Kulluğun İşareti İman | Muhammed Emin Yıldırım

Siyer Vakfımızın Hicri 1444 Kulluk Yılı kapsamında gerçekleştireceği programlardan biri olan Kulluk Medresesi’nin besmelesi çekildi.

Sene boyunca birbirinden kıymetli isimlerle gerçek özgürlük olan kulluğun farklı yönleriyle ele alınacağı Kulluk Medresesi’nin ilk programını “Kulluğun İşareti İman” başlıklı dersiyle Muhammed Emin Yıldırım Hocamız yaptı.

Siyer Vakfı Konferans Salonumuzda gerçekleştirilecek olan programlar aynı zamanda canlı olarak Siyer Tv Youtube Kanalımız üzerinden de yayınlanacak.

Dersten Cümleler

Bundan tam 835 yıl önce şu saatlerde Şarkın en Sevgili Sultanı olan Selahaddin-i Eyyübî 88 yıllık işgali sona erdirmiş ve Miracın yatağı, Müslümanların ilk kıblesi, ümmetin izzet sembolü olan Kudüs’ü fethetmiştir.

Mevlâ bir kez daha bizi Kudüsümüz ile Kudüsümüzü bizimle sevindirsin.

1444 Hicrî, 2022 Milâdî yılı, Kulluk Yılı, “Gerçek Özgürlük Kulluk” serlevhası altında çalışmalarımızı yapacağız. Bundan dolayı Medresemizinde bu yıl ki teması buna uygun oldu.

Özellikle son 10 yıldır başta gençlerimiz olmak üzere insanımızın çoğunda iman ile alakalı ciddi sorunlar oluştu. Bu sorunların 10 temel sebepten kaynakladığını düşünüyoruz. Nedir bu sebepler?

1. Yanlış ve eksik din anlatımı
2. 
Tebliğ ve temsil noktasındaki problemler
3. 
Gençliğin getirdiği tecrübesizlikler ve oturmamışlıklar
4. Gençlerde oluşan isteksizlikler ve ilgisizlikler
5. Ailelerin değişimi okuyamamaları ve karşılaştıkları çaresizlikler
6. Küresel ve yerel kuşatmalar
7. 
Dijital ve sanal dünyanın ortaya çıkardığı etkiler
8. 
Yenilenen sorunlara yenilenemeyen cevaplar
9. 
Cemaat ve hocalardaki sıkıntılar
10. 
Devlet ve diyanetin oluşturduğu sorunlar

Allah (cc) hakkında gençlerimizin en fazla sorduğu 10 soru:

1. Allah beni yaratırken bana sordu mu?
2. Allah niçin bizden ibadet etmemizi istiyor? Madem ihtiyacı yok neden öyleyse bize sorumluluklar yüklüyor?
3. Allah’a inanmak benim için gerekli mi?
4. Allah’a imanda ciddi şüphelerim var, bu şüpheleri nasıl gideririm?
5. Allah varsa neden onu bir türlü göremiyorum?
6. Allah insanlara neden acı çektirir?
7. Allah adilse neden dünyada bu kadar zulüm var?
8. Allah’a iman eden birisi neden bir ateist kadar ahlaklı olamıyor?
9. Allah’ın kendini yok etme gücü var mı? Varsa yok edebilir mi?
10. Allah kendisi gibi birini veya kendinden daha büyük birini yaratabilir mi?

“Biz imanın ne olduğunu bilmiyoruz!

İman dediğimiz hakikat; 4 unsurdan oluşur: Marifet, Tasdik, Amel ve İkrar

Marifet, aklın imanla buluşmasıdır; bunun için lazım olan ilimdir.
Tasdik, kalbin imanla kaynaşmasıdır; bunun için lazım olan haşyettir.
Amel, bedenin imanla harekete geçmesidir; bunun için lazım olan istikrardır.
İkrar, dilin imanla şahitlik etmesidir; bunun için lazım olan sadakattir.

Efendimiz (sas) 23 yıl içerisinde Sahâbe’ye imanı öğretti. Nasıl öğretti?

– İlk ders ve ilk dert olarak imanı öğretti.
– Sade, duru ve berrak bir şekilde öğretti.
– Onların anlayacakları ve kavrayacakları şekilde öğretti.
– Akıllarını ikna ederek, kalplerini ise tatmin ederek öğretti.
– Bu öğretimi bir defa yapıp bitirmedi, her daim takviye ederek geliştirdi.

Nisâ Sûresi 136. ayet;  “Ya eyyühellezine amenu” diye başlıyor… Bu hitap, malum olduğu üzere Kur’ân içerisinde 88 yerde geçmektedir.

Abdullah b. Mes’ûd, bu hitabın doğru anlaşılması için şöyle diyor: “Yüce Allah’ın ‘Ey iman edenler’ çağrısını duyduğun zaman, kulaklarını aç ve can kulağıyla onu dinle. Çünkü bu çağrıdan sonra O (cc), ya hayırlı bir işi sana emrediyordur, ya da seni kötü bir şeyden sakındırıyordur. ” (Suyutû, el-İtkân, c. 2, s. 43;  İbn Kesîr, Tefsîr, c.1, s.148)

“Ey İman Edenler! İman edin!” emrini şöyle anlarsak, doğru anlamış oluruz:

1. İman ettiğiniz değerlere tam anlamı ile güvenin ve tüm şüpheleri izale edin.
2. İman hakikatlerini iyice öğrenin ve içselleştirin.
3. İmanlarınızı taklidi imandan, tahkiki imana yükseltin.
4. İmanlarınızı kemale erdirme yolunda gayret içerisinde olun.
5. İmanın size yüklediği sorumlulukları eksiksiz yerine getirmeye çalışın.
6. İmanınıza asla şirki bulaştırmayın ve her alanda tevhidi hâkim kılın.
7. İmanlarınıza pazarlık karıştırmayın, ecir ve mükâfatınızı sadece Allah’tan bekleyin.
8. İmanınızı hayatınızın tamamına yayın; Allah’a ait alanları parçalayıp, bölmeyin.
9. İmanlarınız üzerinde sebat edin ve her gün, her an yenilemeyi unutmayın.
10. İmanınızı kaybetme endişesini son nefesinize kadar diri tutun.

Allah (cc) dediğimizde aklımıza şu 5 temel vasıf gelmeli:

– Birlik
– Büyüklük
– Bütünlük
– Benzersizlik
– Bakilik

“İman sağlam bir şekilde tesis edilip, korunmadığı için amellerinin altında ezilen Müslümanlarız”

Bakıyorsun, kızlarımız tesettürün altında eziliyor…
Çocuklarımız namazın altında eziliyor…
Tüccarlarımız faizin altında eziliyor…
Koca koca adamlar bir makamın altında eziliyor…  

Nedir Kelime-i Tevhid? Dört kelimeden, iki cümleden oluşan bir terkiptir: Lâ ilahe illallah

“Lâ ilahe” nefiy, “İlalllah” İspat

Kelime-i Tevhid’in nefiy kısmı şu mesajları verir:

1. İmha olmadan, inşa olmaz.
2. Reddedilmeden, kabul edilmez.
3. Temizlemeden, davet gerçekleşmez.
4. Kazımadan, boya sürülmez.
5. Zararlı olan defedilmeden, yararlı olan celp edilemez.

Kelime-i Tevhid’in ikinci kısmı olan “İllallah” kısmının mesajları:

1. ‘Allah’ demek yetmez, sadece ve sadece ‘Allah’ demek gerekir.
2. ‘Evet’ demek yetmez, önce gür bir seda ile ‘Hayır’ demek gerekir.
3. ‘İman’ etmek yetmez, evvelinde ‘İnkâr’ etmek gerekir.
4. ‘Hakka’ ittiba etmek yetmez, öncesinde ‘Batılı’ izale etmek gerekir.
5. ‘Ben’ demek yetmez, Fatiha Süresi’nin bilincine ererek, ‘Biz’ demek gerekir.

(190)