Bir Deva Amel: İnfak

Muhteşem Ahlak dersinin bu haftaki konusu ‘İnfak Ahlakı’ idi. Muhterem Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, ‘Deva Bir Amel İnfak’ başlığında, bizlere infak sorumluluğunun birçok boyutunu anlattı. Özellikle somut örnekler üzerinden verdiği mesajlar, bu konunun zihinlerimizde ve kalplerimizde iyice yer edinmesine vesile oldu.

Dersten Cümleler

Bahsimiz: ‘İnfak Ahlakı’
Serlevhamız: ‘Deva Bir Amel İnfak’

Yardım meselesi Kur’an’da şu üç ana kavram ile anlatılır: İnfak, Sadaka ve Zekât

Başka kavramlar da vardır: İhsan, Birr, Kard, Kısme…

Zekât: Malın arındırılması ve bereketlenmesi için, mallardaki Allah’ın bir hakkıdır.
Sadaka: İmanın güçlenmesi ve istikrarı için, mallardaki insanların bir hakkıdır.
İnfak: Allah’ın rızasını kazanmak ve sükûnete ermek için, verilen nimetlerin bir hakkıdır.

İnfak kavramı, sözlüklerde “tükenmek, tamamlanmak, son bulmak” manasındaki nefk kökünden türetilmiştir.

Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle: “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî veya nakdî yardımda bulunması” demektir.

Nifak zehir,  infak panzehirdir.
Nifak hastalık, infak ilacıdır/devasıdır.

İnfak; fakirin, muhtacın gönlüne ve dünyasına girebilmenin en önemli yolu, yakınlaşmanın en isabetli köprüsü ve yürekten yüreğe kurulan manevi bir tüneldir.

İnfak olmazsa ne olur?

İnfak olmazsa, nifak olur.
İnfak olmazsa, cimrilik olur.
İnfak olmazsa, bencillik olur.
İnfak olmazsa, kibir olur.
İnfak olmazsa, nankörlük olur.
İnfak olmazsa, şımarıklık olur.
İnfak olmazsa, uyumsuzluk olur.
İnfak olmazsa, tamahkârlık olur.
İnfak olmazsa, azgınlık olur.
İnfak olmazsa, zulüm olur.

İnfak olursa ne olur?

İnfak olursa, iman olur.
İnfak olursa, isâr olur.
İnfak olursa, denge olur.
İnfak olursa, saadet olur.
İnfak olursa, merhamet olur.
İnfak olursa, azim olur.
İnfak olursa, bereket olur.
İnfak olursa, özgürlük olur.
İnfak olursa, ihsan olur.
İnfak olursa, mükâfat olur.

“Siz her neyi Allah için infak ederseniz, Allah onun yerine başkasını (hem de daha iyisini size) verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe, 39)

İnfak Ahlakı nelerdir?

1. İnfak, sadece para ve eşya ile değil, Allah’ın insana verdiği her türlü rızık üzerinden yapılmalıdır.

İnfak, sadece zenginlik işi değildir, iman işidir.
Rezzak olan Allah’tan, rızık olarak şehadet istemek…

“Kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda infak ederler.” (Bakara, 3)

2. İnfak, sadece varlık zamanlarında değil, hem varlık hem darlık zamanlarında yapılmalıdır.

Zekât ile infak arasındaki en büyük fark budur.

“O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için infak ederler; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” (Ali İmran, 134)

Fıtır sadakasının bu ilke ile bir irtibatı vardır.

3. İnfak, gösterişten, reklamdan, beklentiden ve her türlü hesaptan uzak, yalnızca Allah rızası için yapılmalıdır.

Mistah b. Üsase’nin hatırası ve inen Nûr Sûresi 22. ayet…
Verileni unutup, Verenin adı ile hareket edebilmek…

4. İnfak, gece-gündüz, gizli-açık, her halde ve her durumda ortaya konmalı, güçlü bir niyet muhasebesi üzerine bina edilerek yapılmalıdır.

“Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık hayra sarfedenler var ya, onların mükâfatları Allah katındadır. Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler.” (Bakara, 274)

5. İnfak, karşıdaki insanın onurunu zedeleyecek, onu insanlar içerisinde küçük düşürecek ve o şahsı yanlış hallere sevk edecek her türlü durumdan uzak bir şekilde yapılmalıdır.

Biz sadaka medeniyetiyiz, ama sadaka toplumu değiliz.

6. İnfak, gözden çıkarılmış ve değerini kaybetmiş mallardan değil, en iyi ve en kaliteli mallardan seçilerek yapılmalıdır.

“Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın/infak edin. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah zengindir, övgüye lâyıktır.” (Bakara, 267)

Habilce konuşuyoruz, ama Kabilce davranıyoruz.

“Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) infak etmedikçe, gerçek manada iyiliğe yani imana eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.” (Ali İmran, 92)

7. İnfak, hak edeni iyice tespit edilerek, bazen öncellik sırası gözetilerek, gerçek ihtiyaç sahipleri isabetli bir şekilde ortaya konularak yapılmalıdır.

“Ne oluyor size ki, Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savaşanlar, daha sonra harcayıp savaşanlara eşit değildir. Onların derecesi, sonradan infak eden ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel olanı vâdetmiştir. Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır.” (Hadid, 10)

8. İnfak, insanın kendi eliyle ve iradesiyle ortaya konmalı, başkalarını ve varislerini sıkıntıya düşürmeden yapılmalıdır.

Hz. Osman’ın bu alandaki örnekliği…

9. İnfak, şeytanın telkinlerine kapılmadan, Allah’ın vaadini elde etmek için, her türlü zorluğuna katlanarak yapılmalıdır.

“Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder. Allah ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vâdeder. Allah her şeyi ihata eden ve her şeyi bilendir.” (Bakara, 268)

Mal canın yongasıdır!

İnfakta israf olur mu?

10. İnfak, müminin Allah ile yaptığı bir ticaret olduğunu unutmamalı, bütün bir hayatı bu ticaretin hukukuna uygun bir şekilde düzenleyerek yapılmalıdır.

“Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.” (Tevbe, 111)

Abdullah b. Ömer’in (ra) tavrı ve şu sözü: “Biz Hak ile aldatılmaya razıyız!”

İnfak’tan neler kazanırız?

Yapılan infak çok zor zamanda, durumu çok zor olan birine verilmişse kat ve kat alırsın.

“Sabır ilk vurduğu andadır.”

“Ey Esma! Kesenin ağzını sıkma! Allah da sana sıkarak verir!” (Buhari, Zekât, 21; Müslim, Zekât,88)

“Ey Esma! İnfak et sayıp durma, Allah da sana karşı nimetini sayıp esirger. Paranı çömlekte saklama, Allah da senden saklar.” (Müslim, Zekât,88)

İnfakın, Allah’a, insanın kendi kalbine, ruhuna ve hayata bakan yönleri, yani faydaları vardır.

İnfakın Allah’a bakan yönü, kulun şükrünü yerine getirmesidir.

İnfakın kalbe bakan yönü, kulun imanının kuvvetlenmesidir.

İnfakın ruha bakan yönü, kulun takvayı tam anlamı ile kuşanmasıdır.

İnfakın hayata bakan yönü, kulun diğer kullarla kardeşlik hukukunu tam anlamı ile tesis etmesidir.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Her Allah’ın günü iki melek iner. Bunlardan biri: “Allah’ım! Malını verene yenisini ver! diye dua eder.” Diğeri de: “Allah’ım! Cimrilik edenin malını yok et! diye beddua eder.” Buhârî, Zekât, 27; Müslim, Zekât, 57)

İki Soru:

1. İslam literatüründe infak kelimesinin zıddı olan kelime hangisidir?
2. Kur’an-ı Kerim’de malı put haline getirip, altında kalan ibretvarî şahıs Karun’dur. Kur’an’ın infak meselesini üzerinden anlattığı örnek şahıs kimdir?

(1978)