Muhteşem Bir Sermaye: Peygamberler Tarihi

Sîret-i Enbiyâ derslerimize yeniden kavuştuk. Dönemin ilk dersinde Muhammed Emin Yıldırım hocamız, “Muhteşem Bir Sermaye Peygamberler Tarihi” serlevhasının altında bize bu yürüyüşümüzün ne anlama geldiğine dair çok önemli bir ders yaptı. Hocamız, bu büyük sermayenin bize neler verdiğinin üzerinde durdu. Özellikle Peygamberler Tarihi’nin, insanın değer ve kıymetini insanlığa nasıl gösterdiğini, insanlığın değişim ve dönüşümünün yol ve yöntemlerinin neler olduğunu çok güzel örneklerle bizlere izah etti. Derslerimizin hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyor, dönem sonuna kadar heyecanlarımızın daim olmasını diliyoruz.

Dersten Cümleler

Biz insanları yüzsüzleştirmekle mükellef değiliz, yüzleştirmekle mükellefiz.

Bu meclisler, bu aciz kardeşiniz için iki temel şeyi ifade ediyor: Biri dertleşmek, ikincisi ise derman elde etmek…

Peygamberler Tarihi genel manada insanlık özel manada biz Ümmet-i Muhammed için inanılmaz bir sermayedir.

Sermaye, bir ticaret girişiminin gerçekleştirilmesi ve yürütülmesi için gerekli olan, bu işte kullanılan para ve paraya çevrilebilecek malların tümüdür.

Ümmet-i Muhammed olarak hazine sandığının üzerine oturmuş ama açlık çeken insanlara benziyoruz.

Kur’ân 28 peygamberi anlatıyor? Anlattığı 28 peygamber, 28 farklı isim taşıyordu.

Peygamberlerin davaları ortak bir dava olsa da her biri bir özellikle daha fazla öne çıkar ve insanlığa daha özel bir mesaj iletirler.

Peygamberler ve öne çıkan özellikleri:

Hz. Âdem             Tevbe
Hz. İdrîs                Sıdk
Hz. Nûh                İstikrar
Hz. Hûd                İstiğna
Hz. Sâlih              Emanet
Hz. Lût                 İffet
Hz. İbrâhim         Merhamet
Hz. İsmâil             Teslimiyet
Hz. İshak              Hidayet         
Hz. Yakub            Umut
Hz. Yusuf             İstikamet
Hz. Şuayb             Hitabet          
Hz. Hârûn            Vezir
Hz. Mûsâ              Mücadele      
Hz. Dâvûd            Hikmet          
Hz. Süleyman       Adalet
Hz. Eyyüb             Sabır
Hz. Zülkifl            Hayrat
Hz. Yunûs            Sebat
Hz. İlyâs                İhsan  
Hz. Elyasa            Fazilet
Hz. Zekeriyyâ       Tâlim
Hz. Yahya            Şehadet
Hz. İsâ                   Sadakat
Hz. Üzeyir            Metanet
Hz. Lokman         Davet
Hz. Zülkarneyn    Kuvvet

Peki, son peygamber Efendimiz (sas) nasıl bir mesaj verir? O (sas) Hateme’n-Nebiyyin olduğu için mühür O’nunla basılıyor, O (sas) tüm güzelliklerin, mesajların en zirve halini oluşturuyor.

Peygamberler Tarihi üzerinden iki önemli mesaj:

Birincisi: Peygamberler Tarihi, bir insanlık tarihidir; insanın değer ve kıymetini insanlığa öğreten bir mirastır.

İkincisi: Peygamberler Tarihi, insanlığın değişim ve dönüşümünün yol ve yöntemlerini insanlığa gösteren bir tecrübeler manzumesidir.

Eğer biz Peygamberler Tarihi’nin bu mesajlarını doğru anlasaydık; insanlık ailesinin tamamını üç sınıfa ayırır ve onlarla üç ayrı hukuk oluşturur ve bu hukuk üzerinden sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışırdık.

Nedir bu üç sınıf: Âdemî, İbrâhimî ve Muhammedî

İnsanlığın 5 temel kodu: Tevhid, Merhamet, Muhabbet, Adalet ve Sadakat…

Dünya nüfusunun %32’si Hristiyan,%23’ü Müslüman, %0,2’si (14 milyon) Yahudilerden oluşturuyor…

Müslümanlar arasında dindarlık son yıllarda zayıflasa da dünyada en hızlı yayılan din İslam’dır.

Eğer bu hızla giderse 2050 yılında Müslümanlar, Hıristiyanlara sayı itibari ile yetişecek, 2070 yılında ise Müslümanların sayısı diğer tüm dinlerden fazla olacak…

İnsanlığın üç sınıfına karşı üç sorumluluğumuz:

– Âdemî

   Hilkatte Müsavî/Yaratılışta eşit

   “İnsanlar tek bir ümmetti…” (Bakara 2/213)

– İbrâhimî

   İnançta Kitabî

   “De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin…” (Âl-i İmrân 3/64)

– Muhammedî

   Menhecte Nebevî

   “…İyilik ve takva da yardımlaşın. Asla günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın…” (Mâide 5/2)

En Temel Mesajlar:

– Âdemî

Kibir yok; temsiliyet var…

– İbrâhimî

Kindarlık yok; tedricilik var…

– Muhammedî

Küskünlük yok; tahammül var…

İkinci meseleye gelince, biz Peygamberler tarihini hak ettiği şekli ile anlamadığımız ve kavramadığımız için ferdi ve toplumsal değişim ve dönüşümün yasalarını ihmal ediyoruz ve içeriden kırılması gereken yumurtaları ne yazık ki dışarıdan kırıyor ve zayi ediyoruz.

Endülüs’ün yetiştirdiği büyük filozof ve âlim olan İbn Rüşd’e nispet edilen bir söz var. Diyor ki: “Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa hayat son bulur, içten bir güçle kırılırsa hayat başlar; zira sahih dönüşümler hep içten gelir.” (İbn Rüşd)

Eğer biz Peygamberler Tarihi’ni iyice anlasak değişim ve dönüşüm yasalarını anlayacağız. O zaman kendimizde varolan kötü bir huyu nasıl terbiye edeceğimizi öğreneceğiz.

Biz toplumun değişim ve dönüşüm yasalarını Peygamberlerden öğrensek, kimse bize ölümü gösterip sıtmaya razı etmezdi.

Gayri meşru yolları bize yol olarak edindirmezdi.

Meşru bir hedefe gayri meşru vasıtalarla gidilebileceğini yutturamazlardı.

(370)