Nimet Yurdundan Zahmet Yurduna Hz. Âdem (as)

Siret-i Enbiyâ derslerimizin bu haftaki konusu Hz. Âdem’in (as) dünya hayatı idi. Muhammed Emin Yıldırım hocamız, “Nimet Yurdundan Zahmet Yurduna Hz. Âdem” serlevhasının altında nasıl cennetten dünyaya indirildiklerini, nelerle karşılaştıklarını, ne gibi imtihan ve zahmetlerle mücadele etmek durumunda kaldıklarını ayet, hadis ve tarihi rivayetler ışığında anlattı.

Dersten Cümleler

Taha Sûresi’nde Rabbimiz Hz. Âdem ve Hz. Havva’ya “ikiniz berberce cennette girin” dedikten sonra, “dikkat edin amansız düşmanınız şeytan sizi aldatmasın. Eğer şeytan aldatır da sizi cennetten çıkarırsa yorulur, sıkıntı çeker, yani zahmete düşersiniz. Ama cennette kalırsanız, burada acıkma yok, çıplak kalma yok, susuzluk çekmek yok, sıcaktan bunalmak yok, yani zahmet yok, çünkü siz nimet yurdundasınız, sakın çıkmayın nimet yurdundan yoksa zahmete düşersiniz.” demişti.

İmtihanların en ağırı, evlatla imtihandı.

Mevlâ bizi evlatlarımızla, evlatlarımızı bizlerle mahcup eylemesin.

“Şeytan o ikisinin ayaklarını kaydırdı…” (Bakara 3/36)

Peygamberlerin Sıfatları:

Sıdk, doğruluk
Emanet, emin olmak
Tebliğ, mesajı iletmek
Fetanet, aklıselim ile hareket etmek
İsmet, günahlardan korunmuş olmak

Peygamberlerin zelleri nasıl anlaşılmalı?

Peygamberler hata eder; ama hatada ısrar etmezler.
Peygamberler hata eder; ama aynı hatayı iki kere işlemezler.
Peygamberler bir iki kere hata eder; ama defaatle hata etmezler.
Peygamberler işledikleri hatayı düzeltmeden öylece bırakmazlar.
Peygamberler o hataları ile bir çok mesajın ulaşmasına vesile olurlar.

“(Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (A’raf 7/23)

“Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.” (Bakara 2/26)

“Şüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbet), Bekke’dekidir. (Mekke’deki Kâbedir.)”  (Âl-i İmran 3/96)

Kâbe’nin Geçirdiği Üç Süreç:

İbda Süreci- Hz. Âdem (Âl-i İmrân 3/96)
İhya Süreci- Hz. İbrahim (Bakara 2/124)
İnşa Süreci- Mekkeliler ve Efendimiz (sas)

Kâbil ile Hâbil kıssasını Kur’an’dan Maide Sûresi 27 ila 31 ayetler arasında 5 ayette okuyoruz.

“Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini bir hak, gerçek olarak anlat! Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, hased yüzünden), “Andolsun seni öldüreceğim!” dedi. Diğeri de “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder!” dedi.” (Maide 5/27)

Kâbil’in ocağını batıran hastalığın adı hasettir.

Haset, hem yapana hem yapılana zarar veren bir hastalıktır.

Kıskançlık elindekini sakınmak, haset başkasının elindekine göz dikmektir.

Haset, yakınlık arttıkça artan bir hastalıktır.

Hasedin bir tedavi yöntemi vardır. O da duadır. Bu duanın 5 boyutu vardır:

Haset edilene dua
Haset edilen özelliğe dua
Haset edilenin daha fazlasını elde etmesine dua
Hasetçinin kendisine dua

Hasetçisinin kendisine fiili dua

“Kimin bahçesine yağmur yağsa sanki benim bahçeme yağmış gibi beni sevinenlerden eyle Ya Rabbi.”  (İbn Abbas)

Haset, kin oluşturur, kin ise kirdir. Dolayısı ile haset, kirletir ve karartır.

“Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan (bile) ben sana, öldürmek için el uzatacak değilim. Ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”  (Maide 5/28)

İlk kan ve ilk cinayet haset yüzünden işlenmiş oldu.

Hâbil’in dediği şu, “sen beni öldürmek istesen bile ben sana bunu yapmayacağım!” yani “zalim olmaktansa mazlum olmayı tercih edeceğim.”

“(Eğer bana zulmedersen) Ben istiyorum ki sen, hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur.” (Maide 5/29)

“Nihayet nefsi onu (Kâbil’i), kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü: bu yüzden de kaybedenlerden oldu.” (Maide 5/30)

“Zulmen öldürülen hiçbir kimse yoktur ki onun kanından Âdem’in ilk oğluna bir nasip olmasın çünkü o öldürmeyi ilk icat edendir.” (Buhârî, Kitâbü’l-Enbiyâ, 1; Müslim, Kasâme, 27)

“Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) ‘Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim!’ dedi ve ettiğine yananlardan oldu.” (Maide 5/31)

Kargadan muallim olur mu?

Alınması gereken mesajlar:

Kötüsünü vermek Kâbil, iyisini vermek Hâbil çizgisidir.

Kabul edilmeyince öfkelenmek Kâbil, kabul edilince tevazu göstermek Hâbil çizgisidir.

Haset etmek Kâbil, İsâr duygusu ile hareket etmek Hâbil çizgisidir.

Zalim olmak ve zulmü haklı göstermek Kâbil, mazlum olmak ve zulme meyletmemek Hâbil çizgisidir.

İstediğini alamayınca hemen öldürmeyi düşünmek Kâbil, kendisini öldürmek için harekete geçene bile hakkı duyurmaya çalışmak Hâbil çizgisidir.

Her şeyi dünyada çözüme kavuşturma arzusu Kâbil, bazı şeyleri ahirete bırakma emeli Hâbil çizgisidir.

Dünyadaki Cennet Aile… “Gençlere Evlilik Konusunda El Uzatın!”

(217)