mu? diye sordu. İbn Abbâs: Evet (bulundum). O’na olan yakınlığım olmasaydı, yaşı¬mın küçüklüğünden dolayı orada bulunamayacaktım. Peygamber na¬maz kılınacak yere çıktı, nihayet Kesîr ibnu’s-Salt’ın evinin hizasındaki sütunun yanına geldi ve bayram namazını kıldırdı. Sonra orada hutbe okudu. Sonra da Bilal (r.a.) ile birlikte kadınların bulunduğu yere geldi. Kadınlara va’z etti, hatırlatmalar yaptı ve onlara sadaka vermelerini emir buyurdu. Bu konuşma sonrasında onların her biri kollarındakileri çıkartıp Bilal’in eteğine attıklarını gördüm. Sonra Peygamber, Bilâl ile birlikte evine gitti. (Buhârî, İdeyn, 18, hadis: 977)
Ravi Tanıtımı

1. Müsedded (ö. 228)
Müsedded b. Müserhed b. Müserbel.

2. Yahya b. Saîd (ö. 198)
Yahya b. Saîd b. Ferrûh el-Kattân et-Temîmî.

3. Süfyân (ö. 160, 161, 162)
Süfyân b. Saîd b. Mesrûk es-Sevrî, Ebu Abdullah el-Kûfî.

4. Abdurrahman b. Âbis (ö. 119)
Abdurrahman b. Âbis b. Rabia en-Nehaî el-Kûfî.

5. İbn Abbas (ö. 68, 69, 70)
Abdullah b. Abbas b. Abdulmuttalib.

6. Kesîr b. es-Salt (ö. ?)
Kesîr b. es-Salt b. Ma`dîkerib b. Veli`a el-Kindî, Ebu Abdullah.
بَاب اعْتِزَالِ الْحُيَّضِ الْمُصَلَّى

Hayızlı Kadınların Namaz Yerinden Uzakta Durmaları

5 – حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ عَنْ ابْنِ عَوْنٍ عَنْ مُحَمَّدٍ قَالَ قَالَتْ أُمُّ عَطِيَّةَ : أُمِرْنَا أَنْ نَخْرُجَ فَنُخْرِجَ الْحُيَّضَ وَالْعَوَاتِقَ وَذَوَاتِ الْخُدُورِ قَالَ ابْنُ عَوْنٍ أَوْ الْعَوَاتِقَ ذَوَاتِ الْخُدُورِ فَأَمَّا الْحُيَّضُ فَيَشْهَدْنَ جَمَاعَةَ الْمُسْلِمِينَ وَدَعْوَتَهُمْ وَيَعْتَزِلْنَ مُصَلَّاهُمْ
Ümmü Atıyye (r. anha) şöyle dedi: Bize namaz için musallaya çık¬mamız ve hayızlıları, genç kızları ve dul kadınları da götürmemiz emredildi. -İbn Avn şekk ederek: Veya, evde oturan genç kızları, dedi.- Hayızlı kadınlara gelince, onlar da müslümanlarla onların topluca yaptıkları dualarında bulunurlar ve müslümanların namaz kıldıkları yerden biraz ayrı dururlardı. (Buhârî, Îdeyn, 21, hadis: 981)
Ravi Tanıtımı

1. Muhammed b. el-Müsennâ (167- 252)
Muhammed b. el-Müsennâ b. Ubeyd b. Kays b. Dînar, Ebu Musa el-Basrî. ez-Zemin diye bilinen kişidir.

2. İbn Ebi Adiy (ö. 194)
Muhammed b. İbrahim b. Ebi Adiy es-Sülemî, Ebu Amr el-Basrî.

3. İbn Avn (ö. 151)
Abdullah b. Avn b. Ertabân, Ebu Avn el-Müzenî.

4. Muhammed (ö. 110)
Muhammed b. Sîrîn Ebu Bekr el-Ensârî.

5. Ümmü Atiyye (ö. ?)
Nüseybe bint el-Haris, Ümmü Atiyye.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
أَبْوَابُ الْوِتْرِ
بَاب مَا جَاءَ فِي الْوِتْرِ

Vitir Namazı Hakkında

6 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ عَنْ مَخْرَمَةَ بْنِ سُلَيْمَانَ عَنْ كُرَيْبٍ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ بَاتَ عِنْدَ مَيْمُونَةَ وَهِيَ خَالَتُهُ فَاضْطَجَعْتُ فِي عَرْضِ وِسَادَةٍ وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا فَنَامَ حَتَّى انْتَصَفَ اللَّيْلُ أَوْ قَرِيبًا مِنْهُ فَاسْتَيْقَظَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ ثُمَّ قَرَأَ عَشْرَ آيَاتٍ مِنْ آلِ عِمْرَانَ ثُمَّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقَةٍ فَتَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي فَصَنَعْتُ مِثْلَهُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبهِ فَوَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي وَأَخَذَ بِأُذُنِي يَفْتِلُهَا ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ أَوْتَرَ ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى جَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ فَقَامَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ خَرَجَ فَصَلَّى الصُّبْحَ
İbn Abbas (r.a.), Kureyb’e, Meymûne’nin (İbn Abbâs’ın teyzesi) yanında gecelediğini şöyle anlatmıştır: Ben yastığın enine uzandım. Resûlullah (s.a.) ile hanımı da yastı¬ğın boyuna uzandılar. Resûlullah gece yarısı olun¬caya, veya buna yakın bir zaman uyudu. Sonra yüzünü ovuşturarak uyandı. Sonra Âl-i İmrân Sûresi’nin son on âyetini okudu. Sonra Resûlullah kalkıp asılı duran küçük bir kırba¬ya uzandı. Güzelce bir abdest aldı. Sonra namaza durdu. Ben de (kalkıp) O’nun yaptığı gibi yaptım ve O’nun (sol) yanında namaza durdum. Sağ elini başıma koydu ve sağ kulağımı tutup ovmaya başladı. Sonra iki rekat, yine iki rekat, yine iki rekat, yi¬ne iki rekat, yine iki rekat, yine iki rekat namaz kıldı. Ondan sonra tek rekatlı bir namaz kıldı. Sonra müezzin sesleninceye kadar yine uzandı. (Müezzin gelince) kalkıp iki rekat namaz kıldı, sonra çıktı ve sabah namazını kıldırdı. (Buhârî, Vitir, 1, hadis: 992)
Ravi Tanıtımı

1. Abdullah b. Mesleme (ö. 221)
Abdullah b. Mesleme b. Ka’neb el-Ka’nebî el-Hârisî, Ebu Abdurrahman el-Medenî.

2. Mâlik b. Enes (ö. 179)
Mâlik b. Enes. Mâlik b. Enes, Ebu Abdullah el-Medenî.

3. Mahreme b. Süleyman (ö. 130)
Mahreme b. Süleyman el-Esedî el-Vâlibî el-Medenî.

4. Küreyb (ö. 98)
Küreyb b. Ebi Müslim el-Kureşî El-Hâşimî, Ebu Rişdîn. İbn Abbas’ın azatlısıdır.

5. İbn Abbas (ö. 68, 69, 70)
Abdullah b. Abbas b. Abdulmuttalib.

(984)