Depremi Sahabice Okumak | Gıyabi Cenaze Namazı ve Dua Programı

Yaşanan deprem afeti sebebiyle vefat eden, yaralanan ve yaraları sarmak için el uzatan tüm kardeşlerimiz için Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın da katılımıyla dualarda buluştuk…

Dersten Notlar

Okumamız gereken dört kitap var:

1. Kur’ân-ı Kerîm
2. Âyât-ı kâinat
3. Âyât-ı enfüs (nefisler)
4. Âyât-ı hadisat

Her şey gibi deprem de Allah’ın bir ayeti. Depremin de içinde olduğu ayat-ı hadisat, diğer kitaplar gibi yaratan Rabbimizin adıyla okunmalı. Eğer ayet olarak değil de nefsî olarak okursak, kendi menfaatimiz için okursak acılar daha da derinleşir. Atmamız gereken adımları ihmal ederek tüm faturayı kadere kesmek, depremi Allah’ın adıyla okumamaktır.

Depremi Allah adına ve Allah namına okumak denince 4 mesele karşımıza çıkar:

1. Deprem toprağın sinyalidir.

Deprem, yer kürenin devamiyeti için olması gereken bir hadisedir. Kötü olan depremin olması değil, depreme karşı tedbir almamaktır.

2. Deprem kıyametin habercisidir.

3 farklı kıyamet vardır: Ferdî kıyamet, ictimai (toplumsal) kıyamet, kevnî kıyamet (büyük kıyamet). Büyük kıyametin alametlerinden biri de depremlerin çoğalmasıdır. O yüzden her deprem bizi imana dair başka bir kıvama taşımalı.

3. Deprem yeniden ayağa kalkmanın imkanıdır.

Yanlışlardan dönülmesi için bir hatırlatmadır depremler.

4. Merhametin çoğalmasına bir imkandır.

İnsanlığımızı kaybetmemişsek merhamet duygumuzu artıracaktır depremler.

Hicretin 5. yılında Medine’de bir deprem gerçekleşmişti. Allah Resulü (sas) o sarsıntıdan dolayı endişe duyan Sahabeye şöyle söyledi: “Rabbiniz, sizi hoşnut olacağı duruma döndürmek istiyor; siz de O’nun rızasını isteyiniz!” buyurmuştur. (el-Musannef, II,472)

Allah’ın razı olacağı işler nedir?

Sebepler dairesinde tedbir, hakkı verilmiş bir tevekküldür.

İnsanlar şu an yaraların sarılması adına çok fazla çaba sarf ediyor. Ancak var olan bu hissiyatın sürekli hale gelmesi gerekiyor. Birkaç hafta sonra yapılanların azalmaması, hissiyatımızın bitmemesi için şu beş sorumluluğumuzu unutmayalım:

1. Acılar ne kadar derin olursa olsun, asla moralsizliğe ve umutsuzluğa kapı aralamamak.

2. İsrafa kapı açmadan, elinden geldiğince sadakaları çoğaltarak kardeşlerimizin ihtiyaçlarını gidermek.

3. Bu süreç geçtikten sonra yapılan ihmallerin tespit edilip, giderilmesi adına adımlar atmanın da sorumluluğumuz olduğunu unutmamak.

4. Bu süreçte en önemli şey manevi imardır. Ancak kendi maneviyatını imar edemeyen başkasını imar edemez. Önce kendi maneviyatlarımızı sonra kardeşlerimizin maneviyatlarını imar etmek.

5. Dua müminin silahı ve umududur. Bu süreçte en büyük dualarımızı kardeşlerimize ayırmak.

(525)