Annelere Annelik Öğreten Bir Kadın Hanne (Hz. Meryem’in Annesi) | Muhammed Emin Yıldırım

Muhammed Emin Yıldırım hocamızın anlatımıyla hanımlara özel olarak gerçekleştirilen Tarihin Mümtaz Anneleri serisinin 16. bölümünde “Annelere Annelik Öğreten Bir Kadın Hanne (Hz. Meryem’in Annesi)” başlığı altında Belkıs annemizi konuşuyoruz…

Dersten Notlar

Anneliğin 10 Temel Anahtar Kavramı 

1- Sorumluluk
2- Hassasiyet
3- Umut
4- Adamak
5- Hürriyet
6- Tevazu
7- Tevhid
8- Sadakat
9- İstiâze
10- Sabır

Sorumluluk: Allah’ın (cc) insana verdiği nimetler çerçevesinden ondan istedikleridir.

Hassasiyet: Allah’ın (cc) kulunda görmek istediği kulluk ızdırabıdır.

Umut: Allah’ın (cc) gördüğünde en fazla hoşnut olduğu en muazzez bir duygudur.

Adamak: Allah’ın (cc) bahşettiği en değerli ikramları yine O’nun (cc) yoluna feda etmektir.

Hürriyet: Allah’ın (cc) rızası dışında boyuna, ele ve ayağa takılan tüm prangalardan kurtulmaktır.

Tevazu: Allah’ın (cc) rızasını kazanmak için O’nun (cc) karşısında iki büklüm olmaktır.

Tevhid: Allah’ın (cc) birliğini, yaratmasını, yaşatmasını ve yönetmesini bir an olsun unutmadan selim bir akideyi tesis etmektir.

Sadakat: Allah’ın (cc) tasdiklemesini istediği her şeyi kalben tasdiklemek ve sonuna kadar da bu inancı devam ettirmektir.

İstiâze: Allah’ın (cc) sığınılmasını istediği her şeyden yüz çevirip O’na (cc) sığınarak, O’nun (cc) zimmeti altında yaşamaktır.

Sabır: Allah (cc) adına ve Allah namına dayanmak ve direnmektir.

Nelere sabretti Hz. Hanne? 

1- İmrân gibi bir kocaya ve onun konumuna sabretmesi

2- En büyük imtihanı olan çocuksuzluğa yıllarca sabretmesi

3- Hamile kaldığında hasetçi komşu ve akrabalara sabretmesi

4- Aynı imtihanı yaşayan kız kardeşi Elizabeth’in gıbta damarını harekete geçirmemek için sabretmesi

5- Eşi İmrân’ın vefatına ve sonrasında ortaya çıkan sıkıntılara karşı sabretmesi

6- Doğan çocuğunun kız olması üzerine koparılan fırtınalara karşı sabretmesi

7- Adağını yerine getirme noktasında hiçbir tevile ve söze kapı açmadan sabretmesi

8- Meryem’i mabede adadıktan sonra bu zorlu imtihana karşı sabretmesi

9- Meryem’in yıllarca mabed de karşılaştığı sıkıntıları duymasına karşı sabretmesi

10- Son nefesine rağmen bu adağından geriye dönmeyip, sözünü tutabilmek için sabretmesi

اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰه۪يمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ

“Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrâhim ailesini ve İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı.” (Âl-i İmrân 3/33)

ذُرِّيَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۚ

“Bunlar birbirinden gelme nesillerdir. Allah hakkıyla işitmekte ve bilmektedir.” (Âl-i İmrân 3/36)

اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّ۪ي نَذَرْتُ لَكَ مَا ف۪ي بَطْن۪ي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّ۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

“Bir zamanlar İmrân’ın hanımı şöyle demişti: “Rabbim! Karnımdaki çocuğu özgürce/ kayıtsız şartsız bir şekilde Sana adadım. Bunu benden kabul buyur; kuşkusuz sensin her şeyi işiten, her şeyi bilensin.” (Âl-i İmrân 3/37)

فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ

“Onu doğurunca dedi ki: “Rabbim! Onu kız doğurdum. -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilmektedir- erkek de kız gibi değildir. Ben onun adını Meryem koydum, işte ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı senin korumana bırakıyorum.” (Âl-i İmrân 3/38)

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًاۙ وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا

“Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriyyâ’yı da onun bakımıyla görevlendirdi…” (Âl-i İmrân 3/39)

1- Allah (cc) bu adağı kabul etti.
2- Bu adağı en güzel bir şekilde karşıladı.
3- Bu adağı bir çiçek gibi yetiştirdi.
4- Bu adağı her türlü kötülükten korudu.
5- Bu adağa Zekeriyyâ gibi bir bahçıvanı görevlendirdi.

(179)