Saadet Asrının Örnekliğinde Düğün

Muhteşem Ahlak derslerinin bu haftaki konusu Sünnet’e uygun bir düğün nasıl olmalı idi. Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, “Saadet Asrının Örnekliğinde Düğün” başlığında, akıllarda olan birçok soruya örneklerle cevaplar verdi.

Dersten Cümleler

“Bir zaman gelecek, kişinin helaki, karısının, çocuklarının, anne ve babasının elinden olacaktır. Kişinin ehli onu fakirlikle ayıplarlar ve gücünün yetmediği şeyleri kendisinden isterler. Adam, bu şekilde tehlikeli işlere girerse dini gider ve kendisi de helak olur.” (Beyhaki, Zühdü’l-Kebir, c. 1, s. 183; Deylemi, Kitabü’l-Firdevsi, c. 5, s. 448)

“Şimdi sen bir çift terliğe razı olarak bu adamla evlendin mi?” Kadın: “Evet” dedi. Efendimiz (sas) onların bu adımlarından razı oldu ve onların evliliklerini onayladı ve onlara dua etti. (İbn Mâce, Nikâh, 17; Tirmizi, Nikâh, 22)

Efendimiz şöyle buyurdu: “En hayırlı nikah/evlilik en kolay olanıdır.” (Ebû Davud, Nikâh, 30, 31)
Düğün kelimesi eski Türkçe’den gelen bir kelimedir. Aslının toykün veya toygün olduğu, sonradan düğün diye değiştiği söylenir. Toykün, büyük bir kalabalıkla yemek yemek, yani yemek töreni anlamına gelir.

Düğünün Arapça karşılığı ise Ferah’tır. فَرَح Ferah: Sevinç, mutluluk ve neşe demektir.
Düğün yemeğine ise velime denir.

Sünnete göre evliliğin en önemli meselesi nikâh, düğünün en önemli meselesi ise velimedir.
İnsanlarımızın en fazla sordukları sorular:

Düğün camide mi olmalı, salonda mı?
Müzik çalınmalı mı, çalınmamalı mı?
Oyun oynanmalı mı, oynanmamalı mı?
Gelinlik giyilmeli mi, giyilmemeli mi?
Gelin arabası süslenmeli mi süslenmemeli mi?
Davetiye basılmalı mı basılmamalı mı?
Düğünde Kur’an okunmalı, konuşma yapılmalı mı, yoksa okunmamalı ve yapılmamalı mı?
Takı merasimi olmalı mı, olmamalı mı?
Kadınlar kendi aralarında başı açık durmalı mı, durmamalı mı?
Fotoğraf çektirmeli mi, çektirmemeli mi?
Sünnet’e uygun bir düğünde neler olmalı?

İhlas olmalı
İlan olmalı
İkram olmalı
İhtiram olmalı
İhsan olmalı

Sünnet’e uygun bir düğünde neler olmamalı?
İhtilat olmamalı
İsraf olmamalı
İfşa olmamalı
İhmal olmamalı

İtidalsizlik olmamalı

İhlas, ne yapılırsa yapılsın; Allah’a adına ve Allah namına yapılmasıdır.

Düğün günü her şey namaz üzerinde şekillenmelidir.

Efendimiz (sas): “Nikâhı ilan edin” buyurmuştur.

“Çağrıldığınız zaman davete icabet ediniz.” (Buhârî, Nikâh, 72)

“Her kim çağrıldığı bir davete icabet etmez ise, gerçekten o, Allah’a ve Rasûlü’ne isyan etmiş olur. Oruçlu olsa bile, icabet eder ve duada bulunur. Eğer oruçlu değilse yer ve dua eder. Eğer (özürsüz) yemez ise günahkâr olur ve cefa etmiş bulunur.” (Müslim, Nikâh, 110; Ebû Davud, Et’ime,1)

“Vallahi siz bana (şu an) insanların en sevimlisisiniz!” (Buhari, Nikâh, 75)
Muhammed b. Hatıb el-Cumahî’nin Efendimiz’den naklettiğine göre Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Faslü ma beyne’l-harami ve’l helali ed-duffü ve’s-savtü/Evliliğin helal mi haram mı olduğunu birbirinden ayıran en önemli özellik def çalmak ve sözdür.” (Tirmizi, Nikâh, 72)
Aişe annemiz bu konuda bakın bize nasıl bir hadis aktarıyor. Diyor ki: “Efendimiz (sas) buyurdu ki: “Düğünlerinizi mescid gibi halka açık yerlerde yapın ve düğünlerinizde def çalın.” (İbn Mace, Nikâh, 20)

Es’ad b. Zürare’nin kızı Habibe bint Es’ad ile Sehl b. Huneyf’ın düğünü…

“Aişe! Ne yaptınız gelini yolcu ettiniz mi? Damat evine gönderdiniz mi?”

“Gelinle beraber def çalıp, şarkı söyleyecek cariyeler de gönderdiniz mi?”

“Neden yapmadınız. Ensar’ın ne güzel gazelleri/türküleri vardır, onlarda eğlenceyi pek severler.. Keşke yapsaydınız ve onların çok sevdiği şu şarkıyı söyleseydiniz.”

Size geldik, size geldik.
Size selam Bize selam
Olmasaydı kızıl altınlar
Görünmezdi alınlar
Olmasaydı siyah buğdaylar
Semirmezdi vücudlar…

Keşke böyle şarkıları söyleyecek birini gönderseydiniz.” (Buhari, Nikâh, 63; İbn Mace, Nikâh, 21; Taberani, Mu’cemü’l-Evsat, c.3, s. 315)
Halid b. Zekvan el-Medenî naklediyor, diyor ki bir bayram günüydü. Baktım Medine’de sokaklarda bazıları def çalıp şarkı söylüyorlar…
Rübeyyi bint Muavviz düğününü anlatıyor…

“Aramızda yarın olacakları bilen Allah’ın Peygamber’i var!”

“Böyle söylemeyin. Yarın ne olacağını Allah’tan başka kimse bilemez. Siz biraz önce söylediğiniz şeylere devam edin!” (Buhari, Nikâh, 49; İbn Mace, Nikâh, 21; Tirmizi, Nikâh, 6)
Karaza b. Ka’b ve Ebû Mes’ûd el-Ensarî ‘nin içinde oldukları biri düğün…

“Ya istersen gel yanımızda otur ve söylenenleri dinle, yada kalk git, düğünümüze laf etme. Bize düğünlerimizde eğlenmek için izin verildi.” (Nesai, Nikâh, 80)
İmam Gazali’nin İhyası, diğeri ise Şehabeddin Sühreverdi’nin Avârifu’l-Ma’ârif adlı eseri…

Müzik konusunda genel ilkeler şunlar olmalıdır:

1- Müzik, eğlence, mizah müminin mürüvvetini zedelememelidir ve ancak hayatın küçük bir parçasında yer almalıdır.
2- Yapılan müzik insanları Allah yolundan alıkoymamalı, dini sorumluluk ve görevleri ihmal edecek seviyede olmamalı ve asla ibadet gibi telakki edilmemelidir.
3- Sözleri şeriatımızın ruhuna uygun olmalı, dini değerlerimizi alay konusu etmemeli, kadere dil uzatmamalıdır.
4- Müziğin söz veya icrasında yalan, iftira, zinaya teşvik, sırları ifşa etmek, haramları ve günahları basitleştirmek gibi dinimizce yasaklanan hususlar yer almamalıdır.
5- İnsanlar arasında düşmanlığı, kötü duyguları, nefsani arzuları arttırmamalı, dini ya da dünyevî istifadelerden tamamen uzak bir şekilde faydasız şeylerle meşgul etmemelidir.

Düğünün en önemli Sünneti velimedir.

Hanefiler’de velimenin hükmü Sünneti Müeekkede, diğer bazı mezheblere göre ise vaciptir.

“Hiç değilse bir koç kesde, bizleri düğün yemeğine çağır!”
Davetlilere ihtiram, saygı gösterilmeli, rahat etmeleri için uygun ortamlar hazırlanmalı, misafirler geldiklerine pişman olmamalıdırlar.
Sünnet üzere olan bir düğünde neler olmamalı?

İhtilat olmamalı

Kadın-erkeğin birbirine karışması, mahremiyetin zedelenmesi, hududların/sınırların çiğnenmesidir.

“Düğünde ilk gün verilen yemek gereklidir. İkinci gün verilen yemekler sünnettir, üçüncü gün verilen yemekler ise gösterişten ibarettir. Her kim bu dünyada düğün yemeğinde gösteriş yaparsa Allah’ta ona kıyamet günü gösteriş yapmasına karşılıkta bulunur.” (Tirmîzî, Nikâh,10)

“Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. Çünkü amaçsız yere saçıp savuranlar ihvane’ş-şeyâtîn/şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.” (İsra Sûresi, 17/26, 27)

“Kadınlar bize galebe çaldı, Ey Ebû Eyyüb!” (Taberani, Mücemü’l-Kebir, 3853)

“Şüphesiz ki kıyamet günü Allah’ın en çok ehemmiyet vereceği emanet, karı koca arasındaki emanettir. Karı ile koca birbiriyle içli dışlı olduktan sonra hanımının sırlarını erkeğin etrafa yayması, o gün en büyük ihanettir.” (Müslim, Nikâh,123-124)

“Yemeğin en şerlisi fakirlerin çağırılmayıp, (sadece) zenginlerin çağırıldığı düğün yemekleridir.” (Müslim, Nikâh, 110)
بارك الله لكما، وبارك عليكما، وجمع بينكما في الخي

“Allah bu evliliğinizi ikiniz içinde bereketli kılsın! Bereketini üzerinizde daim eylesin. Ve ikinizin arasını da hayırlarla birleştirsin!”

(1975)