Peygamberimizin (sas) Öptüğü Eller

Muhteşem Ahlak Derslerinde bu hafta Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, “Peygamberimizin (sas) Öptüğü Eller” başlığında, İşçi Ahlakı’nı anlattı. İdeal işçi duruşunun nasıl olması gerektiğini, Kur’an ve Hadisler ışığında anlatan Hocamız, Efendimiz’in (sas) ve Sahabe’nin hayatlarından da çok güzel örnekler verdi

Dersten Cümleler

“Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

‘Tarihi ‘ tekerrür ‘ diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

İslam’ın süvarisi olarak bilinen Miktad b. Amr…

“Allah’ım senden tek isteğim, aziz olan bu dinin kıyamete kadar aziz kalmasıdır. Allah’ım, ben öleyim ama İslam’ın zillete düştüğünü görmeyeyim.”
Sevgilinin en sevgilinin her hatırası O’nu hatırlattığı için bizlere, her hatıra O’ndan dolayı değerlidir.

“Bu el Allah ve Resulü’nün sevdiği eldir. Bu ele Cehennem azabı dokunmayacaktır.”

“O genç insanlara muhtaç olmamak, ona buna el açmamak, evde yemek bekleyen küçük çocuklarına, hanımına, ihtiyar anne ve babasına bakmak için yaptığı bu gayret Allah yolunda cihad gibidir.”

İmam Gazali İhyası’nda, Hz. İsa’dan bir menkıbe anlatır bize…

“Menkıbelerde asla bakılmaz, fasla bakılır!”

“Desenize asıl ibadet eden o çalışan kardeşidir, asıl takdiri hak eden odur.”

“Siz ondan daha hayırlısınız! Sizin en hayırlınız başkalarına yük olmadan kendi işini kendi görendir.”

“Keşke o zatın bir mesleği, uğraştığı bir işi olsaydı!”

Hz. Ömer: “Şimdi gözümden düştün, git bir işe gir, bir meslek edin, öyle yanıma gel!”

İşveren ahlakı: adalet ve ihsan…

Kasas Süresi’nde geçen Şuayb’ın kızlarının kıssası…

“İffetin önemini, ideal muallim ve talebe ahlakını, kadın-erkek ilişkilerinin düzeyini, nikahın bereket ve geçerliliğini, iffetin sadece kadına has bir durum değil, erkeğinde en büyük ziyneti
olduğunu!”

“Şuayb’ın iki kızından biri: Babacığım! Onu ücretle tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, kaviy ve emin/ güçlü ve güvenilir olandır, dedi.”

“Kaviyy ve Emin! Ehliyet ve Emniyet!”

İşveren: Adalet ve İhsan…
İşçi: Ehliyet ve Emniyet…

İbn Haldun’a göre işçiler dört sınıfa ayrılır.

1- Güvenilir ve becerikli olanlar
2- Ne becerikli ne de güvenilir olanlar
3- Becerikli ama güvenilir olmayanlar
4- Güvenilir ama becerikli olmayanlar

İşçi Ahlakı’nın beş temel ilkesi:

1- Rezzak olan Rabbin tüm rızıkları kulları arasında taksim etmiştir, sana da bundan belli paylar düşmüştür. Haline ve rızkına, rıza göster ki, haddi aşmayasın.
2- Sana tevdi edilen her iş bir emanet, sen ise emanetçisin. Emanete ihanet etme ki, nifaka bulaşmayasın.
3- Geçimini temin ettiğin kapıyı kendi işin gibi görmelisin. Çalıştığın iş yerini kendine aitmiş gibi sahiplenmelisin ki, işin hakkını ortaya koyabilesin.
4- Karşılıklı haklara riayet etmeli, asla hakkın olmayan beklentilere girmemelisin. Bu konuda hassas olmalısın ki, berekete nail olabilesin.
5- İş verenine karşı vefalı olmalı, yapılan ihsanları asla küçük görmemelisin. İnsanlara teşekkür etmeyi kendine ahlak olarak edin ki, Allah’a da gerçek manada şükür edebilesin.

1- Rezzak olan Rabbin tüm rızıkları kulları arasında taksim etmiştir, sana da bundan belli paylar düşmüştür. Haline, rızkına, rıza göster ki, haddi aşmayasın.

“Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, Nebi ve Resul olarak da Efendimiz’den razı olduk, olmalıydık!”
Bazen mahrumiyetin, bazen mazhariyetin nimet olduğu unutulmamalıdır.

2- Sana tevdi edilen her iş bir emanet, sen ise emanetçisin. Emanete ihanet etme ki, nifaka bulaşmayasın.

“Hepiniz çobansınız ve raiyetiniz altındakilerden sorumlusunuz. Devlet başkanı sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Evin beyi sorumludur ve ailenin fertlerinden mesuldür. Hizmetçi/İşçi efendisinin işverenin malından, işinden sorumludur ve kendisine emanet edilenlerden mesuldür.” (Buhari, İstikraz, 20)

3- Geçimini temin ettiğin kapıyı kendi işin gibi görmelisin. Çalıştığın iş yerini kendine aitmiş gibi sahiplenmelisin ki, işin hakkını ortaya koyabilesin.

“Muhakkak ki Allah, sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından hoşnut olur.” (Suyûtî, Fethu’l-Kebîr, I, 354)

“Kendisi için istediğini, mümin kardeşi için istemeyen kamil manada iman etmiş sayılmaz.”

4- Karşılıklı haklara riayet etmeli, asla hakkın olmayan beklentilere girmemelisin. Bu konuda hassas olmalısın ki, berekete nail olabilesin.

“İlâhî teveccüh, yardım, işçinin çalışmasına göre iner. Kimin çalışması en güzel, en sağlam olursa, hasenat (sevablar, iyilikler) ona kat kat ve pek çok olarak verilir.” (Siracül-Münîr, c: 1,
s: 413.)

5- İş verenine karşı vefalı olmalı, yapılan ihsanları asla küçük görmemelisin. İnsanlara teşekkür etmeyi kendine ahlak olarak edin ki, Allah’a da gerçek manada şükür edebilesin.
Ebu Hureyre bize naklediyor, Hadis Tirmizi’de geçiyor, (Birr, 35) “İnsanlara teşekkür etmeyen kimse

Allah’a da şükür edemez.”

Buhari, Müslim rivayeti; İbn Abbas naklediyor, Efendimiz (sas) buyurdular ki: “Bana cehennem gösterildi. Baktım, oradakilerin çoğu inkarcı kadınlardan oluşuyor.”

“Ya Resulullah! Onlar Allah’ı mı inkar ettiler de küfre düştüler? Efendimiz dedi ki: “Hayır, onlar kocalarının kendilerine yaptıkları iyilikleri küçük görüp, inkar ederler. Onlardan birine bir ömür boyu iyilik etsen, sonra da senden dolayı bir sıkıntı ile karşılaşsa: “anında, senden bir hayır görmedim, keşke seninle evlenmeseydim! falan derler.”

“Allah babanla perdesiz bir şekilde cennette konuştu. Onu diriltti ve ona sordu; ne istersin benden? Baban dedi ki: Ya Rabbi! Şehit olmak ne güzel bir duyguymuş ne olur beni bir daha dünyaya gönder, gideyim senin için savaşayım öleyim, bir daha senin huzuruna geleyim. Yine beni gönder, gidip yine geleyim ve bu hal hep devam edip dursun! Rabbimiz babana dedi ki: Hüküm verilmiştir, bir daha dünyaya dönmek yoktur! Rabbinin bu sözü üzerine baban dedi ki: “O zaman Ne olur Ya Rabbi! Şehitlerin elde ettikleri bu güzellikleri bunlardan habersiz olan kardeşlerimize bildir!” Bunun üzerine Rabbimiz, Ali İmran Süresinin 169. ayetini indirdi. “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, bilakis onlar diridirler ve Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar!..”

“Allah’ım eğer bana yolunda şehadet nasip etmeyeceksen, hiç değilse çoluk çocuğuma helal lokma getirmek için yola çıktığımda, bir iş üzerinde canımı al!

İşçilerimize ehliyet ve emniyet, iş verenlerimize adalet ve ihsan, hepimize de ihlas ver….

(2044)