Allah’ın (cc) Arzında Allah’ın (cc) Devesi (Hz. Salih)

Siret-i Enbiyâ derslerimizde Hz.Salih’i ve gönderildiği kavim olan Semûd kavmini anlamaya devam ettik. Muhammed Emin Yıldırım hocamız, “Allah’ın (cc) Arzında Allah’ın (cc) Devesi” serlevhasının altında hem Hz. Salih’in tebliğinin muhtevasını, hem muhataplarının o tebliğe nasıl karşılık verdiğini, hem de o kavme gönderilen en büyük mucize olan devenin o gün ve bugün için ne anlam taşıdığını çok mühim mesajlar ışığında anlattı.

Dersten Cümleler

Bütün peygamberler tek başlarına bu zorlu davanın altına girdiler.

Bütün peygamberler “tek başına ümmet olmanın” bedelini ödediler.

Bütün peygamberler yalnız olmayı ve yalnız kalmayı, hakikati koruma adına göze aldılar.

Bugünkü dersimizin, üç ana başlığı var. Bunlar:

1. Hz. Salih’in (as) Tebliğinin Muhteva ve Usulü
2. Semûd Kavmi’nin Tebliğe Verdiği Karşılık
3. Semûd Kavmi’ne Gönderilen En Önemli Mucize: Dişi Deve

Hz. Salih’in (as) Tebliğinin Muhteva ve Usulü

1. Tevhide Çağrı  (A’raf 7/73)

“Semûd kavmine de kardeşleri Salih´i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah´a kulluk edin; sizin O´ndan başka tanrınız yoktur.” (A’raf 7/73)

“Çünkü Rabbim kullarına çok yakındır; onların istek ve dualarına muhakkak cevap verir.” (Hûd 11/61)

2. Kulluğa Yöneltme (A’raf 7/73)

İnsan ne için yaratılmıştı, Allah’a kulluk etmek için, eğer insan Allah’a kulluk etmezse kulluk edeceği bir sürü ilah ediniyor, en başta heva ve hevesini ilahlaştırıyor. Bundan dolayı peygamberler Abdullah olmaya kavimlerini davet ederler, Hz. Salih’de kavmine bunu yapmıştır.

3. Nimetleri Hatırlatma (A’raf 7/74)

“Düşünün ki, (Allah) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi. Ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah´ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.” (A’raf 7/74)

“Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?” (Şuarâ 26/147)

4. Nasihatlere Kulak Verme (A’raf 7/79)

5. İstiğfar ve Tevbeye Yönlendirme (Hûd 11/61)

“O halde O’ndan bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin.” (Hûd 11/61)

İstiğfar sözlü tevbe, tevbe fiili istiğfardır. Önce söz ile itiraf, sonra fiil ile yüz çevirme, sonra söz ile yine izale etmektir.

6. Takvaya Davet (Şuarâ 26/142)

7. Elçiye İtaat (Şuarâ 26/144)

8. Müfsitlere İtaat Etmeme (Şuarâ 26/152, 153)

Ayetlerden öğreniyoruz, Hz. Salih kavmini iki kesime karşı uyarıyor: Müsrif ve Müfsid

“Sakın, o her işi aşırılık olanların israf içerisinde olanların ve işi gücü dünyada bozgunculuk çıkarmak olan ve fakat düzeltme adına hiçbir şey yapmayan o kimselerin isteklerine uymayın.” (Şuarâ 26/152, 153)

9. Karşılık Beklememe (Şuarâ 26/145)

“Ben tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak Âlemlerin Rabbi Allah’tır.” (Şuarâ 26/145)

10. Azabla Korkutma (Şuarâ 26/156)

Semûd Kavmi’nin Tebliğe Verdiği Karşılık

1. Överek Susturmaya Çalıştılar. (Hûd 11/62)

“Şöyle dediler: “Ey Sâlih! Sen bundan önce aramızda kendisine umut bağladığımız biriydin.” (Hûd 11/62)

2. Atalarını İleri Sürdüler. (Hûd 11/62)
3. Yalanladılar. (Kamer 54/23)
4. Küçümsediler. (Kamer 54/25)

“Vahiy, içimizden gelegele ona mı geliyor? Hayır, o, yalancı kendini beğenmiş birisidir.” (Kamer 54/25)

5. Kibirlendiler. (A’raf 7/75)
6. Büyülenmişsin Dediler. (Şuarâ 26/153)
7. İtiraz Ettiler. (Şuarâ 26/154)
8. Uğursuzluk Sebebi Olarak Gösterdiler. (Neml 27/47)
9. İnananların Zihinlerine Şüpheler Vermeye Çalıştılar. (A’raf 7/75)

“Onun kavminden ileri gelenlerden kibirlenenler, onlardan îmân edenlerden güçsüz, zayıf gördüklerine şöyle dediler: “Salih’in şüphesiz onun Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” (Onlar): “Muhakkak ki; biz onunla gönderilen şeye inananlarız.” dediler.” (A’raf 7/75)

İman edenler asla propagandaya kapılmadılar. Bakın bu propaganda hariçten gelse sorun yok, iman edenler kenetlenirler. Ama birde dahilden geliyor. Buna özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.

10. Mucize İstediler. (Şuarâ 26/154)

“Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir mûcize getir de görelim!” (Şuarâ 26/154)

Bir peygamberden mucize talep etmek çok tehlikeli bir durumdur. Çünkü gelen mucizeden sonra iman etmeseler, helak kaçınılmaz olur.

Şimdi geldik bugünkü dersimizin son konusuna, neydi konu:

Semûd Kavmi’ne Gönderilen En Önemli Mucize: Dişi Deve

Neden Gönderilir Mucizeler?

Hidayet vesilesi olması için
Helake meşru bir sebep olması için
Elçilere ve onlara iman edenlere bir nusret/yardım olması için

Geçen hafta verilen 5 soru:

– Deve, Hz. Salih’in mi Allah’ın mı?
– Allah’ın devesi kutsal bir deve mi?
– Bir deve nasıl mucize olabilir?
– Devenin üzerinden verilen mesajlar nelerdir?
– Deve bugün ne anlama gelmektedir?

Arapça’da deveye verilen isimlerden bazıları şunlardır:

جَمَل  / Cemel:  Erkek Deve
نَاقَة / Naga: Dişi Deve
إبِل / İbil: Develer
بَعِير /  Baîr: Yük taşımaya ve binilmeye elverişli deve
سَلِيل / Selîl: Yeni doğmuş deve yavrusu
حُوار  / Hüvâr: Sütten kesilen erkek deve yavrusu
فَصِيل  / Fasîl: Bir yaşındaki deve
ابن مَخَاض / İbn Mahâd: İki yaşındaki deve
ابن لَبُون /  İbn Lebûn: İki yaşındaki deve
حِقّ /  Hikk: Üç yaşındaki deve
جَذَع / Cezea: Dört yaşındaki deve
عَوْد / Avd: Yaşlı deve
قَحْر / Kahr: Daha yaşlı deve
ثَلِب /  Selib: Dişleri dökülmüş ve yaşlanmış deve
مَاج  / Mâc: Takati kalmamış kadar yaşlanmış deve
كِحْكِح / Kıhkıh: Ölmek üzere olan deve
هِيم / Hîm: Susuz kalmış deve (Vakıa 55)

Nagatüllah/Allah’ın devesi ifadesini anlamamız için şu 5 ifadeyi iyice anlamamız gerekir:

خَلْقُ اللّٰهِ / Halkullah: Allah’ın yarattıkları (Lokman 31/11)
حُرُمَاتِ اللّٰهِ / Hurumatillah: Allah’ın hürmeti emir ettiği şeyler (Hac 22/30)
حُكْمُ اللَّهِ / Hükmüllah: Allah’ın hükmü/kararı (Mümtehine 60/10)
شَعَٓائِرَ اللّٰهِ / Şeâirillah: Allah’ın işaretleri/sembolleri (Hac 22/36)
حُدُودُ اللّٰهِ / Hududullah: Allah’ın sınırları (Bakara 2/187) 

Bir deve nasıl mucize olabilir?

“Hâlâ bakmazlar mı o deveye, nasıl yaratılmış?” (Ğaşiye 88/17)

Araplar deveye Sefinetü’s-Sahra/Çöl Gemisi derler…

“Semûd Kavmi bir tane deveyi katletti. Ümmet-i Muhammed olarak biz bugünlerde her gün yüzlerce deveyi katlediyoruz…”

(974)