Sîret-i Nebî’nin Sîret-i Enbiyâ İle İlişkisi

Sîret-i Enbiyâ derslerimizin bu haftaki konusu “Sîret-i Nebi’nin Sîret-i Enbiyâ İle İlişkisi” idi. Bu serlevha altında Muhammed Emin Yıldırım hocamız, sahih ve selim bir siyer bilincinin ancak önceki peygamberlerin hayat ve mücadeleleri ışığında kurulabileceğini Kur’ân ve Hadisler ışığında anlattı. Dersin başlangıcında Mevlid Gecesi için yaptığı tavsiyeler ve bizi davet ettiği sünnetler gerçekten önemli idi.

Dersten Cümleler

Şu an tarihler Safer ayının son günlerini gösteriyor. 28 Safer 1441… Allah nasip ederse 2 gün sonra Rebiülevvel ayına yani Efendimiz’in (sas) âleme teşrif ettiği aya ve o ayın zirve günü olan 12. gecesine erişeceğiz…

13 Geceye 13 Sünnet

Her daim ihlas üzere olup olmadığını kontrol etmek
İşin hakkını vermek
Adaleti ikame etmek
Elimizden ve dilimizden başkalarını emin kılmak
İslam’ı hakkıyla temsil etmek
Usulüne uygun tebliğde bulunmak
Garipleri sevindirmek
Gelmeyene gitmek, aramayanı sormak
Sadeliği hayatın merkezine almak
Müminlerin yüreklerine sevinç koymak
Nereye gidersek oraya moral götürmek
Vefalı olmak ve vefalı davranmak
Bir hak olan ölümü ve hesabı sürekli hatırda tutmak

Allah Resulü’nü (sas) hakkıyla tanıyamadık…

O’nu hakkıyla tanıyamadığımız için dinin sahibi olan Rabbimizi tanıyamadık.
O’nu hakkıyla tanıyamadığımız için dinin temel kaynağı olan Vahyi anlayamadık.
O’nu hakkıyla tanıyamadığımız için dinin yaşanabilmesi için bize lazım olan Menheci yani usulü, yolu kavrayamadık.

Buhârî’de geçen bir hadiste, Ebû Hüreyre’nin naklettiği üzere Efendimiz (sas) kendisi ile önceki peygamberlerin münasebetini çok veciz bir örnek ile şöyle tasvir etmektedir: “Benimle, benden önce gelip, giden peygamberlerin durumu aynen şuna benzer: Adamın birisi çok güzel bir ev yaptırmıştır. O, bu evi tamamlamış, süsleyip donatmış, ancak duvarında bir köşe taşının yerini eksik bırakmıştır. O şahane evi görmeye gelenler, binanın içinde gezip dolaşırken, gözleri bu eksik kalan yere ilişince: ‘Bina çok güzel olmuş ama keşke şu köşe taşının yeri de boş bırakılmış olmasaydı!’ demekten kendilerini alamazlar. İşte ben, yeri boş bırakılan o köşe taşı gibiyim. Ve ben, gönderilen tüm peygamberlerin sonuncusuyum.” (Buhari, Kitâbü’l-Menâkıb, 18;Müslim, Fedâil, 7; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 15/88)

Bu hadiste Efendimiz (sas) muhteşem bir tevazuuna şahit oluyoruz.

Peygamberlerin birbirlerinin devamı olduğu hakikatini duyuyoruz.

O kutlu silsilenin birbirlerinin tamamlayıcısı olduklarını kavrıyoruz.

O peygamberlerin asla birbirlerinin rakibi değil, aynı makamın memurları olduklarını anlıyoruz.

O güzel silsilenin Efendimiz (sas) ile son bulduğunu, kalemin O’nunla kırıldığını, mührün onunla basıldığını, imzanın onunla çakıldığını görüyoruz.

Neden Kıssalar, Kur’ân’ın doğrudan muhatabı olan Efendimiz’e (sas) anlatılmıştır?

1. Tevhid davasının ortak bir dava olduğunu iyice öğretmek için (Nahl 16/2; Enbiyâ 21/25)
2. Ahirete iman meselesini iyice kavratmak için (Bakara 2/260; Yûsuf 12/101)
3. 
Mülkün ve Hâkimiyetin esasının adalet olduğunu bildirmek için (Sâd 38/26; Hadîd 57/25)
4. Allah Resûlü’nün ve Sahâbe’nin gönlünü pekiştirmek için ( Hûd 11/120; Yûsuf 12/90)
5. 
Yolun kaderini ve yolun zorluklarını bildirmek için (Bakara 2/214; Ankebût 29/3)
6. 
Güzel örneklerin tekrar yaşanmasını sağlamak için (Mümtehine 60/4; Mümtehine 60/6)
7. Kötü örnekler üzerinden iyice dersler almak için (Kasas 28/82; Ahzab 33/69)
8. 
İnkâr edenlerin nasıl bir son ile karşılaşacaklarını göstermek için (Yâsîn 36/31; Kaf 50/14)

Ferd olarak Şahsiyetin inşası… Toplum olarak Medeniyetin inşası…

Tüm peygamberler öncelikle kendi muhataplarına karlı ve bataklık olan yollarda nasıl yürüneceğini öğretirler…

“Ey Mekke’nin Yusuf’u! Kavminin, kardeşlerinin sana haset etmelerine üzülme! Şimdilik Taif senin kuyun, Mekke senin zindanın olabilir. Sabır et kardeşin Yusuf gibi göreceksin Mısır’a sultan olduğunda kardeşleri Yusuf’u nasıl anladılarsa, bugün sana taş atanlar, hakaret edenlerde yarın seni anlayacaklar…”

“Bugün size Yusuf’un kardeşlerinin dediğini derim, “Size bugün hiçbir kınanma ve ayıplanma yoktur. Gidin hepiniz salıverildiniz!”

Dünyadaki Cennet Aile: “Damat Neye Göre Seçilir?”

(552)