Nebevî Bir Müjde ve İthaf M. Emin Yıldırım

Suffa Meclisleri Yeni Döneme Kur’ân Müfradatı ile Başladı.

Vakfımızın başlattığı en önemli projelerden biri olan “Suffa Meclisleri” programı, Rabbimize hamdolsun 4. yılına girdi. İlk yıl Hadis, ikinci yıl Siyer, üçüncü yıl İlmihal programlarını tamamlayan kardeşlerimiz, bu yıl Kur’ân dersleri ile yürüyüşlerini devam ettirecekler.

İstanbul’un muhtelif yerlerinde meclisleri olan muallim ve muallimelerimiz, dönemin ilk muallim toplantısında bir araya geldiler. Kur’ân-ı Kerim tilaveti ile başlayan programımız, Hocamızın sohbeti ile devam etti.

Hocamız, öncelikle dönem sonunda okunması için bizlere verdiği iki kitabın kısa bir değerlendirmesini yaptı. M. Abdullah Draz’ın, En Mühim Mesaj Kur’ân ve Doç. Dr. İsmail Albayrak’ın Klâsik Modernizmde Kur’ân’a Yaklaşımlar kitaplarının neden okutulduğunu ve alınması gereken mesajların neler olması gerektiğini bizlerle paylaştı.

Daha sonra bu yılın müfredatı olan Kur’ân Dersleri kitabını bizlere tanıttı. Derslerin nasıl işlenmesi gerektiğini, nelere dikkat edilmesi konusunda çok önemli açıklamalarda bulundu. Hocamızın sohbetinden sonra kardeşlerimiz sorular sordular, böylece program tamamlanmış oldu.

Müfredatımızın ithaf kısmını ve kitabın içeriği hakkındaki malumatları sizlerle paylaşıyor, yeni dönemin tüm muallim ve talebelerimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Nebevî Bir Müjde ve İthaf

Ebû Hureyre’nin (ra) naklettiğine göre Efendimiz (sas) buyurmuşlardır ki: Allah Teâlâ’nın yollarda dolaşıp Allah’ı ananları tespit eden seyyah melekleri vardır. Bunlar Cenâb-ı Hakk’ı anan bir topluluğa rastladıkları zaman birbirle¬rine: “Gelin! Aradıklarınız burada!” diye seslenirler ve o meclistekileri dünya semâsına varıncaya kadar kanatlarıyla çevirip kuşatırlar. Bunun üzerine Allah Teâlâ, meleklerden daha iyi bildiği halde yine de onlara “Kullarım ne diyor?” diye sorar. Melekler: “Sübhânallah diyerek, Seni ulûhiyyetine yakışmayan sıfat¬lardan tenzih ediyorlar, Allâhü ekber diyerek tekbir getiriyorlar, Elhamdullillah diyerek Sana hamdediyorlar ve Senin yüceliğini dile getiriyorlar” derler. Ko¬nuşma şöyle devam eder:

– Peki onlar beni gördüler mi ki?
– Hayır, vallahi seni görmediler.
– Beni görselerdi ne yaparlardı?
– Şayet seni görselerdi sana daha çok ibadet ederler, şânını daha fazla yücel¬tirler, ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan seni daha çok tenzih ederlerdi.
– Kullarım benden ne istiyorlar?
– Cennet istiyorlar.
– Cenneti görmüşler mi?
– Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cenneti görmediler.
– Ya cenneti görseler ne yaparlardı?
– Şayet cenneti görselerdi onu daha büyük bir iştiyakla isterlerdi, onu elde etmek için büyük gayret sarf ederlerdi.
– Onlar bana neyden sığınıyorlar?
– Cehennemden sığınıyorlar.
– Peki, cehennemi gördüler mi?
– Hayır, vallahi onlar cehennemi görmediler.
– Ya görselerdi ne yaparlardı?
– Şayet cehennemi görselerdi ondan daha çok kaçarlar, ondan pek fazla korkarlardı.

Bunun üzerine Allah Teâlâ, meleklerine: “Sizi şahit tutarak söylüyorum ki ben bu halde olan kullarımı bağışladım” buyurur. Meleklerden biri: “Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir. O buraya bir iş için gelip oturmuştu” deyince Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki onların arasında bulunan da asla şakî olmaz. (Lâ yeşkâ bihim celisü¬hüm!)” [Buhârî, Daavât, 66; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 251-252, 358-359.]
Bu nebevî müjdeye nail olmak için
bir araya gelen tüm Suffa Meclisleri
talebe ve muallimlerine ithaf olunur…

Kur’ân Dersleri

Suffa Meclisleri’nin dördüncü yılında konu, Aziz Kitabımız olan Kur’ân-ı Kerîm’di. 32 ders boyunca Kur’ân-ı Kerîm’i farklı yönleriyle tanımaya, onunla derin ve daha samimi bir şekilde tanışmaya, elbette meseleyi sadece bilgi boyu¬tunda bırakmadan o hakikatleri hayatımıza taşımaya çalışacağız.
Hazırladığımız bu müfredatın/kitabın, her dersi 13 bölümden oluşuyor.

1. Ana Metin: Kur’ân-ı Kerîm’in muhtevası, değeri, ona iman edenlere yüklediği mükellefiyetleri, inkâr edenlerin karşılaşacakları durumlar ve daha birçok konuya metin kısmında temas edildi. Metinlerin büyük bir kısmı 2005 yılında kaleme aldığımız ve bugünlerde yeniden gözden ge¬çirip güncellediğimiz “101 Cevapla Kur’ân Nedir?” ya da alt başlığı ile “Vahyi Hayata Taşımak” adlı eserimizden alındı.

2. Kur’ân İklimi: Ana metne uygunluk arz eden ayetleri ihtiva etmektedir. Arapçaları ile beraber verilen söz konusu ayetler, gerek ezberlenerek ge-rekse çeşitli tefsir kitaplarına müracaat edilerek anlaşılmaya çalışılmalı ve Kur’ân’ın o dirilten iklimine girmeye gayret edilmelidir.

3. Nebevî Seda: Hz. Peygamber’in (sas) Kur’ân’ın değer ve kıymetine, onun muhataplarına yüklediği görev ve sorumluluklara dikkat çeken 32 tane hadisten oluşmaktadır. Bu hadisler de Arapça metinleri ile beraber verilmiş, kaynakları belirtilmiştir. Elbette bu hadislerden de daha fazla istifade etmenin yolu, hadislerin geçtiği şerh kitaplarına müracaat et¬mektir.
4. Örnek Şahsiyetler: Kur’ân-ı Kerîm’in insanlığa örnek şahsiyetler olarak tanıttığı, çoğu peygamber olan 32 şahsiyeti en temel özellikleri ile anla¬tan ayetlerden oluşmaktadır.

5. İbret Şahsiyetler: Bu başlık altında da 32 tane ibret şahsiyet, ayetler ışı-ğında tanıtılmaktadır. Menfi örnekler üzerinden müspet davranışların tespiti açısından önemli olan bu bahis, başta Firavun, Nemrud, Kârûn, Hâmân, Bel’am olmak üzere 32 şahsiyeti nazarlara vermektedir.

6. Kur’ân Kavramları: “Eşya zıtları ile bilinir” ilkesi gereğince 32 tane kav-ram zıtları ile birlikte kısa, öz; ama mesaj ihtiva eden bir özellikte anla-tılmaya çalışılmıştır. İman-Küfür, Tevhid-Şirk, Hak-Batıl, Hidâyet-Dalâ¬let, Adalet-Zulüm, Helal-Haram, Ma’ruf-Münker, Hayır-Şer, Âlim-Cahil ve daha nice Kur’anî kavramlar bu başlık altında işlenmiştir.

7. Kur’ân’ın En’leri: Bu bahiste Kur’ân-ı Kerîm’in en temel özellikleri kısa ve vurgulu bir şekilde aktarılmıştır. Mesela, Kur’ân-ı Kerîm’in en uzun ve kısa sûreleri/ayetleri, en çok geçen kelime, en az geçen kelime, en çok geçen cümle, en çok geçen peygamber, en az geçen peygamber gibi teknik sayılabi¬lecek konulara yer verilmiştir.

8. Hz. Peygamber’in (sas) Dünyasında Kur’ân: Kur’ân’ın ilk muhatapı olan Efendimiz’in (sas) dünyasında ilahî kelamın nasıl yer edindiğini anlaya-bileceğimiz bazı örnekler bu bölümde aktarılmıştır.

9. Ahlâkı Kur’ân: Bu bahiste ahlakın temeli olan Kur’ân-ı Kerîm’den, en önemli 32 ahlakî ilkeye değinen ayetler aktarılmıştır.

10. Davası Furkân: Burada ise yine 32 ayet üzerinden bir Müslüman’ın ha-yatında olması gereken mücadele, gayret ve sorumluluk nazarlara veril-miştir.

11. Nûr Çeşmesi: Asrımızın önemli bir Kur’ân tefsiri olan Risale-i Nur’dan Kur’ân ile alakalı 32 cümle bu bahiste paylaşılmıştır.

12. Kur’ân’ın Şahitleri: Son vahyin ilk muhatapları olan sahâbe neslinin özellikle Kur’ân anlayışlarını öğrenebileceğimiz örnekler üzerinden çok mühim tablolar paylaşılmıştır.

13. Kur’ân’ın Sevdalıları: Kitabımızın son bahsi olan bu bölümde en hayırlı ikinci nesil olan Tabiîn neslinden başlayarak yolumuzu aydınlatan bü¬yüklerin dünyasında Kur’ân’ın yerini anlayabilmek için çeşitli örnekler anlatılmıştır.

Rabbimizden niyazımız, ortaya çıkan bu çalışmanın ve bu müfredat üzerinden yapılacak tüm gayretlerin, hepimizden salih bir amel olarak kabul buyurmasıdır.
Sözün sonu yolumuzun yegâne rehberi olan Efendimiz’in (sas) şu güzel duasıdır:
“Allah’ım! Kur’ân’ı göğsümün nuru, gönlümün baharı, hüzün ve kederimin kalkmasının vesilesi kıl!”

(437)