En İdeal Kayınbaba

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız ile “Nebevî Örneklikte Aile” üst başlığında, Nebevî medreseden dünyadaki cennetimiz olan ailelerimizdeki konumlarımızın nasıl olması gerektiğine dair önemli mesajları öğreneceğimiz programların yedincisi gerçekleştirildi. Hocamız bu yedinci programda “En İdeal Kayınbaba” konusunu işledi.

Dersten Notlar

Aile Medresemizde “Nebevi Örneklikte Aile” serlevhasının altında yaptığımız derslerin 7.sine eriştik.

Kim bilirdi ki böyle bir virüs bu kadar yayılacak, bütün dersler iptal olacak, camiler kapanacak, insanlar evlerinden dışarı çıkamayacak…

Kader işte budur, Allah’ın dışında kimse de bilemez gaybı, bir saniye sonrasını bile bilmiyoruz, ama nankörlükte sınır tanımıyoruz.

1. Hadis

Ebû Hüreyre (ra) naklediyor; Efendimiz (sas) buyuruyor ki: 

“Sakın babalarınızdan yüz çevirip uzaklaşmayın! Kim babasında yüz çevirirse (bu davranışı) nankörlüktür.” (Buhârî, Kitâbü’l-Ferâid, 29) 

2. Hadis

Saîd b. Âs el-Ümevî (ra) naklediyor:

“Hiçbir baba, evladına güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.” (Tirmizî, Birr ve’s-Sıla, 33) 

3. Hadis

Ümmetin sır küpü olan Huzeyfetü’l-Yemâni (ra) naklediyor. 

Efendimiz (sas) buyurmuşlardır ki: “Kişinin imtihanı, ailesi, malı, çocuğu ve komşusu iledir. Namaz, oruç, sadaka ve (iyiliği) emredip (kötülükten) sakındırma işte bu imtihan için kefaret olur.” (Buhârî, Mevâkitü’s-Salât, 4) 

Bu üç hadisten alınacak üç mesaj: 

1. Büyüklerden yüz çevirmek, insanı nankör durumuna düşürür.
2. Büyüklerin kendinden küçüklere en güzel hediyesi temsil ve terbiyedir.
3. Büyüklerin varlığı bir nimet olduğu gibi büyük de bir imtihandır. 

Geçen dersimizi hatırlarsanız iki ana başlıkta işlemiştik: 

Birincisi: Efendimiz’in (sas) damatları ve onlarla kurduğu ilişkiler

İkincisi: Efendimiz’in (sas) damat olduğu evler ve onlarla kurduğu ilişkiler 

Şöyle bir internetten kayınbaba diye bir arama yapın bakın ne okuyacaksınız? Genelde iki kavram üzerinden haberler göreceksiniz: Şiddet/Dehşet ve Ahlaksızlık 

Kayınvalide / kaynana diye arayın yine iki kavram üzerinden haberlere şahit olacaksınız: Mizah ve Kavga

Kaç tane damadı vardı Efendimiz’in? 

Kızları malum 4 tane, sırası ile: Zeynep, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma

Bu 4 kızından Efendimiz’in 3 damadı oldu: Ebû’l-Âs b. Rebî, Hz. Osman ve Hz. Ali…

Efendimiz’in (sas) terbiyesinde yetişen kızlar var, annelerimizin önceki evliliklerinden olan sonra Efendimiz’in hanesinde onun kızları gibi yetişen, Efendimiz (sas) onların bizzat evlilikleri ile ilgilenmiş ve onları evlendirmiş, onların eşlerine damatlarım demişti.

Kimdi bunlar?

Hz. Hatice validemizin kızı Hind bint Atik
Ümmü Seleme validemizin kızı Zeyneb bint Ebî Seleme
Ümmü Habibe validemizin kızı Habibe bint Ümmü Habibe

Bu kızların evlendiği şahıslar şunlardır:

Sayfî b. Ümeyye, Mahzumoğulları’ndan
Abdullah b. Zem’a, Esedoğulların’dan
Davud b. Urve, Sakifoğullarından…

Efendimiz’in (sas) tüm damatları ile münasebetlerini şöyle bir değerlendirsek karşımıza şu 5 kavram çıkıyor:

Muhabbet
Saygı
Mesafe 
Adalet
İtidal

Damatlarını sevdi, onlar tarafından da sevildi.

Damatlarına saygı gösterdi, onlardan da saygı gördü.

Damatları ile arasında makul bir mesafe belirledi ve bunu hayatının sonuna kadar korudu. 

Damatlarına karşı adaletli oldu, asla kızlarını kayırmadı.

Damatlarından fazlaca bir beklentiye girmedi, itidal çizgisini her daim korudu. 

Kayınbabalara Tavsiyeler:

1. Damadını gönülden sevmeli, “seven sevilir” ilkesini unutmamalı, karşıdan sevgi görmenin en güzel yolunun, önce sevgiyi karşıya yansıtmaktan geçtiğini iyice bilmelisin.

2. Büyüklüğün sorumluluğu sadece saygı beklemek değil, saygı göstermek olduğunu unutmamalı, saygı yansıtarak saygı görmelisin.

3. Sağlıklı iletişimin en önemli meselelerinden birinin mesafe olduğunu unutmamalı, “damat ile de mesafe olur mu?” dememeli, makul mesafeyi iyice ayarlamalısın.

4. Adaletin ikâmesinin farz olduğunu unutmamalı, kızına olan sevgini asla adalet duyguna galip gelmesine müsaade etmemelisin.

5. Beklentide itidalin uzun soluklu ilişkilerde olmazsa olmaz bir esas olduğunu unutmamalı, ne onu fazla beklentiye sokmalı, ne kendin fazlaca bir beklentiye girmemelisin. 

Kayınvalidenin/Kaynananın Penceresinden

1. Gelinini öz kızın gibi bilmeli; iki de bir: “El kızı ne olacak, gelip oğlumu elimden aldın, sana ne biçim bir koca verdim” dememelisin. 

2. Gelinine annelik yapmalı, kusurlar bulmaya çalışmamalı, iki de bir: “Nerede o eski gelinler, biz kaynanamıza şöyleydik, böyleydik” dememelisin. 

3. Başkalarının gelinin hakkında dedikodu yapmasına fırsat vermemeli, sen de başkalarına gelinini çekiştirmemeli, iki de bir: “falancanın gelini şöyle yapmış, böyle yapmış” dememelisin. 

4. Oğlunu gelinine karşı kışkırtmamalı, en ufak bir meseleyi büyültmemeli, iki de bir: “Ah oğlum, vah oğlum” diyerek dikkatleri üzerine çekip, ortalığı velveleye vermemelisin. 

5. Gelinini hizmetçin olarak görmemeli, onunda bir şerefi olduğunu unutmamalı, yapabileceğin basit işleri bile iki de bir: “Gelin, gelin” deyip, başının etini yememelisin. 

(184)