Neden İmanın Tadını Alamıyoruz? | İzmit

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Kocaeli İzmit’te bulunan Gençlik Kültür Eğitim ve Dayanışma Derneğinin düzenlemiş olduğu programa katıldı.

Hocamız programda “Neden İmanın Tadını Alamıyoruz?” başlığı altında neden imanın lezzetini alamadığımız konusuna değindi ve Efendimiz’in (sas) hadislerinden yola çıkarak imanın lezzetini almak için ne yapmamız gerektiğini 5 ana madde altında toparlayarak, bu maddeleri detaylandırdı.

Ne Yaparsak İmanın Lezzetini Alabiliriz?

1- Allah’a istenilen oranda güven duymayan asla imanın lezzetine varamaz.

Allah’a güvenen âleme güven verir. Allah’ın kitabına güvenen, dertlerinin dermanını orada arar. Peygambere güvenen bahanelere kapısını kapatır.

2- Sevdiğini Allah için sevmeyen asla imanın lezzetine varamaz.

Efendimiz (sas): Kimde şu üç şey varsa o imanın lezzetine varır;

– Allah ve Resûlünü her şeyden çok sevmek
– Sevdiğini Allah için sevmek
– İsyana ait şeyleri kerih görmek…

Bir Müslüman hayatında 4 sevgiyi tesis etmek zorundadır.

– Allah’ı sevmek.
– Resûlullah’ı sevmek.
– Sahabeyi sevmek.
– Birbirimizi sevmek.

Allah’ı sevmek imanın hakkıdır. Resûlullah’ı sevmek Allah hakkıdır. Sahabeyi sevmek Resûlullah hakkıdır. Birbirimizi sevmek İslam hakkıdır. Eğer imanın lezzetini almak istiyorsak, birbirimizi kusurlarımızla sevmeliyiz.

3- Buğzunu Allah için yapmayan, Allah için nefret etmeyen asla imanın lezzetine varamaz.

Müslümanın nefreti şahsi ve nefsi değil Allah için olmalı. Müslüman kendi sevmediklerinden değil Allah’ın sevmediği şeylerden nefret etmeli. İmanın lezzetini alamıyorsak sevmediğimizi Allah için sevmiyoruz demektir.

4- Müslüman olarak emin olup, Müslümanları da o emniyete davet etmeyen asla imanın lezzetine varamaz.

İman ettiğimiz Peygamberimiz (sas) 40 yaşına kadar el-Emin idi, 40 yaşından sonra el-Resul oldu. El-Emin olmadan el-Resul olunmaz. Emanet-emniyet olmadığı takdirde imanın lezzeti asla alınamaz.

5- Başı gitse dilinden doğrudan başka bir şey dökülmeyen imanın lezzetine varamaz.
Doğruluk, Müslümanın başının gideceğini bildiği halde terk etmeyeceği bir hakikat olmalı.

Müslüman yediklerine ve içtiğine, kazançlarına dikkat etmesi gerekir. Haram giren bir bedende, uzuvlar sahibine isyankâr olur. İsyan eden uzuvlar Müslümanı doğruluktan ve güvenden alıkoyar. Uzuvları isyan eden bir beden de imanın tadını alamaz.

(297)