İnsan Neden Yaratıldığına Bir Baksın!

Siret-i İnsan derslerimizin bu haftaki konusu insanın yaratılışı idi. Muhammed Emin Yıldırım hocamız, “İnsan Neden Yaratıldığına Bir Baksın!” serlevhasının altında yaratılışın bütün safhalarını nazarlarımıza verdi. Yaratılıştaki mucize ve insanın bunlardan alması gereken dersler, gerçekten çok ufuk açıcı ifadeler taşımaktaydı.

Dersten Cümleler

Mevsimlerden güzel bir mevsim, aylardan güzel bir ay, günlerden güzel bir gün…

Vakit, muhasebe etme vaktidir…

Resûlullah (sas): “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın! Müjdeleyin, nefret ettirmeyin! Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin!”

Ümmet-i Muhammed gibi konuşuyoruz ama Benî İsrail gibi yaşıyoruz…

“İnsan neden yaratıldığına bir baksın? Dökülüp atılan bir sudan yaratıldı!” (Tarık Sûresi 5, 6)

“Oku yaratan Rabbinin adıyla! İnsanı bir Alak’tan (bir kan pıhtısından) yarattı. Oku! Çünkü senin Rabbin çok kerimdir/Ekrem’dir. Ki o kalem ile yazmayı öğretendir. Ve insan bilmediği her şeyi talim edendir.” (Alak Sûresi 1-5)

Alak Sûresi’nin 5 ayetinin ilk iki ayeti yaratılışın mahiyetini, son üç ayet ise hayatın mahiyetini nazarlarımıza veriyor.

Yaratılışın mahiyeti; el-Hâlık isminin gölgesinde

Hayatın mahiyeti ise; el-Ekrem isminin gölgesinde anlatılıyor…

el-Hâlık (الخالق) : Yaratan
el-Hallak (الخلا ق): Yaratması devam eden
el-Bâri (البارئ): Yaratan ve yarattıklarından münezzeh olan
el-Musavvir (المصوّر): Yaratıklarına şekiller veren
el-Fâtır (الفَاطِرِ): Çatlatıp, çıkarıp yaratan
el-Bedî (البديع): Benzersiz yaratan

Kur’an neden insanın yaratılışına çokça dikkat çekmiştir?

1. İnsana yaratılışı hatırlatılarak, Yaratanını unutmaması öğütlenmiştir.
2. İnsana yaratılışı hatırlatılarak, Yaratanına ve diğer yaratılanlara karşı büyüklenmemesi istenmiştir.
3. İnsana yaratılışı hatırlatılarak, nasıl büyük bir mucize ile var edildiği zihnine nakşedilmiştir.
4. İnsana yaratılışı hatırlatılarak, küçük bir âlem olan kendisinin, büyük bir âlem olan kâinatın kopyası olduğuna dikkat çekilmiştir.
5. İnsana yaratılışı hatırlatılarak, bu kadar güzel bir gidişatın bir gayesinin olduğu ve o gayeyi her daim hatırından tutması gerektiği nazara verilmiştir.

Kur’an-ı Kerim insanın yaratılış sürecini, 8 safhada anlatıyor:

– Toprak Safhası
– Nutfe Safhası
– Alaka Safhası
– Muhallaka Safhası
– Gayrı Muhallaka Safhası
– Ruhun Üflenme Safhası
– Mudğa Safhası
– Bebek Safhası

Kur’an-ı Kerim toprak safhasını 7 ifade ile anlatır:

مِن تُرَابٍ : Topraktan (Âl-i İmran 59)
مِن طِينٍ : Çamurdan (Secde 7)
مِّن طِينٍ لَّازِبٍ : Yapışkan Çamurdan (Saffat 11)
مِّن صَلْصَالٍ : Kurumuş Çamurdan (Hicr 28)
مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ : Şekillenmiş Balçıktan (Hicr 28)
مِن صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ : Ateşte Pişmiş Çamurdan (Rahman 14)
وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي : Allah’ın Adem’e kendi ruhundan üflemesi (Hicr 29)

İnsanın mayasını dört unsur oluşturur: Toprak, Su, Hava ve Ateş

Selim akıl, sahih nakille çatışmaz…

Nutfe Safhası, Meni yani sperm safhasıdır. Erkeğin sperminin kadının rahmine atılmasıdır. Kur’an-ı Kerim nutfe aşamasını birçok ayette anlatır. Mesela, Necm Süresi 46. ayette, Vakıa Süresi 58. ayette, Kıyamet Süresi 37. ayette, İnsan Süresi 2. ayette ve daha nice ayetlerde…

“Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?” (Vakıa 58)

“Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.” (İnsan 2)

Alaka’nın manasını sözlüklerimiz şöyle verir: “Tırnağını bir şeye batırmak, bir şeyi bir şeye yapıştırmak, hasım birinin hasmına sarılması, dikenin elbiseye batması ve kadının hamile kalması.”

“Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O’dur. Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.” (Necm 45-46)

Kur’an, insanın hayat serüvenine sadece doğuma kadar olan bölüme dikkat çekmez, çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık, hastalık ve ölüm safhalarının da hepsine dikkat çeker.

Hz. Peygamber (sas) yaratılışı nasıl anlatmıştır?

– Allah Resûlü (sas) yaratılışı çok özlü ve net ifadelerle anlatmıştır.
– Allah Resûlü (sas) Kur’an’ın verdikleri ile yetinmiş, sadece bazı yerlerde açıklamalarda bulunmuştur.
– Allah Resûlü (sas) temel yasalara dikkat çekmiş, o gün muhataplarının anlayamayacağı konulara girmemiş, Sahabe’de teferruatlarda ısrarcı olmamıştır.
– Allah Resûlü (sas) yaratılış meselesini bazen mecaz ifadelerle bazen kıssalarla ve bazen de çeşitli misallerle açıklamıştır.

İmrân b. Husayn (ra) diyor ki: “Bazı kabileler Resûlullah ile görüşmek için heyetler halinde Medine’ye gelmişlerdi. Ben de o zaman Resûlullah’ın yanına gittim. Gelenler yaratılış ile alakalı bazı sorular sordular, Efendimiz (sas) söyleyeceğini söyledi, sözünün bir yerinde dedi ki: “Ezelde Allah vardı ve O’ndan başka hiçbir şey yoktu.” (Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 1)

Ebû Hûreyre anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü! Canlılar neden (hangi maddeden) yaratılmışlardır?” diye sordum. Resûlullah, “Sudan” buyurdu. (Tirmizî, Sıfatü’l-Cenne, 2)

Hz. Âişe’nin naklettiğine göre, Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: “Melekler nurdan yaratıldılar. Cinler yalın ateşten (alevden) yaratıldılar. Âdem ise Kur’an’da size anlatıldığı gibi topraktan yaratıldı.” (Müslim, Zühd, 60)

Ebû Hüreyre’nin (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne ve babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecûsî yapar.” (Buhârî, Cenâiz, 92)

Ebû Musa el-Eş’arî’nin bize naklettiğine göre, Allah Resûlü (sas) şöyle buyurmuştur: “Allah, Âdem’i yeryüzünün her tarafından aldığı bir miktar topraktan yarattı. Bu sebeple Âdemoğulları (renk ve tabiat yönünden) yeryüzü kadar (değişik şekillerde vücuda) geldiler. Onlardan kimi kızıl, kimi beyaz, kimi siyah, kimi de bunların karışımı (melez); kimi yumuşak, kimi sert, kimi kötü, kimi de iyi (huylu olarak dünyaya) geldi.” (Ebû Dâvûd, Sünnet, 16)

Gelelim İnsanlığın Aynalarına… Bu bölümün serlevhası şöyle: “Fırtınaları Dindirecek Hatice Olmaya var mısınız?”

“Asla endişelenme Ey Efendim! Allah seni kesinlikle zayi etmeyecektir.”

“Sen akrabalarını koruyup, gözetirsin.
Düşkünlerin elinden tutarsın.
İhtiyacı olanların ihtiyaçlarını karşılarsın.
Misafirlerine her türlü ikramı yaparsın.
Hakkın yanında yer alır, hakkın ikamesi için çalışırsın.”

(939)