Dinin Çatısı Cihad / Buhari

Cihad ve Siyer Bölümü

بَاب فَضْلِ الْجِهَادِ وَالسِّيَرِ وَقَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى : { إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَى مِنْ الْمُؤْمِنِينَ أَنْفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمْ الْجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنْ اللَّهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمْ الَّذِي بَايَعْتُمْ بِهِ إِلَى قَوْلِهِ وَبَشِّرْ الْمُؤْمِنِينَ } قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ الْحُدُودُ الطَّاعَةُ

Cihadın ve Siyerin Fazîleti

Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da kesin olarak va’detmiştir. Kimdir sözünü Allah’tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır. Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele. (Tevbe 9/111-112)
İbn Abbâs: “Sınırlar” itâattir, demiştir.

1 – حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ صَبَّاحٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَابِقٍ حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ مِغْوَلٍ قَالَ سَمِعْتُ الْوَلِيدَ بْنَ الْعَيْزَارِ ذَكَرَ عَنْ أَبِي عَمْرٍو الشَّيْبَانِيِّ قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيُّ الْعَمَلِ أَفْضَلُ قَالَ الصَّلَاةُ عَلَى مِيقَاتِهَا قُلْتُ ثُمَّ أَيٌّ قَالَ ثُمَّ بِرُّ الْوَالِدَيْنِ قُلْتُ ثُمَّ أَيٌّ قَالَ الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَسَكَتُّ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَلَوْ اسْتَزَدْتُهُ لَزَادَنِي

Abdullah b. Mesud (r.a.) şöyle demiştir: Ben Resûlullah’a şöyle sordum:

— Ya Resûlallah! Amelin hangisi daha faziletlidir?
— “Vaktinde kılınan namazdır” buyurdu.
— Sonra hangi amel? dedim. Resûlullah (s.a.):
— “Anne babaya iyiliktir” buyurdu.
— Sonra hangisi? dedim. Resûlullah (s.a.):
— “Allah yolunda cihâd etmektir” buyurdu.

Sonra ben sustum. Eğer daha çok sormak isteseydim, O da cevap verecekti. (Buhârî, Cihad, 1, hadis: 2782)
Ravi Tanıtımı

1. el-Hasan b. Sabbâh (ö. 249)
el-Hasan b. el-Sabbâh b. Muhammed el-Bezzâr, Ebu Ali el-Vâsıtî.

2. Muhammed b. Sâbık (ö. 213)
Muhammed b. Sâbık et-Temîmî, Ebu Cafer veya Ebu Saîd el-Kûfî.

3. Mâlik b. Miğvel (ö. 159)
Mâlik b. Miğvel b. Âsım b. Mâlik, Ebu Abdullah el-Kûfî.

4. el-Velîd b. el-Ayzâr (ö. ?)
el-Velîd b. Ayzâr b. Harîs el-Abdî el-Kindî.

5. Ebu Amr eş-Şeybânî (ö. 101)
Saîd b. İyâs, Ebu Amr eş-Şeybânî el-Kûfî.

6. Abdullah b. Mesud (ö. 32)
Abdullah b. Mesud b. Ğâfil b. Habîb b. Şemh b. Mahzûm, Ebu Abdurrahman el-Hüzelî.

2 – حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنْ طَاوُسٍ عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا

İbn Abbâs’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.) şöyle buyurdu: “Mekke fethinden sonra Medine’ye hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet vardır. Allah yolunda savaşa çağrıldığınız zaman seferber olunuz”. (Buhârî, Cihad, 1, hadis: 2783)
Ravi Tanıtımı

1. Ali b. Abdullah (ö. 234)
Ali b. Abdullah b. Cafer b. Necîh es-Sa`diyy, Ebu’l-Hasen el-Medînî el-Basrî.

2. Yahya b. Saîd (ö. 198)
Yahya b. Saîd b. Ferrûh el-Kattân et-Temîmî.

3. Süfyân (ö. 160, 161, 162)
Süfyân b. Saîd b. Mesrûk es-Sevrî, Ebu Abdullah el-Kûfî.

4. Mansûr (ö. 132)
Mansûr b. el-Mu`temir b. Abdullah b. Rebi`a es-Sülemî, Ebu Attâb el-Kûfî.

5. Mücâhid (ö. 102)
Mücâhid b. Cebr el-Mekkî, Ebu’l-Haccâc el-Kureşî el-Mahzûmî.

6. Tâvus (ö. 104, 106)
Tâvus b. Keysân el-Yemânî, Ebu Abdurrahman el-Himyerî el-Cenedî.

7. İbn Abbas (ö. 68, 69, 70)
Abdullah b. Abbas b. Abdulmuttalib b. Hâşim el-Kureşî.

3 – حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا خَالِدٌ حَدَّثَنَا حَبِيبُ بْنُ أَبِي عَمْرَةَ عَنْ عَائِشَةَ بِنْتِ طَلْحَةَ عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَنَّهَا قَالَتْ : يَا رَسُولَ اللَّهِ تُرَى الْجِهَادَ أَفْضَلَ الْعَمَلِ أَفَلَا نُجَاهِدُ قَالَ لَكِنَّ أَفْضَلَ الْجِهَادِ حَجٌّ مَبْرُورٌ

Âişe (r.anha): Ya Resûlallah! Cihad en faziletli amel olarak görü¬nüyor. Biz cihada çıkamaz mıyız? diye sordu. Resülullah (s.a.): “(Siz kadınlar için) cihadın en faziletlisi makbul haccdır” buyurdu. (Buhârî, Cihad, 1, hadis: 2784)
Ravi Tanıtımı

1. Müsedded (ö. 228)
Müsedded b. Müserhed b. Müserbel.

2. Halid (ö. 179, 186)
Halid b. Abdullah b. Abdurrahman b. Yezîd et-Tahhân, Ebu’l-Heysem veya Ebu Muhammed el-Müzenî mevlahum el-Vâsıtî.

3. Habîb b. Ebi Amra (ö. 142)
Habîb b. Ebi Amra el-Kasâb, Ebu Abdullah el-Himmânî.

4. Âişe bint Talha (ö. ?)
Âişe bint Talha b. Ubeydullah et-Temîmî, Ümmü İmrân. Hz. Ebu Bekr’in kızı Ümmü Gülsüm’ün kızıdır. Hz. Aişe validemiz bunun teyzesidir.

5. Âişe (ö. 57)
Âişe bint Ebi Bekr es-Sıddîk.

4 – حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ أَخْبَرَنَا عَفَّانُ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جُحَادَةَ قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو حَصِينٍ أَنَّ ذَكْوَانَ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ حَدَّثَهُ قَالَ : جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ دُلَّنِي عَلَى عَمَلٍ يَعْدِلُ الْجِهَادَ قَالَ لَا أَجِدُهُ قَالَ هَلْ تَسْتَطِيعُ إِذَا خَرَجَ الْمُجَاهِدُ أَنْ تَدْخُلَ مَسْجِدَكَ فَتَقُومَ وَلَا تَفْتُرَ وَتَصُومَ وَلَا تُفْطِرَ قَالَ وَمَنْ يَسْتَطِيعُ ذَلِكَ
قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ إِنَّ فَرَسَ الْمُجَاهِدِ لَيَسْتَنُّ فِي طِوَلِهِ فَيُكْتَبُ لَهُ حَسَنَاتٍ

Ebu Hüreyre (r.a.) şöyle demiştir: Resûlullah’a (s.a.) bir adam geldi ve: Bana cihada denk olacak bir amel söyler misin, dedi. Resûlullah (s.a.): “Ben cihad kadar değerli bir amel bilmiyorum” buyurdu ve şöyle devam etti: “Mücâhid sefere çıktığı zaman sen mescide girip de (o dönünceye kadar) hiç gevşemeden devamlı namaz kılmaya; hiç iftar etmeden devamlı oruç tutmaya gücün yeter mi?” buyurdu. O zât: Buna kimin gücü yeter ki? dedi.

Ebû Hureyre: “Mücâhidin atı, merada ileri geri koşması da mücâhide sevap olarak yazılır” demiştir. (Buhârî, Cihad, 1, hadis: 2785)
Ravi Tanıtımı

1. İshâk b. Mansûr (ö. 251)
İshâk b. Mansûr b. Behrâm el-Kevsec, Ebu Yakub et-Temîmî el-Mervezî.

2. Affân (ö. 220)
Affân b. Müslim b. Abdullah es-Saffâr, Ebu Osman el-Basrî.

3. Hemmâm (ö. 163)
Hemmâm b. Yahya b. Dînâr el-Ezdî, Ebu Abdullah veya Ebu Bekr el-Basrî.

4. Muhammed b. Cühâde (ö. 131)
Muhammed b. Cühâde el-Evdî.

5. Ebu Hasîn (ö. 127)
Osman b. Âsım b. Hasîn, Ebu’l-Hasîn el-Esedî el-Kûfî.

6. Zekvân (ö. 101)
Zekvân es-Semmân ez-Zeyyât, Ebu Salih el-Medenî.

7. Ebu Hüreyre (ö. 57, 58, 59)
Abdurrahman b. Sahr b. Âmir b. Zi’ş-Şerrî b. Tarîf b. Attâb ed-Devsî.
بَاب الدُّعَاءِ بِالْجِهَادِ وَالشَّهَادَةِ لِلرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَقَالَ عُمَرُ: اللَّهُمَّ ارْزُقْنِي شَهَادَةً فِي بَلَدِ رَسُولِكَ

Erkeklerin Ve Kadınların Mücâhid Olmak Ve Şehit Olmak İçin Duâ Etmeleri

Ömer (r.a.): “Allahım! Beni Resûlü’nün beldesinde şehîd olmakla rızıklandır!” demiştir.

5 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ عَنْ مَالِكٍ عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَدْخُلُ عَلَى أُمِّ حَرَامٍ بِنْتِ مِلْحَانَ فَتُطْعِمُهُ وَكَانَتْ أُمُّ حَرَامٍ تَحْتَ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ فَدَخَلَ عَلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَأَطْعَمَتْهُ وَجَعَلَتْ تَفْلِي رَأْسَهُ فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ثُمَّ اسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ قَالَتْ فَقُلْتُ وَمَا يُضْحِكُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَيَّ غُزَاةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَرْكَبُونَ ثَبَجَ هَذَا الْبَحْرِ مُلُوكًا عَلَى الْأَسِرَّةِ أَوْ مِثْلَ الْمُلُوكِ عَلَى الْأَسِرَّةِ شَكَّ إِسْحَاقُ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهمْ فَدَعَا لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ثُمَّ وَضَعَ رَأْسَهُ ثُمَّ اسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ فَقُلْتُ وَمَا يُضْحِكُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَيَّ غُزَاةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ كَمَا قَالَ فِي الْأَوَّلِ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ قَالَ أَنْتِ مِنْ الْأَوَّلِينَ فَرَكِبَتْ الْبَحْرَ فِي زَمَانِ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ فَصُرِعَتْ عَنْ دَابَّتِهَا حِينَ خَرَجَتْ مِنْ الْبَحْرِ فَهَلَكَتْ

Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle anlattı: Resûlullah (s.a.), teyzem Ümmü Haram bint Milhân’ın yanına gider, teyzem kendisi¬ne yemek ikram ederdi. Ümmü Haram Ubâde İbnu’s-Sâmit’in nikâhlısıydı. Yine bir gün Resûlullah, Ümmü Harâm’ın ziyare¬tine geldi. Teyzem yemek ikram etti ve Resûlullah’ın başını ta-radı. Resûlullah bir müddet uyudu. Sonra gülerek uyandı. Ümmü Haram dedi ki: Ya Resûlallah! Seni güldüren nedir? diye sordum. Resûlullah (s.a.): “Bana rüyamda ümmetimden bir takım insanlar şu engin de¬niz üstünde tahtları üzerine kurulmuş hükümdarlar gibi -veya hükümdarların tahtlarına kuruldukları gibi- gemilere kurulmuşlar ihtişamla Allah yolunda deniz harbine giderlerken gösterildi de ona gülüyorum” buyurdu. Ümmü Haram dedi ki: Ben: Ya Resûlallah! Beni de o deniz gazilerinden kılması için Al¬lah’a duâ ediver! dedim. Resûlullah Ümmü Haram için duâ etti. Sonra Resûlullah başını yastığa koyup bir müddet daha uyudu. Sonra yine gülerek uyandı. Ben yine: Ya Resûlallah! Seni güldüren nedir? diye sordum. Resûlullah bu defa da evvelkinde söylediği gibi: “Ümmetimden yine bir takım insanlar bana meliklerin tahtlarına kuruldukları gibi (kara nakil vâsıtaları üstünde) debdebeli bir kafile halinde Allah yolunda gazaya çıktıkları gösterildi” buyurdu. Ümmü Haram dedi ki: Ben: Ya Resûlallah! Beni de o mücahidlerden kılması için Allah’a dua ediver! dedim. Resûlullah: “Sen birincilerdensin” buyurdu. Enes b. Mâlik dedi ki: Hakîkaten Ümmü Haram, Muâviye b. Ebî Süfyân’ın Şam Valiliği zamanında ve onun kumandasında tertib edilen bir deniz gazasında gemiye bindi ve denizden karaya çıktığı zaman bindiği hayvanından düştü şehit olarak vefat etti. (Buhârî, Cihad, 3, hadis: 2788, 2789)
Ravi Tanıtımı

1. Abdullah b. Yusuf (ö. 217, 218)
Abdullah b. Yusuf et-Tinnîsî el-Asl, ed-Dimeşkî el-Menzil, Ebu Muhammed el-Kelâ`î.

2. Mâlik (ö. 179)
Mâlik b. Enes. Mâlik b. Enes, Ebu Abdullah el-Medenî.

3. İshak b. Abdullah b. Ebi Talha (ö. 134)
İshak b. Abdullah b. Ebi Talha Zeyd b. Sehl el-Ensârî en-Neccârî, Ebu Yahya el-Medenî.

4. Enes b. Mâlik (ö. 91)
Enes b. Mâlik en-Nadr b. Damdam, Ebu Hamza el-Ensârî el-Hazrecî.
بَاب الْحُورِ الْعِينِ وَصِفَتِهِنَّ يُحَارُ فِيهَا الطَّرْفُ شَدِيدَةُ سَوَادِ الْعَيْنِ شَدِيدَةُ بَيَاضِ الْعَيْنِ { وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ } أَنْكَحْنَاهُمْ

Hûru’l-Iyn Kara ve İri Gözlü Cennet Hanımları ve Onların Sıfatları

Göz onların güzelliğine hayran kalır; gözlerinin beyazı son derece beyaz, siyahı da son derece siyahtır. “Ve biz onlara hurileri eş yaptık” (Duhân 44/54)

6 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ عَمْرٍو حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ عَنْ حُمَيْدٍ قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ مَا مِنْ عَبْدٍ يَمُوتُ لَهُ عِنْدَ اللَّهِ خَيْرٌ يَسُرُّهُ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا وَأَنَّ لَهُ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا إِلَّا الشَّهِيدَ لِمَا يَرَى مِنْ فَضْلِ الشَّهَادَةِ فَإِنَّهُ يَسُرُّهُ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا فَيُقْتَلَ مَرَّةً أُخْرَى

Enes b. Mâlik’ten (r.a.) rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.) şöyle bu¬yurmuştur: “Ölüp de Allah katında büyük bir hayra ulaşan hiç¬bir kul, dünya ile içindekiler kendine verilse bile tekrar dünyaya dönmeyi istemez; yalnız şehit müstesnadır. Çünkü o, şehid olmanın faziletinden dolayı tekrar dünyaya dönmek ve bir defa daha şehit olmak ister”. (Buhârî, Cihad, 6, hadis: 2795)
Ravi Tanıtımı

1. Abdullah b. Muhammed (ö. 229)
Abdullah b. Muahmmed b. Abdullah b. Cafer b. el-Yemân el-Cu`fî, Ebu Cafer el-Buhârî.

2. Muâviye b. Amr (ö. 214)
Muâviye b. Amr b. Muhelleb b. Amr b. Şebîb el-Ezdî, Ebu Amr el-Bağdâdî.

3. Ebu İshak (ö. 185)
İbrahim b. Muhammed b. el-Hâris b. Esma b. Hârice, Ebu İshak el-Fezârî el-Kûfî.

4. Humeyd (ö. 142 veya 143)
Humeyd b. Ebi Humeyd et-Tavîl, Ebu Ubeyde el-Huzâ`î mevlahum, el-Basrî.

5. Enes b. Mâlik (ö. 91)
Enes b. Mâlik en-Nadr b. Damdam, Ebu Hamza el-Ensârî el-Hazrecî.

(1062)