Riyanın Devası İhlas; İhlasın Kaynağı İhsan

Muhteşem Ahlak dersi, önemli bir konu ile dönemi nihayete erdirdi. Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, dönemin son dersinde İhlas ve İhsan kavramları üzerinde durdu. Bu ders ile birlikte 60 hafta boyunca Efendimiz’in (sas) mübarek hayatının çeşitli safhalarını öğrenmiş olduk. İnşallah 18 Ekim 2015 Cumartesi kaldığımız yerden, yine Hocamızın mihmandarlığında yürüyüşümüze devam edeceğiz. Başta Hocamız olmak üzere, derslerimizi takip eden tüm kardeşlerimize dua ediyor, daha nice hayırlı hizmetlerde Rabbimizin bizleri istihdam etmesini niyaz ediyoruz.

Dersten Cümleler

“İnsanların hatırı için ameli terk etmek riya, onları memnun etmek için amel etmek şirk, bu iki durumdan kurtulmak ise ihlastır.” (Fudayl b. İyâd)

Riya hastalığından kurtulma yolları nelerdir?
1. İhsan ve İhlas ile örülü bir kulluk
2. Muhasebe ve kalp ayarına dikkat edilen bir bilinç
3. Beklentisiz ve pazarlıksız bir hayat
4. Salih ve sadıklarla beraber olunan bir meclis
5. İltica ve dua ile süren bir yürüyüş

“Riyanın Devası İhlas, İhlasın Kaynağı İhsan”

İhlas, hulûs yâda halas kökünden türetilmiş bir kelimedir. Bir şeyi içine karışmış, böylece değerini düşürmüş başka şeylerden temizleyip, arındırmak demektir.
Terim olarak ise: İbadet ve iyilikleri riya ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah için yapmaya ihlas denir.

Kur’an-ı Kerim’de, ‘Muhlisen, Muhlisune, Muhlisîne, Muhlesen, el-Muhlisîne’ şeklinde 20 ayet vardır.
Kur’an, dinin Allah’a has kılınarak, sadece gönülden yapılan ibadetleri Allah’ın kabul edeceğini beyan eder. (Bakara, 139- Zümer, 3, 11, 14-Beyyine, 5)
Kur’an, tüm peygamberlerin ihlas üzere olduklarını ama özellikle karşılaştıkları imtihanlar sebebiyle iki peygamberin (Hz. Musa ve Hz. Yusuf) muhlis olduklarını açıkça beyan eder. (Meryem, 51- Yusuf 24)

Kur’an, Şeytan’ın tüm insanları saptıracağı, ancak ihlaslı kullara fazlaca tesir edemeyeceğini beyan eder. (Hicr, 40)

“İnsanlar helâk oldu; âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu; ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu; ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.” (Gazzâlî, İhyâu ulûmi’d-dîn, 3/414, 4/179, 362)
Sahabe’nin en büyük korkusu: ‘Ben münafık mıyım?’ korkusu idi.
Kur’an, Allah’ın şiddetli azabının insanların çoğunu kuşatacağını, bundan sadece ihlaslı kulların istisna tutulacağını beyan eder. (Saffat, 40, 74, 128)

Kur’an, kâfirler/inkârcılar kerih görseler; hoşlanmasalar bile ihlaslı kulların, gönülden Allah’a kulluk edeceklerini beyan eder. (Mümin, 14)

İhlas, her türlü riyadan arınmaktır.
İhlas, her türlü bulanıklıktan saflaşmaktır.
İhlas, her türlü engelden kurtulmaktır.
İhlas, her türlü nifaktan sıyrılmaktır.
İhlas, her türlü aldatmadan beri olarak samimiyeti kuşanmaktır.

İhsan kavramının kökü hüsn’dür. Hüsn, güzel olmak manasındadır. Bu kelimenin iki temel anlamı vardır. Biri: “başkasına iyilik etmek” diğeri ise “yaptığı işi güzel yapmak”
“Allah’ı görüyormuşçasına O’na ibadet etmen, kulluk etmendir; sen O’nu görmüyorsan da O seni görmektedir.”
“Ben görmediğim bir Allah’a kulluk/ibadet etmem!” (Hz. Ali)
“Gaybin tüm perdeleri açılsa, yine de benim imanımda bir değişiklik olmayacaktır!” (Hz. Ali)
“Onlardan birine yarın öleceksin deseydiniz, vallahi hayatlarında hiçbir şey değişmezdi.”

İhsan, imanın özüdür.
İhsan, imanın ruhudur.
İhsan, imanın cevheridir.
İhsan, imanın kemalidir.
İhsan, imanın lezzetidir.

İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür…
İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür! (Merhum Mehmet Akif Ersoy)
Süfyan-ı Sevri: “Niyetimi sıhhatli bir hale getirmek!”
“Ameller niyetlere göredir!”
“Amellerin değeri ancak niyete göre belirlenir.”
İmam Şafî: “Ameller niyetlere göredir, hadisi 70 meseleye delil olabilecek bir hadistir.”
Ebû Davud: “Dini hususlarda bir insana dört hadis kâfidir!”

“Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir. Burada, yalnız icmalen işaret edilecektir. Kelimelerden maksat, mânâ-yı harfî, mânâ-yı ismî, niyet, nazar’dır.” (Bediüzzaman Said Nursî)
“Herkese niyet ettiği şeyin karşılığı vardır.”
“Muhaciru Ümmü Kays/Ümmü Kays’ın Muhaciri!”
Ğavres b. Haris hatırası…
Hz. Ali’de ihlas ve ihsan şuuru…
Meleklerin hayâ ettiği sahabî Hz. Osman’ın ihsan şuuru…
Hz. Osman: “Sizin içinizde nasılsam, evde Rabbim ile başbaşa kaldığımda da aynıyım.”
Abdurrahman b. Avf’ın tavrı…
Ulbe b. Zeyd’in kabul olan sadakası…
Vâsile b. Eskâ’nın Tebük Gazvesi’ne katılma hassasiyeti…
Hz. Aişe: “Elhamdulillah, La bi hamdike, ve la bi ashabike/Hamd şükür Allah’adır, ne sana nede senin arkadaşlarınadır.”
Muaz b. Cebel: “Oğlum! İnsanlarla az, Rabbinle çok konuş; belki o zaman kalbin Rabbini görür.”
“Allah’ın kulları üzerindeki hakkı nedir bilir misin?”
“Gerçekten Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, O’na ibadet etmeleri ve kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır.”
“Bunu yaptıkları takdirde kulların Allah üzerinde hakkı nedir bilir misin?”
“Onlara azap etmemesidir.” (Buhari, Libas, 101; Müslim, İman, 50)
10 Ekim 2015 Cumartesi günü, Haliç Kongre Merkezi’nde “Ahlakı Kur’an, Davası Furkan” ve “Mucize Bir Kitap ve Mucize Bir Nesil” serlevhasında buluşacağız.

40 ders daha Muhteşem Ahlak, sonra 20 ders; Öteki Hayat başlığında yeni bir ders silsilesi başlayacak.

Suffa Meclisleri 4. yılında; Kur’an dersleri ile devam edecek…

Kur’an Medresesi

Kur’an’ın Şahitleri

Kur’an’ın Şehitleri

Kur’an’da Hz. Peygamber

Vahyin Yetiştirdiği Gençler

(5073)