Hz. İbrâhim’in (as) Duaları ve Evrensel Mesajları

Siret-i Enbiyâ derslerimizde Hz. İbrâhim (as) ile alakalı son dersimizi yaptık. Muhammed Emin Yıldırım hocamız, “Hz. İbrâhim’in Duaları ve Evrensel Mesajları” serlevhasının altında, önce duanın anlam, değer ve önemini, sonra Hz. İbrâhim’in dualarını, onların muhtevalarını ve o duaların bugüne bakan evrensel mesajlarını çok önemli örnek ve vurgularla anlattı. Böylece Hz. İbrâhim ile alakalı 13 derslik sürecimizi tamamlamış olduk. Haftaya Hz. İsmâil’den derslerimize devam edeceğiz inşallah…

Dersten Cümleler 

Dua, kulun kulluğunun farkına vararak, kendisini yaratan Allah ile bağ kurması, halini arz etmesi, her ne ise isteği onu istemek için yakarışını ortaya koymasıdır.

Biz dua deyince neleri hatırlamalıyız?

– Dua, ibadetin ta kendisidir. (Ebû Dâvûd, Salât, 356)
– Dua, ibadetin beynidir. (Tirmizî, Deavât, 2) 
– Dua, kulun kulluğunu unutmamasıdır. (Kasas 28/88) 
– Dua, kulun Allah’a yakınlaşmasıdır. (Bakara 2/186) 
– Dua, kulun Allah’a halini arz etmesidir. (A‘râf 7/55)
– Dua, kulun Allah ile konuşmasıdır. (A‘râf 7/205) 
– Dua, kula değer kazandırtan en önemli ameldir.  (Furkân 25/77) 
– Dua, kişinin canlı olduğunun işaretidir. (Mü’min 40/60)
– Dua, her şeye rağmen umut taşıdığının göstergesidir. (Bakara 2/152)
– Dua, Allah’ın kuluna verebileceği en büyük nimettir. (Tirmizî, Deavât, 2)

Değerimiz, duamız kadardır. 

Ölüler dua etmez, dua varsa canlılık vardır. 

Dua varsa umut vardır; umut varsa iman vardır… 

Dua eşsiz bir ibadet, muhteşem bir amel, çok kıymetli bir haldir…

Bir duanın gerçekten dua olabilmesi için şu 7 hususa dikkat edilmesi gerekir: 

1. Seçilen kelimeler doğru, talep edilen şeyler meşru olmalı!:
2. Dil ile kalp uyum halinde olmalı! 

Efendimiz (sas) buyurur ki: “Allah gafletle yapılan dualara icabet etmez.” 

3. Usul doğru, üslup güzel olmalı! 

Bir gazve sırasında ashâb-ı kirâm efendilerimizden bazıları yüksek sesle tekbir ve tehlil getiriyor ve dua ediyorlardı. Resûlullah (sas) onların bu üsluplarını tasvip etmedi ve onları uyararak: “Ey insanlar! Sizler işitmeyen veya görmeyen bir Allah’a dua etmiyorsunuz. O (cc) her hâlde ve durumda sizleri görmektedir. Öyleyse buna göre davranın.”

4. Özel zamanlara ve özel mekânlara biraz daha ehemmiyet olmalı! 

Efendimiz’e (sas) en makbul duanın hangisi olduğu sorulduğunda: “Gaib olanın gaib olana (haberi olmayanın arkasından yapılan) yaptığı dua.” diye cevap vermişti. 

5. İcabet göreceğinden şüphe etmemeli ve sabırlı olmalı! 

Kul, “Acaba kabul olur mu? Acaba Rabbim beni işitir mi?” şüphesine düşmemeli, yapılan duaları işiten bir makamın var olduğunun bilincinde olmalıdır. 

6. Kavlî dualardan önce fiilî dualar olmalı! 

7. Dua eden beden helâl lokmalarla beslenmiş olmalı!  

Kur’ân-ı Kerim’de Hz. İbrâhim’in duaları: 

– Mekke için yaptığı dua: Bakara 2/126
– Kâbe için yaptığı dua: Bakara 2/127
– Zürriyeti için yaptığı dua: Bakara 2/128
– Peygamberimiz için yaptığı dua: Bakara 2/129
– Hanîf olması ve böyle kalması için yaptığı dua: En’âm 6/79
– Tevhid akidesinde istikrarlı olmak için yaptığı dua: İbrâhim 14/35
– Kendisine tabi olanlar için yaptığı dua: İbrâhim 14/36
– Neslinin akıbeti için yaptığı dua: İbrâhim 14/37
– Allah’ın büyüklüğünü dile getirmek için yaptığı dua: İbrâhim 14/38
– Verilen nimetlere karşı şükür için yaptığı dua: İbrâhim 14/39
– Namazlarının devamiyeti için yaptığı dua: İbrâhim 14/40
– Anne-baba ve mü’minlerin bağışlanması için yaptığı dua: İbrâhim 14/41
– Allah’ın azametini ve kudretini belirtme adına yaptığı dua: Şuâra 26/75-82
– İyilerle olmak için yaptığı dua: Şuâra 26/83
– Her daim iyi olarak anılmak için yaptığı dua: Şuâra 26/84
– Naîm cennetlerine girmek için yaptığı dua: Şuâra 26/85
– Babası için yaptığı dua: Şuâra 26/86
– Kıyamet günü mahcup olmamak için yaptığı dua: Şuâra 26/87-89
– Evlat istemek için yaptığı dua: Sâffât 37/100 
– Tevekkül ve yönelmek için yaptığı dua: Mümtehine 60/4
– İnkârcıların elinde fitne olmamak için yaptığı dua: Mümtehine 60/5

1. Mekke için yaptığı dua: Bakara 2/126

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ

“İbrâhim de demişti ki: Ey Rabbim! Burayı emin bir şehir yap, halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle. Allah buyurdu ki: Kim inkâr ederse onu az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Ne kötü varılacak yerdir orası!” (Bakara 2/126) 

2. Kâbe için yaptığı dua: Bakara 2/127

وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

“Hani İbrâhim, İsmâil ile birlikte evin (Kâbe’nin) temellerini yükseltiyor, “Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” diyorlardı.” (Bakara 2/127) 

3. Peygamberimiz için yaptığı dua: Bakara 2/129

رَبَّنَا وَابْعَثْ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكّ۪يهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Bakara 2/129) 

4. Neslinin akıbeti için yaptığı dua: İbrâhim 14/37

رَبَّنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

“Ey Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i Harem’inin (Kâbe’nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler.” (İbrâhim 14/37)

5. Allah’ın azametini ve kudretini belirtme adına yaptığı dua: Şuâra 26/75-82

“İbrâhim: “Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Âlemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O’dur. Beni yediren de, içiren de O’dur. Hasta olduğumda bana O şifa verende O’dur. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O’dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O’dur.” (Şuâra 26/75-82) 

6. Babası için yaptığı dua: Şuâra 26/86

Hz. İbrâhim’in babası için yaptığı duaları anlayabilmemiz için üç ayete bakmamız gerekecek…

وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ

“Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardan, dalalete düşenlerdendir.” (Şuâra 26/86) 

رَبَّنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟

“Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve bütün mü’minleri bağışla!” (İbrâhim 14/41) 

“(Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah’a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.” (Tevbe 9/113)

“İbrâhim’in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah’ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrâhim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi.” (Tevbe 9/114)

7. Tevekkül ve yönelmek için yaptığı dua: Mümtehine 60/4

رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ

“Ey Rabbimiz, biz Sana tevekkül ettik ve içten Sana yöneldik. Dönüş ancak Sanadır.” 

8. İnkârcıların elinde fitne olmamak için yaptığı dua: Mümtehine 60/5

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

“Ey Rabbimiz, bizi inkârcılar (kâfirler ve münafıklar) için bir fitne aracı/ bir imtihan vesilesi kılma! Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

Burada biz ne istiyoruz biliyor musunuz Rabbimizden?

Bizi inkârcılara karşı mağlup eyleme!
Onların eline düşürüp bizi sıkıntıya sokma!
Onların bize dil ve el uzatmalarına fırsat verme!
Bizi onlardan yardım isteyecek zillete düşürme!
Bizi onların merhametine muhtaç etme!

Zalimin merhametine muhtaç olmak… Ne büyük bir zillettir… 

Peygamberimizin (sas) duası: “Allah’ım! Merhametsizleri bize musallat etme.” (Tirmizi, Deavât, 79)

“Ey merhametlilerin en merhametlisi! Bize merhametsizleri musallat etme ki biz de merhametimizi kaybetmeyelim.”

Hz. İbrâhim’in (as) dualarından alınması gereken evrensel mesajlar: 

1. İbadet için en önemli iki husus; güvenlik ve rızık olduğu hakikati
2. Duada olmaması gereken en önemli iki husus; kibir ve ameline güvenme hastalığı

“Bir zamanlar İbrâhim, İsmâil ile beraber Beytullâh’ın temellerini yükseltiyor, (şöyle diyorlardı:) Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin.” (Bakara 2/127)

3. Duada olması gereken iki husus; varlığa merhamet duygusu ve şefkat nazarı ile bakma hassasiyeti 

“Rabbim! Bu putlar insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldu. Bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir; kim de bana karşı gelirse artık sen çok bağışlayan, pek esirgeyensin.” (İbrâhim 14/36)

4. Duada Allah için sağlanması gereken iki husus; O’na hiçbir şeyin gizli kalmayacağı ve O’nun her şeyi bildiği hakikati 

“Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizleyeceğimizi de açıklayacağımızı da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.” (İbrâhim 14/38)

5. Duada istenilecek şeyleri talep ederken göz ardı edilmemesi gereken iki husus; Allah için imkânsız olmayacağını bilme ve netice ne olursa olsun O’na hamd etme zorunluluğu 

 “İhtiyar halimde bana İsmâil’i ve İshâk’ı lütfeden Allah’a hamdolsun! Şüphesiz Rabbim duâyı işitendir.” (İbrâhim 14/39)

6. Duada Allah’tan her daim istenilecek iki husus; namazlarda devamiyet ve duaların kabulü için yine dua edilmesi gerektiği hakikati 

“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul et!” (İbrâhim 14/40)

7. Duada kişinin kendisi ile beraber sürekli anacağı iki husus, anne-babası ve bütün mü’minlere dua etme sorumluluğu  

“Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve bütün müminleri bağışla!” (İbrâhim 14/41)

8. Duada istenecek iki büyük husus; hikmeti elde etme ve hayırlı bir akıbete duçar olma hakikati  

“Rabbim! Bana ḥikmet ver ve beni ṣâlihler (iyiler) arasına kat.” (Şuʿarâ 26/83)

“(İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme.” (Şuʿarâ 26/87)

9. Duada ortaya konması gereken iki husus; tevekkülün tesisi ve dönüşün mutlak O’na olduğu hakikati 

“Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.” (Mümtehine 60/4)

10. Duada dikkat edilmesi gereken iki husus; kaldırılamayacak yükler istenmemesi ve taşınacak yükler konusunda yardım istenmesi gerektiği hakikati 

“Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.” (Mümtehine 60/5)

Sahabe’den biri bir gün Efendimiz’e; “Nasıl dua edelim diye soruyor. Efendimiz (sas) buyuruyor ki: “Şöyle dua edin: 

“Ya Rab! Senden hayır olduğunu bildiğin her şeyi istiyorum.
Şer olarak bildiğin ne varsa ondan da Sana sığınıyorum.
Senin bildiğin bütün günahlarımdan istiğfarda bulunuyorum. Bağışlanma diliyorum.
Şüphesiz ki, Sen gaybın tamamına sahip olan Allamu’l-ğuyupsun.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned)

Ebû Ümâme diyor ki: “Ey Allah’ın Resûlu! O kadar güzel şeyler istedin ki Allah’tan ve yine o kadar kötü şeylerden sığındın ki Allah’tan, bizim bunların hepsini aklımızda tutmamız mümkün değil…”

Allah Resûlü diyor ki: “Ey Ebû Ümâme size benim istediklerimin hepsini ve kendisinden Allah’a sığındıklarımın hepsini toplayacak bir cümle öğreteyim mi?”

O da diyor ki: “Evet ey Allah’ın Resûlü öğret.”

Allah Resûlü diyor ki: “Siz dua ederken şöyle dua edin: Allah’ım! Bi Senin kulun ve Peygamberin olan Muhammed’in istediği bütün hayırları Senden istiyoruz. Allah’ım! Biz Senin kulun ve peygamberin olan Muhammed’in, şerrinden sana sığındığı bütün şerlerden sana sığınıyoruz. Bu şekilde Allah’a dua etmemiz sizin için kâfidir.” (Tirmizî)

“Allah’ım! Biz başta Hz. İbrahim ve Efendimiz olmak üzere istedikleri bütün hayırları senden istiyoruz. Allah’ım! Onların şerrinden sana sığındıkları bütün şerlerden de sana sığınıyoruz.” 

el-Halil Mescidi’nin tamamı bundan 25 sene önce mescit olarak kullanılmaktayken 25 Şubat 1994’te İsrail’in meczup dediği fakat aslında doktor olan bir katil tarafından kanlı bir baskına uğradı. Bu katil taramalı bir silahla son mermisi bitene kadar namaz kılan Müslümanlara ateş etti. Bu olayda tam 29 şehit verildi ve 300 kişi yaralandı.

Hz. İbrâhim hanımı Sâre validemiz vefat ettiğinde onu buraya defnetmişti. Kendiside bir rivayete göre 175, diğer bir rivayete göre 200 yaşlarında hastalandı, vefat etti ve aynı yere defnedildi. 

(931)