Kıymetini Bilenler, Kıymet Kazandılar!

Muhteşem Ahlak dersinde bu hafta Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, “Kıymetini Bilenler, Kıymet Kazandılar” serlevhası altında vakit ahlakını anlatmaya devam etti. Hocamız, başta Sahâbe efendilerimiz olmak üzere, İslam Tarihi içerisinde yaşamış mühim simaların zamanı nasıl değerlendirdiklerine dair çok güzel örnekler ve mesajlar paylaştı.

Dersten Cümleler

“Sermayesi Güneş’in altında eriyen insana merhamet etmez misiniz?”

Yaşadığımız bu çağ, değerlerimizi değersizleştirmeye çalışan bir çağ…

Bazıları kendilerine değer katmak için, bazı değerlerden değer çalmaya çalışıyorlar.

Geçmişi itibarsızlaştırarak, kendilerine itibar kazanmaya çalışanlar var.

“Ben içlerinde 70 tanesi Bedir ashabı olmak üzere onlarca sahabi gördüm. Eğer siz onları görseydiniz, onlara deli derdiniz; ama onlar sizi görselerdi, bunlar Müslüman değil derlerdi.’’ (Hasan-ı Basrî)

Başka bir rivayette: “Onlar sizi görselerdi, bunlar ahirete iman etmemiş derlerdi.’’

“Onlar öyle insanlardı ki; siz nasıl paranızı acıyarak harcıyorsanız onlar da vakitlerini öyle acıyarak harcarlardı. Her daim ne yapsam daha çok sevap kazanırım düşüncesi ile hareket ederler, asla zamanlarını israf etmezlerdi.” (Hasan-ı Basrî)

Hz. Fatıma annemizin üzerinden zaman ahlakı…

Âlem Hz. Hasan’ın üzerinden vahdeti, Hz. Hüseyin’in üzerinden şehadeti, Hz. Zeynep’in üzerinden izzeti, Hz. Ümmü Gülsüm’ün üzerinden dirayeti öğrendi.

Muâz b. Cebel ve zaman ahlakı…

Muâz b. Cebel Yemen’e kadı olarak gönderildiğinde yaşı sadece 28’di.

Hz. Muâz (ra) bu dünyadan öteki hayata yürürken sadece 35 yaşlarındaydı.

Hz. Peygamber (sas): “Muâz b. Cebel kıyamet gününde, bir ok atımı âlimlerin önünde gelir.” demiştir.

“Ümmetimin içinde helali ve haramı en iyi bileni Muâz b. Cebel’dir.”

“Üzerine güneşin battığı, ömrümün eksildiği, ancak amelimin artmadığı bir güne duyduğum pişmanlık kadar, başka bir şeye pişmanlık duymuyorum.”

Bu sözlerin sahibi Müfessirlerin İmamı olan Abdullah b. Mes’ûd’dur.

Muhammed Zahid el-Kevserî: “İbn Mes’ûd, hayata gözlerini yumduğunda arkasında 4000 civarında âlim bırakmıştı.”

Ömer b. Abdülaziz, Hicri 61’de, Miladi 680 yılında Medine’de doğmuş, Hicri 101, Miladi 720’de, 40 yaşlarında vefat etmiştir.

Kendisine soruldu; bu kadar kısa bir zamanda nasıl böyle bir başarı elde ettiği, dedi ki: “İki sınıfı ıslah ettim, toplum ıslah oldu.” Kim bu iki sınıf diye soruldu: “Ümera ve Ulema/Emir sahipleri ve Âlimler” dedi.

Enes b. Mâlik: “Sahâbe dışında bu gencin namazı, tam Allah Resûlü’nün namazı gibidir. Ben onun gibi namazı Resulullah’a benzeyen başka bir genç görmedim.”

İmam Şafiî, Hicri 150, Miladi, 767’yi gösterdiği günler, Bağdat’ta İmam Ebû Hanife gözlerini bu dünyaya kapattığında, Muhammed ismini alacak olan bir bebek Filistin’in Gazze şehrinde dünyaya gözlerini açıyordu.

“Annemin kâğıt almam için bana verecek bir şeyi yoktu. Beyazı görünen bir kemik bulduğumda onu alıyor ve üzerine yazıyordum. Dolduğunda ise eskiden kalma bir sepetin içine atıyordum.”

Hicri 204, Miladi 820’de, İmam Şafiî 54 yaşında, Kahire’de vefat ediyor.

“Bütün ayıplar bizde olduğu hâlde hep zamanı kınarız. Gerçekte ise zamanın hiç suçu yok, bütün suçlar bizdedir. Haksız yere zamanın sahibine hicivler düzeriz. Zaman dile gelse, kim bilir bizim için neler neler söylerdi!”

“Vakit kılıç gibidir; sen onu kesmezsen o seni keser.”

Tabiin âlimlerinden Amir b. Abdillah b. Abdilkays el-Basrî (55/675) isimli meşhur bir âlimimiz var…

“Güneşi durdur, gel yanımda otur; sohbet edelim.”

“Ben ölümden korktuğum veya dünyayı sevdiğim için değil, sıcak yaz günlerinde oruç tutmanın ve uzun kış gecelerinde namaz kılmanın sevabından mahrum kalacağım için ağlıyorum. Daha fazlasını yapabilirdim. Ama yapamadım. Dünya keder ve üzüntü, âhiret ise ceza ve mükâfat yeridir; keşke daha fazlasını yapsaydım.”

İmam Kadı Ebû Yusuf 113/731 yılında dünyaya gelmiş, 182/798 yılında, Hicri 69, Miladi 67 vefat etmiştir.

“Dua için durulan cemrelerde efdal olan yürüyerek taşları atmaktır. Dua için durulmayan cemrelerde (büyük cemre) ise efdal olan binekli olarak atmaktır.”

“Artık insanlarda ilme iştiyak kalmamış.”

“İbn Cerir 40 yıl boyunca, her gün 80 sayfa yazdı.”

Onun talebelerinden el-Ferğanî, diyor ki: “Onun ömür 86 yıldı. Bize miras bıraktıklarını çocukluk devresi hariç ömrüne taksim ettik, her güne 28 sayfa düştü.”

Üstat Muhammed Kurdeali: “İbn Cerir, ilim aktarmak veya ilim almak dışında hayatının bir dakikasını bile başka şekilde sarf etmemiştir.”

İmam Nevevî, Hicrî 631’de doğuyor; Hicri 665’de vefat ediyordu. Vefat ettiğinde 45 yaşında idi.

Hindistanlı meşhur muhaddis ve Hanefî fakihi olan Abdulhay Lekvenî 1848’de doğuyor ve 1886’da, 38 yaşında vefat ediyor. Geriye hepsi de birbirinden kıymetli, hadis, tefsir, fıkıh, kelam, tarih ve tabakata ait 120 eser bırakıyor.

“Â’datü sa’dât, sa’dâtü â’dat/Adetlerin büyüğü, büyüklerin âdetidir.”

Vakit Ahlakı

1. Erteleme! Ecel var!
2. Dağıtma! Dert var!
3. Kararsız Kalma! Kader var!
4. Hırsızları Yakala! Hedef var!
5. Harcama! Hesap var!

“Erteleyenler/Yarıncılar helak oldu.”

(1709)