El-Latif İsminin Gölgesinde Latife

Muhteşem Ahlak Dersinde bu hafta Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, “El-Latif İsminin Gölgesinde Latife” başlığında Mizah Ahlakını anlattı. “Mizah ahlakının ilkeleri nelerdir? Bu konuda Efendimiz’in (sas) söz, uyarı ve fiili uygulamaları nedir? Efendimiz (sas) şaka yapmış mıdır? Sahabe Efendimiz (sas) ile şakalaşmışlar mıdır? Sahabe birbirlerine şaka yapmışlar mıdır?” Ve daha nice sorunun cevaplarına bu derste Hocamız cevaplar verdi.

Efendimiz (sas)’den Mizahın ahlakını öğrenmek istediğimizde önümüze yedi tane temel ilke çıkar. Nedir bunlar?

1- Latifeler latif olmalı ve el-Latif isminin gölgesinde şekillenmelidir.

el-Latif: “Kullarına çeşit çeşit lütuflarda, ihsanlarda bulunan ve yine kullarını hayırlara sezdirmeden ulaştırandır.”

“Latif olsa latife hoştur elbet
Velâkin hariç olmaya edepten.”

Zeyd ibn Sabit’e yapılan şaka…

“Sakın sizden biriniz kardeşinizin asasını ne şaka ne de ciddi alsın. Her kim aldı ise geri iade etsin.”

“Bir Müslümanın diğer bir Müslümanı korkutması helal olmaz.”

2- Mizah’da asla yalana kapı açılmamalı, kesinlikle doğruluktan taviz verilmemelidir.

Ebu Davud’da geçen bir hadisinde ne buyuruyor Efendimiz: “Yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun” dedi. Sahabe: “Kime Ya Resulullah!” diye sorduklarında: “İnsanları güldürmek için yalan söyleyene yazıklar olsun” dedi.

“Evet, bende şaka yaparım, fakat sadece doğruyu söylerim!”

3- Mizahın bir malzemesi olarak tevriye kullanılmalı, ama yine yeri ve zamanı iyice ayarlanmalıdır.

“Nahnu min main/Biz sudanız, su kabilesindeniz.”

“Men Ha za, Bu kim?”
“Hâ din yehdinî/ O bana yol gösteren bir rehberdir.”

4- Mizah, aramızda düşmanlık ve öfkeyi değil, dostluk ve şefkati kazandırtmalıdır.

Ebû Hureyre lakabı…

Ebû Turab lakabı

5- Mizah, kesinlikle bir kabiliyet ve zekâ işidir; buna sahip olmayan yapmamalıdır.

Hz. Aişe’nin hatırası…

“Ey Hümeyram! Hiç kanatlı at olur mu?”

6- Mizahta kültür çok önemli bir unsurdur, bu göz ardı edilmemelidir.

“Biz evlatlarımızı düşmanlarımız için kölelerimizi kendilerimiz için isimlendiririz. Evlatlarımıza o isimleri koyarak onları düşmanlar nazarında farklılaştırır, kölelerimizi kendilerimiz için güzel isimlerle isimlendiririz.”

7- Mizah, hayatın sadece bir parçası olmalı, insanın vakar ve mürüvvetini zedelememelidir.

Çoğu zarar, azı karar…

Hz. Ali: “Çok mizah ciddiyeti azaltır, kimin şakacı mizacı daha galip gelirse aklı fesada uğrar, kim çok şaka yaparsa ciddiyeti yok olur.”

Tirmizi rivayeti…

“Peki sana bir dişi deve yavrusu vereyim!”

“Her deve, bir dişi devenin yavrusu değil midir?”

Tirmizi rivayeti…

“Cennete yaşlı kadınlar giremez ki!”

“Sen ilahi kelamda Vakıa Süresinde, 36 ile 37. ayetleri okumadın mı? Allah o ayetlerde demiyor mu: “Biz cennete giren hanımları, eşlerine düşkün ve hepsini yaşıt bakireler kılmışız!”

İbn Sa’d’ın Tabaka’tında anlatır…

Abbas bin Mirdas isimli şair bir sahabînin hatırası…

“Okuduğun şiiri duydum, Şimdi senin dilini keseceğim.”

Ahmed b. Hanbel Müsnedi’nde, Enes b. Malik rivayeti…

Zahir b. Harun isimli, bir köylü sahabî…

“Zahir bizim köyümüz, biz ise onun şehriyiz!”

Buhari bizzat olayın faili olan Mahmud b. Rebî isimli sahabîden aktardığı rivayet…

Ebû Davud, Enes b. Malik’ten aktarır…

“Ya Zü’l-üzüneyn” yani “ Ey iki kulaklı”

Tabareni, Hz. Ömer’den rivayet ediyor…

“Asıl güzel olan biniciler, sırtımdaki süvariler, ne güzel süvarilerim var!”

İbn Mace rivayet ediyor…

Suheyb b. Rûmî’nin hatırası…

“Ya Resulullah! Ben hurmaları gözümün ağıran tarafından değil, ağırmayan tarafı ile yiyorum.”

Ensar’dan hanım bir sahabî…

“Sen o gözünde aklık, beyazlık olan adamın hanımısın değil mi?”

İbnü’l- Cevzi, Ezkiya isimli eserinden…

“Ey Bilal! Bir müezzin başka bir müezzini kurban eder mi?”

Hz. Ali’nin hatırası…

“Ey Ali! Bunların hepsini ben yedimse, sen yediğin hurmaları çekirdekleriyle mi yedin?”

Ebû Davud ve İbn Mace’nin rivayeti…

Ensardan Avf b. Malik….

“Gir Ey Avf, vücudunun tamamı ile gir!”

İbn Abdilber’den… Abdullah b. Huzafe rivayeti…

“Gördün mü, seni nasıl kurtardım öfkeli adamın elinden ?”

“Be adam! Parayı/mihri iyi ödemedin, ancak cennetin en güzel kadınlarını talip oldun!”

“Ey Allah’ın düşmanı! Ensar’ın ulusu Nuayman’ı hicveden sen misin? Bu yaptığını Nuayman duyarsa sen görürsün gününü?”

Tabiinin İmamlarından Bekr b. Abdullah el-Müzeni: “Sahabe bazen birbirlerine karpuz atarak şakalaşırlardı. Ama iş ciddiye bindiği zamanda da, tam anlamı ile onlar birer yiğit kesilirlerdi.”

(1871)