2- Çoculuk ve Gençlik Yılları

ÜMMETİN EMİNİ EBÛ UBEYDE B. CERRAH ARTIK SESLİ KİTAPLAR ARASINDA

Sahabenin hayatını kaynaklara bağlı, ama akıcı bir dil ile yazan Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, serinin dördüncü kitabı olan “Ümmetin Emini Ebû Ubeyde b. Cerrah” Cennetle müjdelenen on kişiden biri olan Ebû Ubeydenin hayatını çok farklı bir dil ve üslup ile bize aktaran Hocamız, adeta satırlar arasında okuyucuyu saadet asrına götürmektedir. Bu güzel eser sesli kitap olarak Siyer Vakfı ve Siyer Yayınlarının ortak hazırladığı bu çalışma ile okuma fırsatı olmayan ve görme engelli kardeşlerimizin de istifadesini sağlayacak önemli bir hizmet oldu.

Hocamız kitabının önsözünde şöyle demektedir: “Ebû Ubeyde b. Cerrah ideal manada bir müminin hayatında emniyet ve teslimiyet nasıl gerçekleşir, bu iki önemli hususiyet nasıl hayata taşınır ve nasıl hayatta temsil edilir bunun en güzel örneğidir.

O da hayat defterlerinin sayfalarında önceden seyahat ettiğimiz diğer yiğitler gibi; ilklerden, öncülerden, önden giden altılılardandır. Çok yol almasına rağmen bir çiçeği dahi ezmeyenlerden, geriye takip edilmesi için çok güzel bir örneklik miras olarak bırakanlardan

O da daha dünyada iken, sesine ve nefesine kurban olduğumuz Efendimiz tarafından cennetle müjdelenenlerden, Allah ve Resulü uğruna neyi varsa feda edenlerden, verilen her görevi yerine en güzel şekliyle yerine getirenlerden O da diğerleri gibi ilk gün nasıl başladı ise, hayatını öyle bitirenlerden; ilk günün heyecanını, şevkini, aşkını ve tabiî ki imanını son güne kadar devam ettirenlerden Hepsinden öte o, Allah Resulünün: Her ümmetin bir emini vardır, benim ümmetimin emini de Ebû Ubeyde b. Cerrahdır diye müjdelediği bir yiğittir.

Takdim ve giriş kısmı dışında beş bölümden oluşan kitap, Ebû Ubeyde b. Cerrah hakkında bilinmesi gereken tüm bilgileri ihtiva etmektedir. Doğumu, ailesi, çocukluğu, gençlik yılları, iman ile tanışması, Habeşistan ve Mekke yılları, Medine hayatı, altı yıl atının üzerinden inmeden sürdürdüğü cihadı ve arkasından gelen vefatı çok güzel anlatılmaktadır.

(1511)