Cesaret Abidesi Bir Yiğit: Nu’mân b. Mukarrin | (Ankara 3. Prg)

Hicri 1440 Sahâbe Yılı etkinlikleri kapsamında Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın anlatımıyla her biri Risaletin Kahramanları olan sahâbeyi konuşacağımız programların üçüncüsü geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirildi.

Siyer Vakfı Ankara Şubemizin organizasyonuyla Ankara Melike Hatun Camii Konferans Salonunda gerçekleştirilen Risaletin Kahramanları programı Melike Hatun Camii İmam Hatibi Cihan Kodal’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Kur’an tilavetinin ardından söz, “Cesaret Abidesi Bir Yiğit Nu’mân b. Mukarrin” serlevhalı konferanslarını yapmak üzere Muhammed Emin Yıldırım Hocamıza tevdi edildi.

Ümmetimizin kaht-ı rical yani adam kıtlığı çektiği bir dönemde yaşadığımızı belirten Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, bir cesaret abidesi olan Nu’mân b. Mukarrin’in (ra) Hz. Ömer’in (ra) adamlık standartlarında bir

Allah Resûlü’nün (sas) müminin üzerinde korkaklık ve cimriliğin bulunmayacağını ifade eden sözlerini hatırlatan Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Nu’mân b. Mukarrin’in (ra) de cesaret abidesi bir mümin olduğunu belirtti.

Ümmetimizin kaht-ı rical yani adam kıtlığı çektiği bir dönemde yaşadığımızı belirten Hocamız, Nu’mân b. Mukarrin deyince aklımıza gelmesi gerek bazı vasıfları nazarlarımıza verdi:

1- O, İslam’ın yetiştirdiği eşsiz komutanlardan biridir.
2- O, devlet işlerinde görev alan ama asla devletin imkanlarını kendisi, ailesi, dostları veya sevdikleri için kullanmayan emin bir memurdur.
3- O, Hz. Ömer tarafından defalarca valilik ile görevlendirilen, şan, şöhret ve makama yapışmadan makamının hakkını veren adil bir validir.
4- O, Müslüman olduğu günden beri cihad sevdasını hayatından çıkarmayan İslâm’a aşık bir mücahittir.
5- O, dualarının başına şehadeti koyan, Allah’tan rızık olarak şehadeti isteyen bir şehadet sevdalısıdır.

Nu’mân b. Mukarrin’in (ra) İslâm medeniyetinin yetiştirdiği eşsiz komutanlardan biri olduğunu söyleyen Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, onun şahsına ve yaşamına dair bilgilerin yanı sıra hayatında çok önemli bir yere sahip olan Kadisiye ve Nihavend savaşlarını da nazarlarımıza vererek özlemini duyduğu şehadete nasıl kavuştuğunu anlattı.

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız konferansının sonunda, Nu’mân b. Mukarrin’in (ra) naklettiği 6 hadisten biri olan ve Efendimiz’in (sas), bir tartışmada Allah (cc) için susanı meleklerin savunduğunu ifade ettiği Hadis-i Şerifini nazarlarımıza vererek şunları aktardı:

“Her zaman söz ilaç değildir, bazen de ilaç sükûttur. Yeri geldiğinde Müslümanların selameti için, fitne ateşinin yayılmaması için dişimizi sıkmayı da bilelim.

Rabbimiz Nu’mân gibi kahramanların sayısını artırsın. Ölümü öldüren, korkuyu ayaklar altına alan cesaret abidesi mücahitleri çoğaltsın ki İslam’ın yeniden yüzü gülsün ve Müminler kaybettiği izzet elbisesini yeniden giysin. Allah bizleri o izzetli günler kavuştursun.”

Bir sonraki Risaletin Kahramanları konferansı “Anadolu’nun Fatihi: İyâd b. Ğanem” başlığında 24 Şubat Pazar 14.00’da, Ankara Melike Hatun Camii Konferans Salonunda gerçekleştirilecektir.

(201)