Nebevî Örneklikte İnsanı Değerlendirme

Siret-i İnsan derslerimizin bu haftaki konusu insanın doğru yerde konuşlandırılması idi. Muhammed Emin Yıldırım hocamız, “Nebevî Örneklikte İnsanı Değerlendirme” serlevhasının altında, binlerce insanı hayatın çeşitli alanlarında en isabetli bir şekilde istihdam eden Hz. Peygamber’in (sas) rehberliğinde bu alanın en önemli mesajlarını bizlerle paylaştı.

Dersten Cümleler

Sünnet, hayatın uzunluğuna, genişliğine ve derinliğine dair mesajlar söylüyor…

Muhatabı tanımanın faydaları nelerdir?

1- Seviyesine göre konuşur.
2- Ağırlığına göre davranır.
3- Kaldıramayacağı yükü yüklemez.
4- Doğru yerde konuşlandırır.
5- Makul bir mesafe belirler.

Çağın en büyük problemi memnuniyetsizlik hastalığıdır.

Yeri ile barışmayan insan, menziline/hedefine doğru yürüyemez.

Şu an biz insan kaynaklarımızı bozuk para gibi harcıyoruz.

İslam coğrafyalarında en ucuz olan şey ne yazık ki insan…

Kabiliyetsiz insan yoktur, ama kabiliyetinin farkında olmayan insan çoktur.

Her insan aynı kabiliyette değildir; her insana bir başkasına verilmemiş kabiliyetler verilmiştir.

Ya kabiliyetini keşfetmeli, yada ehil birilerine keşfettirmelidir.

İşe yarayan adamın, yükü az olur.

Dünyanın taşınması en ağır yükü, insan yüküdür.

“Allah’ın benim vasıtamla gönderdiği hidayet ve ilim, bol yağmura benzer. Bu yağmur bazen öyle bir toprağa düşer ki, onun bir kısmı suyu kabul eder ve çayırlar gibi ot bitirir. Bir kısmı da kurak olur, suyu üstünde tutar da, Allah onunla insanları faydalandırır. Ondan hem kendileri içerler, hem de hayvanlarını sularlar ve ekinlerini yetiştirirler. Bu yağmur, diğer bir çeşit toprağa daha isabet eder ki, düz ve kaygandır; ne suyu üstünde tutar, ne de çayır bitirir. Allah’ın dinini anlayıp da, Allah’ın benim vasıtamla gönderdiği hidayet ve ilimden faydalanan ve bunu bilip de başkasına bildiren kimse ile bunu duyduğu vakit kibrinden başını bile kaldırmayan ve Allah’ın benimle gönderdiği hidayetini kabul etmeyen kimse böyledir.” (Buhârî, İlim, 20)

“İnsanlar madenler gibidir. Cahiliye devrinde hayırlı olanlar, (dinde ilim sahibi olurlarsa) İslam devrinde de hayırlı olurlar.”

“Ümmetim içerisinde, ümmetime karşı en merhametli olanı Ebû Bekir’dir. Allah’ın emirlerinde titizlikte en şiddetlisi Ömer’dir. Hayâ bakımından en ileri olanı Osman b. Affan’dır. En isabetli hüküm vereni Ali’dir. Helal ve haramı en iyi bileni Muâz b. Cebel’dir. Ferâizi en iyi bilen Zeyd b. Sâbit’tir. Kur’an okumasını en iyi bileni Übey b. Ka’b’dır. Her ümmetin bir emini vardır. Bu ümmetin emini Ebû Ubeyde b. Cerrâh’tır. Ebû Zer’den daha doğru sözlü olan birini ne gök gölgelemiş, ne de yer taşımıştır. O, verâda İsâ gibidir.” (Buhârî, Fezâilü’l-Ashâb, 26; Tirmizî, Menâkıb, 50)

Efendimiz (sas) muhataplarını nasıl tanıdı?

1- Marifetle
2- Ferasetle
3- Malumatla
4- Tecrübeyle
5- Muameleyle

“Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o Allah’ın nuru ile bakar!” (Taberânî, el-Mücemü’l-Kebir, IV, 253)

“Allah’ın öyle kulları vardır ki insanları simalarından hemen tanırlar.” (Taberani, el-Mücemü’l-Evsat, II, 177)

“Bir mümin aynı delikten iki kere ısırılmaz” (Buhârî, Edeb, 83; Müslim Zühd, 63)

Resûlullah (sas) bir insana bir görev vereceği zaman şu hususlara dikkat ediyordu:

1- Emniyeti öncellemesi
2- Liyakate dikkat etmesi
3- Ehliyete önem vermesi
4- İsteyene vermemesi
5- Tercihleri iyi kullanması

Bir gün kendisine Ensar’dan biri müracaat ederek: “Ey Allah’ın Resûlü! Falancayı memur tayin ettiğin gibi beni de tayin etmez misin?” der. Hz. Peygamber ona dolaylı bir red cevabı verir. “Siz benden sonra kayırmalar ve bencillikler göreceksiniz. O zaman ahirette bana kavuşuncaya kadar sabredin. Size vaat edilen yer Kevser Havuzudur.” (Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 8)

“Biz işlerimize ne onu talep edeni, ne de ona hırs göstereni tayin ederiz! ” (Buhârî, İcâre, 1; Müslim, İmâret, 14, 15)

Hadisin Ebû Dâvûd’da gelen rivayetinde Hz. Peygamber bunlara daha ağır bir dille cevap vermektedir: “…Benim nazarımda hiyanette en ileri olanınız gelip benden iş talep edeninizdir.” (Ebû Dâvûd, Harâc, 2)

Efendimiz (sas) birine bir görev tevdi edeceği zaman o şahsa şunları yapardı:

1- İşin ehemmiyetini anlatırdı.
2- Sorumluluklarını hatırlatırdı.
3- Tecrübelerini aktarır ve tecrübelerini dinlerdi.
4- Dikkat etmesi gereken hususları belirtirdi.
5- Değerleri ile irtibatını sağlamlaştırırdı.

Resulullah’ın (sas) sahâbeyi istihdam ettiği alanları 10 temel başlık altında toparlayabiliriz:

1. Kâtiplik
2. Elçilik
3. Eğitim işleri
4. Yargı işleri
5. Maliye işleri
6. Askeri işler
7. Rehberlik
8. İstihbarat ve Haberleşme
9. Sağlık İşleri
10. Hususi hizmetler

Zeyd b. Harise (ra) Efendimiz ile birlikte 28 gazvenin hepsine katılmıştır. Ayrıca 55 serriyyede tam 10 seriyyenin komutanı olmuş ve bu seriyyelerin sonuncusu olan Mute’de de şehit olmuştur.

İnsanlığın Aynaları: “Taşınamayacak Yük Var mı?”

“Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazla yük yüklemez.”

Bir müminin kendini/nefsini zillete düşürmesi yakışmaz.’ İnsanlar: ‘Kişi nefsini / kendini nasıl zillete düşürür?’ diye sorduklarında da ‘Kişi güç yetirmeyecek belalara kendini hedef yaparak (zillete düşürür)’ diye buyurdu.” (Tirmizi, Fiten, 67)

(849)