Ahlâk Hadisleri / Buhari

Edeb Bölümü

بَاب كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ

Her İyilik Sadakadır

1 – حَدَّثَنَا آدَمُ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي بُرْدَةَ بْنِ أَبِي مُوسَى الْأَشْعَرِيِّ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ قَالَ : قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ صَدَقَةٌ قَالُوا فَإِنْ لَمْ يَجِدْ قَالَ فَيَعْمَلُ بِيَدَيْهِ فَيَنْفَعُ نَفْسَهُ وَيَتَصَدَّقُ قَالُوا فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ أَوْ لَمْ يَفْعَلْ قَالَ فَيُعِينُ ذَا الْحَاجَةِ الْمَلْهُوفَ قَالُوا فَإِنْ لَمْ يَفْعَلْ قَالَ فَيَأْمُرُ بِالْخَيْرِ أَوْ قَالَ بِالْمَعْرُوفِ قَالَ فَإِنْ لَمْ يَفْعَلْ قَالَ فَيُمْسِكُ عَنْ الشَّرِّ فَإِنَّهُ لَهُ صَدَقَةٌ

Ebu Musa el-Eş`arî (r.a.) şöyle demiştir: Peygamber (s.a.):

— “Her müslümanın üzerine sadaka vacibdir” buyurdu. Sahâbîler:.

— Sadaka verecek birşey bulamazsa? dediler. Peygamber:

— “Çalışır, elinin emeğiyle kazandığını hem kendisine harcar, hem de sadaka verir” buyurdu.
Sahâbîler:

— Çalışmaya gücü yetmez veya çalışmazsa? dediler.

— “İhtiyaç sahibi olan mazluma yardım eder” buyurdu.

— Böyle bir yardımı da yapamazsa? dediler. Peygamber:

— “Hayrı veya iyiliği emreder” buyurdu.

— Bunu da yapamazsa? deyince:

— “Kendini şerrden korur. Bu da onun için bir sadakadır” buyurdu. (Buhârî, Edeb, 33, hadis: 6022)
Ravi Tanıtımı

1. Adem (ö. 220, 221)
Adem b. Ebi İyâs Abdurrahman b. Muhammed, Ebu’l-Hasen el-Askalânî.

2. Şu`be (ö. 160)
Şu`be b. el-Haccâc b. el-Verd el-Atekî el-Ezdî.

3. Saîd b. Ebi Bürde b. Ebi Musa el-Eş`arî (ö. 168)
Saîd b. Ebi Bürde Âmir b. Ebi Musa Abdullah b. Kays el-Eş`arî el-Kûfî.

4. Babası (ö. 104)
Âmir b. Abdullah b. Kays, Ebu Bürde el-Eş`arî.

5. Dedesi (ö. 50)
Abdullah b. Kays, Ebu Musa el-Eş`arî.
بَاب الرِّفْقِ فِي الْأَمْرِ كُلِّهِ

Her İşte ve Her şeyde Yumuşaklık Göstermek

2 – حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ عَنْ صَالِحٍ عَنْ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ أَنَّ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا زَوْجَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَتْ : دَخَلَ رَهْطٌ مِنْ الْيَهُودِ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالُوا السَّامُ عَلَيْكُمْ قَالَتْ عَائِشَةُ فَفَهِمْتُهَا فَقُلْتُ وَعَلَيْكُمْ السَّامُ وَاللَّعْنَةُ قَالَتْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَهْلًا يَا عَائِشَةُ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الرِّفْقَ فِي الْأَمْرِ كُلِّهِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَوَلَمْ تَسْمَعْ مَا قَالُوا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَدْ قُلْتُ وَعَلَيْكُمْ

Peygamber’in hanımı Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Resûlullah’ın (s.a.) huzuruna bir Yahudi heyeti girdi. -selâm vermek için-: “Ölüm üzerinize” demek olan “es-Sâmu aleykum” dediler.
Âişe dedi ki: Ben bunu anladım:

— Sâm ve Allah’ın laneti sizin üzerinize olsun! diye karşılık verdim. Âişe dedi ki: Bunun üzerine Resûlullah (s.a.):

— “Ya Âişe ağır ol! Allah her hususta yumu¬şaklık ile muamele etmeyi sever” buyurdu.
Ben:

— Ya Resûlallah! Dediklerini işitmediniz mi? dedim. Resûlullah:

— “Ben de: Ve aleykum (Sizin üzerinize de olsun) dedim” buyurdu. (Buhârî, Edeb, 35, hadis: 6024)
Ravi Tanıtımı

1. Abdulaziz b. Abdullah (ö. ?)
Abdulaziz b. Abdullah b. Yahya b. Amr b. Üveys b. Sa’d b. Ebi Serh el-Âmirî el-Kureşî el-Üveysî, Ebu’l-Kasım el-Medenî.

2. İbrahim b. Sa`d (ö. 182, 183)
İbrahim b. Sa`d b. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf ez-Zührî, Ebu İshak el-Medenî.

3. Salih (ö. 145)
Salih b. Keysân ed-Devsî, Ebu Muhammed el-Medenî.

4. İbn Şihâb (ö. 124)
Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihâb b. Abdullah b. Hâris b. Zühre el-Kureşî ez-Zührî, Ebubekir el-Medenî.

5. Urve b. ez-Zübeyr (ö. 92,95)
Urve b. Zübeyr b. Avvâm b. Huveylid, Ebu Abdullah el-Medenî, el-Esedî el-Kureşî.

6. Âişe (ö. 57)
Âişe bint Ebi Bekr es-Sıddîk.

3 – حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْوَهَّابِ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ قَالَ حَدَّثَنَا ثَابِتٌ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ أَعْرَابِيًّا بَالَ فِي الْمَسْجِدِ فَقَامُوا إِلَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا تُزْرِمُوهُ ثُمَّ دَعَا بِدَلْوٍ مِنْ مَاءٍ فَصُبَّ عَلَيْهِ
Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle anlattı: Bir bedevî, mescidin içine idrarını yaptı. Sahâbîler onun üzerine yürümeye kalkıştılar. Resûlul¬lah onlara: “Bırakın bitirsin!” buyurdu. Sonra bir kova su istedi, onu idrarın üzerine döktürdü. (Buhârî, Edeb, 35, hadis: 6025)
Ravi Tanıtımı

1. Abdullah b. Abdulvahhâb (ö. 228)
Abdullah b. Abdulvahhâb el-Hacebî, Ebu Muhammed el-Basrî.

2. Hammâd b. Zeyd (ö. 179)
Hammâd b. Zeyd b. Dirhem, Ebu İsmail el-Ezrak el-Ezdî el-Basrî el-Cehdamî.

3. Sâbit (ö. 123, 127)
Sâbit b. Ebi Eslem, Ebu Muhammed el-Bunânî mevlahum el-Basrî.

4. Enes b. Mâlik (ö. 91)
Enes b. Mâlik en-Nadr b. Damdam, Ebu Hamza el-Ensârî el-Hazrecî.
بَاب لَمْ يَكُنْ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَاحِشًا وَلَا مُتَفَحِّشًا

Peygamber (s.a.) Taşkın Değildi, Taşkınlık da Yapmamıştır

4 – حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ سُلَيْمَانَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ سَمِعْتُ مَسْرُوقًا قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو ح و حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنْ الْأَعْمَشِ عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ عَنْ مَسْرُوقٍ قَالَ دَخَلْنَا عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو حِينَ قَدِمَ مَعَ مُعَاوِيَةَ إِلَى الْكُوفَةِ فَذَكَرَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ لَمْ يَكُنْ فَاحِشًا وَلَا مُتَفَحِّشًا وَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنَّ مِنْ أَخْيَرِكُمْ أَحْسَنَكُمْ خُلُقًا

Abdul¬lah b. Amr İbni’1-Âs, Muâviye b. Ebî Sufyân’la birlikte Kûfe’ye geldiği zaman biz Abdullah b. Amr’ın yanına girdik. O, Resûlullah’ı (s.a.) şöyle anlattı: Resûlullah (sözünde, fiil ve hareketlerinde) taşkınlık yapacak tabîatte değildi ve hiçbir zaman taşkınlık da yapmamıştır.

Yine Abdullah b. Amr: Resûlullah: “Muhakkak sizin en güzel huylunuz, en hayırlı olanınızdır” buyurmuştur, dedi. (Buhârî, Edeb, 38, hadis: 6029)
Ravi Tanıtımı

1. Hafs b. Ömer (ö. 225)
Hafs b. Ömer b. el-Hâris b. Sahbere el-Ezdî en-Nemerî, Ebu Ömer el-Basrî.

2. Şu`be (ö. 160)
Şu`be b. el-Haccâc b. el-Verd el-Atekî el-Ezdî mevlahum, Ebu Bistâm el-Vâsıtî.

3. Süleymân (ö. 148)
Süleyman b. Mihrân el-A`meş el-Esedî, el-Kâhilî, Ebu Muhammed el-Kûfî.

4. Ebu Vâil (ö. 82)
Şakîk b. Seleme, Ebu Vâil el-Esedî

5. Mesrûk (ö. 62, 63)
Mesrûk b. el-Ecda` b. Mâlik b. Ümeyye el-Vedâî el-Kûfî, Ebu Aişe. (Kevser, II, 190)
Tahvil

6. Abdullah b. Amr (ö. 65)
Abdullah b. Amr b. el-Âs b. Vâil b. Hâşim el-Kureşî es-Sehmî, Ebu Muhammed veya Ebu Abdurrahman.

7. Kuteybe (ö. 240)
Kuteybe b. Saîd b. Cemil b. Tarîf b. Abdullah es-Sekafî, Ebu Recâ’ el-Belhî.

8. Cerîr (ö. 188)
Cerîr b. Abdulhamid b. Cerîr b. Kurd b. Hilâl ed-Dabbî, Ebu Abdullah er-Râzî.

9. el-A`meş (ö. 148)
Süleyman b. Mihrân el-A`meş el-Esedî, el-Kâhilî, Ebu Muhammed el-Kûfî.
Tahvil sonu

10. Şakîk b. Seleme (ö. 82)
Şakîk b. Seleme, Ebu Vâil el-Esedî
بَاب حُسْنِ الْخُلُقِ وَالسَّخَاءِ وَمَا يُكْرَهُ مِنْ الْبُخْلِ وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَجْوَدَ النَّاسِ وَأَجْوَدُ مَا يَكُونُ فِي رَمَضَانَ وَقَالَ أَبُو ذَرٍّ لَمَّا بَلَغَهُ مَبْعَثُ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لِأَخِيهِ ارْكَبْ إِلَى هَذَا الْوَادِي فَاسْمَعْ مِنْ قَوْلِهِ فَرَجَعَ فَقَالَ رَأَيْتُهُ يَأْمُرُ بِمَكَارِمِ الْأَخْلَاقِ

Ahlâk Güzelliği Ve Cömertliğin (Sevilmesi), Cimriliğin Sevilmemesi

İbn Abbas (r.a.): Peygamber (s.a.) insanların en cömerdi idi. En cömert olduğu zaman da ramazanda idi, demiştir.

Ebu Zerr (r.a.), Mekke’de Peygamber’in ortaya çıktığı haberi kendisine ulaştığı zaman kardeşine: Şu bineğine bin de Mekke vadisine git ve o adamın sözlerini dinle! dedi. Kardeşi gitti ve döndüğünde: Ben O adamı ahlâkî güzellikleri emrederken gördüm, dedi.

5 – حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ سَمِعَ سَلَّامَ بْنَ مِسْكِينٍ قَالَ سَمِعْتُ ثَابِتًا يَقُولُ حَدَّثَنَا أَنَسٌ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : خَدَمْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ سِنِينَ فَمَا قَالَ لِي أُفٍّ وَلَا لِمَ صَنَعْتَ وَلَا أَلَّا صَنَعْتَ

Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle dedi: Ben Peygamber’e (s.a.) on sene hiz¬met ettim. Bana bir kere bile “Öff” demedi, “Ni¬çin böyle yaptın?” da demedi, “Keşke böyle yapsaydın!” da demedi. (Buhârî, Edeb, 39, hadis: 6038)
Ravi Tanıtımı

1. Musa b. İsmail (223)
Musa b. İsmail el-Minkarî, Ebu Seleme et-Tebûzekî el-Basrî.

2. Sellâm b. Miskîn (ö. 164, 167)
Sellâm b. Miskîn b. Rebia el-Ezdî en-Nemerî, Ebu Ravh el-Basrî.

3. Sâbit (ö. 123, 127)
Sâbit b. Ebi Eslem, Ebu Muhammed el-Bunânî mevlahum el-Basrî.

4. Enes (ö. 91)
Enes b. Mâlik en-Nadr b. Damdam, Ebu Hamza el-Ensârî el-Hazrecî.
بَاب كَيْفَ يَكُونُ الرَّجُلُ فِي أَهْلِهِ

Erkeğin Kendi Evdeki Hali Nasıldır?

6 – حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ الْحَكَمِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ الْأَسْوَدِ قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ مَا كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَصْنَعُ فِي أَهْلِهِ قَالَتْ كَانَ فِي مِهْنَةِ أَهْلِهِ فَإِذَا حَضَرَتْ الصَّلَاةُ قَامَ إِلَى الصَّلَاةِ

el-Esved b. Yezîd şöyle dedi: Ben Âişe’ye (r.anha): Peygamber (s.a.) evinde ne yapardı? diye sordum. Âişe: Ailesinin hizmetinde bulunurdu, namaz vakti gelince kalkar namaza giderdi, dedi. (Buhârî, Edeb, 40, hadis: 6039)

Ravi Tanıtımı
1. Hafs b. Ömer (ö. 225)
Hafs b. Ömer b. el-Hâris b. Sahbere el-Ezdî en-Nemerî, Ebu Ömer el-Basrî.

2. Şu`be (ö. 160)
Şu`be b. el-Haccâc b. el-Verd el-Atekî el-Ezdî mevlahum, Ebu Bistâm el-Vâsıtî.

3. el-Hakem (ö. 113)
el-Hakem b. Uteybe el-Kindî, Ebu Muhammed veya Ebu Abdullah ya da Ebu Ömer el-Kûfî.

4. İbrahim (ö. 96)
İbrahim b. Yezîd b. Kays b. el-Esved b. Amr, Ebu İmrân el-Kûfî en-Nehaî.

5. el-Esved (ö. 75)
el-Esved b. Yezîd b. Kays en-Nehaî, Ebu Âmir veya Ebu Abdurrahman el-Kûfî.

6. Âişe (ö. 57)
Âişe bint Ebi Bekr es-Sıddîk.
بَاب مَا قِيلَ فِي ذِي الْوَجْهَيْنِ

İkiyüzlü Kimse Hakkında Ne Denildi

7 – حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ حَدَّثَنَا أَبِي حَدَّثَنَا الْأَعْمَشُ حَدَّثَنَا أَبُو صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ تَجِدُ مِنْ شَرِّ النَّاسِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عِنْدَ اللَّهِ ذَا الْوَجْهَيْنِ الَّذِي يَأْتِي هَؤُلَاءِ بِوَجْهٍ وَهَؤُلَاءِ بِوَجْهٍ

Ebu Hüreyre’nin (r.a.) rivayet ettiğine göre Peygamber (s.a.) şöyle buyurdu: “Kı¬yamet günü insanların en şerlilerinden biri de iki yüzlülerdir. Bunlar bir topluma bir yüzüyle diğerine ikinci yüzüyle görünür. (Buhârî, Edeb, 52, hadis: 6058)
Ravi Tanıtımı
1. Ömer b. Hafs (ö. 222)
Ömer b. Hafs b. Ğiyâs b. Talk b. Muâviye en-Nehaî, Ebu Hafs el-Kûfî.

2. Babam (ö. 194)
Hafs b. Ğiyâs b. Talk b. Muâviye en-Nehaî, Ebu Ömer el-Kûfî.

3. el-A`meş (ö. 148)
Süleyman b. Mihrân el-A`meş el-Esedî, el-Kâhilî, Ebu Muhammed el-Kûfî.

4. Ebu Salih (ö. 101)
Zekvân es-Semmân ez-Zeyyât, Ebu Salih el-Medenî.

5. Ebu Hüreyre (ö. 57, 58, 59)
Abdurrahman b. Sahr b. Âmir b. Zi’ş-Şerrî b. Tarîf b. Attâb ed-Devsî.
بَاب مَا يُنْهَى عَنْ التَّحَاسُدِ وَالتَّدَابُرِ وَقَوْلِهِ تَعَالَى : { وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ }

Birbirini Kıskanmak ve Birbirine Sırt Dönmek Yasaklanmıştır

“Ve hased ettiğinde hasetçinin şerrinden (Allah’a Sığınırım de)” (Felâk 113/5)

8 – حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ وَلَا تَحَسَّسُوا وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا تَحَاسَدُوا وَلَا تَدَابَرُوا وَلَا تَبَاغَضُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا

Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayete göre Peygamber (s.a.) şöyle bu¬yurmuştur: “Zandan sakının. Çünkü zan söz¬lerin en yalanıdır. Birbirinizin eksiğini araştırmayın, mahrem hayatını da takip etmeyin. Birbirinizi kıskanmayın, birbirinize küsme¬yin, birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun!”. (Buhârî, Edeb, 57, hadis: 6064)
Ravi Tanıtımı

1. Bişr b. Muhammed (ö. 224)
Bişr b. Muhammed es-Sahtiyânî, Ebu Muhammed el-Mervezî.

2. Abdullah (ö. 181)
Abdullah b. el-Mübârek b. Vâdih el-Hanzalî et-Temîmî mevlahum, Ebu Abdurrahman el-Mervezî.

3. Ma`mer (ö. 154)
Ma`mer b. Râşid el-Esedî vilâen el-Harrânî, Ebu Urve el-Yemânî.

4. Hemmâm b. Münebbih (ö. 132)
Hemmâm b. Münebbih b. Kâmil el-Yemânî, Ebu Ukbe es-San`anî.

5. Ebu Hüreyre (ö. 57, 58, 59)
Abdurrahman b. Sahr b. Âmir b. Zi’ş-Şerrî b. Tarîf b. Attâb ed-Devsî.
بَاب الْهِجْرَةِ وَقَوْلِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا يَحِلُّ لِرَجُلٍ أَنْ يَهْجُرَ أَخَاهُ فَوْقَ ثَلَاثِ لَيَالٍ

Küskün Durmak

“Bir kimsenin, mü’min kardeşine üç günden fazla küs durması helâl değildir”.

9 – حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنْ الزُّهْرِيِّ قَالَ حَدَّثَنِي عَوْفُ بْنُ مَالِكِ بْنِ الطُّفَيْلِ هُوَ ابْنُ الْحَارِثِ وَهُوَ ابْنُ أَخِي عَائِشَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِأُمِّهَا أَنَّ عَائِشَةَ حُدِّثَتْ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الزُّبَيْرِ قَالَ فِي بَيْعٍ أَوْ عَطَاءٍ أَعْطَتْهُ عَائِشَةُ وَاللَّهِ لَتَنْتَهِيَنَّ عَائِشَةُ أَوْ لَأَحْجُرَنَّ عَلَيْهَا فَقَالَتْ أَهُوَ قَالَ هَذَا قَالُوا نَعَمْ قَالَتْ هُوَ لِلَّهِ عَلَيَّ نَذْرٌ أَنْ لَا أُكَلِّمَ ابْنَ الزُّبَيْرِ أَبَدًا فَاسْتَشْفَعَ ابْنُ الزُّبَيْرِ إِلَيْهَا حِينَ طَالَتْ الْهِجْرَةُ فَقَالَتْ لَا وَاللَّهِ لَا أُشَفِّعُ فِيهِ أَبَدًا وَلَا أَتَحَنَّثُ إِلَى نَذْرِي فَلَمَّا طَالَ ذَلِكَ عَلَى ابْنِ الزُّبَيْرِ كَلَّمَ الْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ وَعَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْأَسْوَدِ بْنِ عَبْدِ يَغُوثَ وَهُمَا مِنْ بَنِي زُهْرَةَ وَقَالَ لَهُمَا أَنْشُدُكُمَا بِاللَّهِ لَمَّا أَدْخَلْتُمَانِي عَلَى عَائِشَةَ فَإِنَّهَا لَا يَحِلُّ لَهَا أَنْ تَنْذِرَ قَطِيعَتِي فَأَقْبَلَ بِهِ الْمِسْوَرُ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ مُشْتَمِلَيْنِ بِأَرْدِيَتِهِمَا حَتَّى اسْتَأْذَنَا عَلَى عَائِشَةَ فَقَالَا السَّلَامُ عَلَيْكِ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ أَنَدْخُلُ قَالَتْ عَائِشَةُ ادْخُلُوا قَالُوا كُلُّنَا قَالَتْ نَعَم ادْخُلُوا كُلُّكُمْ وَلَا تَعْلَمُ أَنَّ مَعَهُمَا ابْنَ الزُّبَيْرِ فَلَمَّا دَخَلُوا دَخَلَ ابْنُ الزُّبَيْرِ الْحِجَابَ فَاعْتَنَقَ عَائِشَةَ وَطَفِقَ يُنَاشِدُهَا وَيَبْكِي وَطَفِقَ الْمِسْوَرُ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ يُنَاشِدَانِهَا إِلَّا مَا كَلَّمَتْهُ وَقَبِلَتْ مِنْهُ وَيَقُولَانِ إِنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَهَى عَمَّا قَدْ عَلِمْتِ مِنْ الْهِجْرَةِ فَإِنَّهُ لَا يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أَنْ يَهْجُرَ أَخَاهُ فَوْقَ ثَلَاثِ لَيَالٍ فَلَمَّا أَكْثَرُوا عَلَى عَائِشَةَ مِنْ التَّذْكِرَةِ وَالتَّحْرِيجِ طَفِقَتْ تُذَكِّرُهُمَا نَذْرَهَا وَتَبْكِي وَتَقُولُ إِنِّي نَذَرْتُ وَالنَّذْرُ شَدِيدٌ فَلَمْ يَزَالَا بِهَا حَتَّى كَلَّمَتْ ابْنَ الزُّبَيْرِ وَأَعْتَقَتْ فِي نَذْرِهَا ذَلِكَ أَرْبَعِينَ رَقَبَةً وَكَانَتْ تَذْكُرُ نَذْرَهَا بَعْدَ ذَلِكَ فَتَبْكِي حَتَّى تَبُلَّ دُمُوعُهَا خِمَارَهَا

Avf b. Mâlik İbni’l-Tufeyl anlattı. O, el-Hâris’in oğlu, aynı zamanda Peygamber’iin hanımı Âişe’nin (r.anha) ana-bir erkek kardeşinin oğludur. (O şöyle dedi:) Âişe’ye bir satış veya Âişe’nin bir atası hak¬kında Abdullah İbnu’z-Zübeyr’in “Vallahi Âişe bu satıştan ya tamamen vazgeçer veya onu bundan ben men’ ederim” dediği haberi ulaştırıldı. Bunun üzerine Âişe:

— Abdullah bu sözü söyledi mi? dedi. Oradakiler:

— Evet söyledi, dediler. Âişe:

— Zübeyr’in oğluna ebediyyen konuşmayacağım! dedi.

Küslük uzayınca İbnu’z-Zübeyr, Muhacirler’in kendisine aracılık yapmalarını istedi. Neticede Âişe:

— Hayır vallahi, ben onun hakkında ebediyen aracı kabul etmem ve sözümde de dönmem, dedi.
Küslük uzayınca, İbnu’z-Zübeyr, Zühre oğulları’ndan olan el-Misver b. Mahrame ve Abdurrahman İbnu’l-Esved b. Abdi Yeğûs ile konuştu ve onlara:

— İkinizden Allah adına istiyorum: Beni muhakkak Âişe’nin hu¬zuruna sokacaksınız! Âişe’nin bana küskün durması ona helâl değildir! dedi.
Bunun üzerine Misver ile Abdurrahman elbiselerine bürünerek Ab¬dullah’ı götürüp Âişe’nin huzuruna girmek üzere izin istediler.

— es-Selâmu aleyki ve rahmetullâhi ve berekâtuhû! Huzuruna girebilir miyiz? dediler.
Âişe:

— Girin! diye izin verdi. Onlar:

— Hepimiz mi girelim? diye sordular. Âişe:

— Evet, hepiniz girin! dedi.

Âişe onların yanında İbnu’z-Zübeyr olduğunu bilmiyordu. Onlar içeri girince İbnu’z-Zübeyr de perdenin arkasına girdi, Âişe’ye sarıldı, kendisini affetmesini istemeye ve ağlamaya başladı. Bu sırada Misver ile Abdurrahman da Âişe’nin onunla konuşmasını ve onu kabul etmesini ısrarla istemeye başladılar. Ve:

— Peygamber (s.a.), senin yaptığın bu küslükten nehyetti, “Şübhesiz ki bir müslümanın, mü’min kardeşine üç geceden fazla küsmesi helâl değildir” buyurmuştur, dediler.
Onlar Âişe’ye bu hatırlatmaları ve ricayı artırdıkça, o da adağını hatırlatmaya ve ağlamaya başladı.

Ve:

— Ben onunla konuşmamaya söz verdim, nezr ise şiddetlidir! di¬yordu.
Onlar da devamlı Âişe’ye ısrar ediyorlardı. Nihayet Âişe, İbnu’z-Zübeyr’le konuştu ve kırk tane köleyi hürriyete kavuşturdu. Artık bundan sonra bu nezrini dâima anar ve ağlar¬dı. Öyle ki, gözyaşları baş örtüsünü ıslatırdı. (Buhârî, Edeb, 62, hadis: 6073, 6074, 6075)
Ravi Tanıtımı

1. Ebu’l-Yemân (ö. 221, 222)
Ebu’l-Yemân el-Hakem b. Nâfi` el-Kudâî el-Hımsî el-Behrânî mevlahum.

2. Şuayb (ö. 162, 163)
Şuayb b. Ebi Hamza Dînâr el-Kureşî el-Ümevî mevlahum, Ebu Bişr el-Hımsî.

3. ez-Zührî (ö. 124)
Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab el-Kureşî ez-Zührî Ebubekir el-Medenî.

4. Avf b. Mâlik b. et-Tufeyl (ö. ?)
Avf b. el-Hâris b. et-Tufeyl b. Sahrabe el-Ezdî. Hz. Âişe validemizin süt kardeşi.

5. Âişe (ö. 57)
Âişe bint Ebi Bekr es-Sıddîk.

(1569)