Nübüvvet Medresesi’nden İlim Ahlâkı | Muhammed Emin Yıldırım

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın Ahlâk Medresesi kapsamında yapmakta olduğu Nebevî Ahlâk programlarının “Nübüvvet Medresesi’nden İlim Ahlâkı” başlıklı bölümü.

Dersten Cümleler

Medresedeki üçüncü dersimiz ve dersimizin başlığı “Nübüvvet Medresesi’nden İlim Ahlakı”

Allah’ın (cc) bir kuluna verebileceği en büyük nimetlerden biri ilimdir. Hiçbir şey ilim kadar insana şeref katmaz, itibar kazandırmaz, mevki ve makam elde ettirmez.

Şehitlerin kanına denk gelen bir seviyedir, âlimlerin mürekkepleri… O âlimler, peygamberin varisleridir. Peygamberlerin cihana bıraktığı nebevi mirasın takipçileridir.

Ben bir muallim olarak gönderildim.”  (İmam Mâlik, Muvatta)

İman dediğimiz en önemli esas ve en önemli hakikat, şu 4 unsurdan oluştur: Marifet, Tasdik, İkrar ve Amel… Marifet nedir? İmana konu olan şeylerin bilgisidir. Yani ilimdir.

Alak Sûresi’nin ilk 5 ayeti:

اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ ﴿١﴾

“Yaratan Rabbinin adıyla oku!”

خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ ﴿٢﴾ 

“O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.”

اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ ﴿٣﴾

Oku! Senin Rabbin en büyük kerem sahibidir.

اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ ﴿٤﴾

O insana kalemle yazı yazmayı öğretendir.

عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ ﴿٥﴾

“İnsana bilmediklerini öğretendir.”

Bu ayetler iman ve iman hakikatleri için bize ne söyledi?

  1. Yaratma sadece ve sadece Allah’ın kudretinde olan bir şeydir.
  2. Yaratma Allah’ın ise elbette yönetme de Allah’ındır.
  3. Allah’ın yönetmesini yeryüzünde gerçekleştirecek olan insandır.
  4. İnsan, her an büyüklenmeye meyyal bir varlıktır ve bunu yapacağı alan çoğu zaman ilimdir.
  5. Bundan dolayı kendisine bahşedilen ilmin kaynağını hiçbir zaman unutmamalıdır.

Sadece bu 5 ayet sahih ve selim bir şekilde imanı anlamamıza yeter… 5 ayette 5 Esmâ-i İlahiyeyi nazarlara verildi: Rab, Hâlık, Rab, Âlim, Ekrem…

İlim Ahlâkı açısından bu ayetler bize neler söyler?

  1. Marifet/İlim ancak okumakla elde edilir.
  2. Okumak, ancak Allah adına ve Allah namına olursa fayda verir.
  3. Fayda ancak önümüze serilen bütün kitapların okunması ile sağlanır.

Önümüze serilen kitaplar dört tanedir:

• Âyât-ı Kâinat veya Âyat-ı Âfâk

“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. ‘Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru!’ derler.” (Al-i İmran 3/191)

• Âyât-ı İnsan veya Âyât-ı Enfüs

“Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde/nefislerinizde Allah’ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?” (Zâriyât 20, 21)

• Âyât-ı Hadisât veya Âyât-ı Makdûrat

“Göklerde ve yerde bulunan her varlık O’na muhtaçtır; O her an, hayata ve varlığa dair her işe müdahildir/her şey O’nun tasarrufundadır.” (Rahman 55/29)

• Âyât-ı Kur’ân veya Âyât-ı Mestura

“Elif, Lâm, Râ. Bu Kur’ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah’ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik.” (İbrahim, 1)

  • İlmin en önemli meselesi yaratılış üzerinde tefekkür etmektir.
  • Tefekkürsüz ilimde derinleşme olmayacak ve dolayısı ile fayda elde edilemeyecektir.

Hz. Ali: “Tefekkürsüz okumaktan, takvasız ilimden, cömertlik olmayan maldan, korumasız kardeşlikten fayda olmaz.”

  • İlmin kaynağının mutlak manada el-Âlim olan Allah olduğu unutulmamalıdır.
  • İlmin kayıt altına alınması ancak kalem ile mümkündür.
  • İlim sahibini Allah’a yaklaştıracak en büyük vesiledir.
  • İlim sahibini Allah’tan uzaklaştırıyorsa ahlâkını kaybetmiştir.
  • Ahlakı olmayan ilim asla sahibine bir fayda vermeyecektir.

İmanın ahlakı güven
İslam’ın ahlakı şahitlik
İhsanın ahlakı ihlâs
İlmin ahlakı haşyettir.  Amel ise ilmin hakkıdır.

“Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar haşyet duyarlar.” (Fâtır 35/28)

Bir yerde ilimden bahsedilecekse orada olmazsa olmaz olarak 5 şey vardır. 5 mim yani mühim hususlar… Nedir bunlar?

Muallim
Mutallim
Mektep
Müfredat
Menhec

“Muallimliğin hakkı merhamettir.
Talebeliğin hakkı istikrardır.
Mektebin hakkı şahitliktir.
Menhecin hakkı sadakattir.
Müfredatın hakkı hakikattir.”

Nasıl Bir Talebe?

1. Talebe: Niyet muhasebesini iyice yapmalı, ilmi ne için ve kimin için talep ettiğini iyice tespit etmelidir.

2. Talebe: İlmin kitaplardan geçtiğini unutmamalı, ama bu işin rehbersiz, muallimsiz ve mürşitsiz olmayacağını da bilmelidir.

3. Talebe: Kendisini çok iyi tanımalı yada rehberine tanıtmalı; haline, kabiliyetine ve mizacına uygun bir hedef belirlemelidir.

4. Talebe: Zamanın sınırlı, yapılacak işlerinin ise çok olduğunun her an farkında olmalı, programlı ve sistemli çalışmadan hedefe varılamayacağını bilmelidir

5. Talebe: Hedefini net bir şekilde ortaya koymalı ve o emelini gerçekleştirebilmek için dağılmadan ve dağıtmadan yürümelidir.

6. Talebe: Haddini çok iyi bilmeli, nerede durması gerektiğinin farkında olmalı, bu bilinci yürüyüşünün sonuna kadar da sürdürmelidir.

7. Talebe: İlmi elde etmeye karşı hırslı olmalı, güçlü bir istek ve arzuyu kendine azık olarak edinmeli; merak ile şüpheyi birbirinden ayırarak hakikati elde etmeye doymamalıdır.

8. Talebe: Vefayı, ilim yolunda yürüyüşünün temeline yerleştirmeli, ‘bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ diyen bir mektebin mensubu olduğunu unutmamalıdır.

9. Talebe: Hakikate âşık olmalı, “hocamı severim, ama hatasını sevmem’ diyebilmeli; “huz ma sefa da me keder/iyisini al kötüsünü sahibine bırak” bilincini kuşanmalıdır.

10. Talebe: Kanaatin en büyük zenginlik olduğunu unutmamalı, ilmin bereketlenmesinin en önemli vesilesi ona buna el açmamadan geçtiğinin bilincinde olmalıdır.

Nasıl Bir Muallim?

1- Muallim: Yaptığı işi meslek olarak değil; bir vazife olarak görmelidir.

2- Muallim: Merhameti en büyük azık olarak edinmeli; yüreğini bir ana şefkati ile açmalıdır.

3- Muallim: Söylediğini yaşamalı; yaşadığını anlatmalıdır.

4- Muallim: Hafif meşrepli olmamalı; vakarı hayatının esası kılmalıdır.

5- Muallim: Vakarını tevazu ile dengelemeli; asla kibre kapı açmamalıdır.

6- Muallim: Affı ve müsamahayı kuşanmalı; öfkesini kontrol altına almalı, intikamı ise unutmalıdır.

7- Muallim: Adaleti hiçbir zaman hayatından çıkarmamalı, eşitliğin adalet olmadığını çok iyi kavramalıdır.

8- Muallim: Gaye ve amacının iyice farkında olmalı; talebelerine de bunu hissettirmelidir.

9- Muallim: Tedriciliği esas almalı, ya hep ya hiç mantığından kendini muhafaza etmelidir.

10- Muallim: Aceleciliği ve başarı hesaplarını bir kenara bırakmalı; sabrı ve beklentisizliği hayatına hâkim kılmalıdır.

(163)