Nebevî Ufuk’ta Gençliğin Değeri ve Önemi | Aksaray Üniversitesi

Hadis Yılı projesi kapsamında Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Mefkûre ve Enderun Öğrenci topluluklarının Aksaray Üniversitesinde düzenlemiş olduğu programa katıldı.

Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programda konuşan Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, “Nebevî Ufuk’ta Gençliğin Değeri ve Önemi” konusunu anlattı.

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Allah’ın (cc) bize bir ikramı olan hayatlarımızın en önemli mevsiminde bulunan gençlerimizle, gençliklerinin nasıl daha güzel kullanılabileceğine dair bazı hakikatleri paylaştı.

Allah Resûlü’nün (sas) hayatında gençlerin çok farklı bir yer işgal ettiğini belirten Hocamız, verdiği örneklerle O’nun hayatındaki bir çok dönüm noktasında gençlerin olduğuna dikkat çekti.

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız, Hadis ve Siyer kaynaklarından derlediği bilgiler ışığında “Resûlullah (sas) nasıl bir genci sever?” sorusuna ışık tutması adına 30 madde çıkardığını ve bunun 20 tanesini önceki konferanslarında paylaştığını belirtti ve son 10 maddeyi de Aksaray Üniversitesi’ndeki konferansında paylaşarak bu maddeler üzerinden bazı hakikatleri nazarlarımıza verdi.

1- Hz. Peygamber (sas) ihsan şuuruna eren, hayatın her alanında bu şuurla yaşamaya gayret eden genci sever.

İhsan; Allah’ı görüyormuşçasına O’na kulluk etmektir. Mümin insan, ihsan kavramını hayatında farklı boyutlarda yansıtmalı.

– Allah’a (cc) karşı ihsan
– Resûlü’ne (sas) karşı ihsan
– Dinin anahtar kuşağı olan Sahabeye (ra) karşı ihsan
– Anne babaya karşı ihsan
– Birbirimize karşı ihsan

2- Hz. Peygamber (sas) irfan seviyesine varan, elde ettiği bilgiyi özümseyerek bilince dönüştüren genci sever.

Efendimiz (sas) bilgiç olan genci, bilmediğini bilmeyeni ve haddini aşanı sevmiyor. Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay. Peki, o bilgi bizde bir bilince vesile oluyor, irfana dönüşüyor mu?

3- Hz. Peygamber (sas) irşad meselesini kendisine hedef edinen, hakikatleri kavrama ve başkalarına ulaştırma meselesinde büyük bir sevda ile hareket eden genci sever.

Tebliğ sadece peygamberlerin vazifesi değil. O sorumluluk şu anda bizim omuzlarımızda. O halde kendimizi sorgulayalım, en son ne zaman birisine Allah’ı (cc) anlattık?

4- Hz. Peygamber (sas) insaf anlayışını hayatının merkezine yerleştiren, karşılaştığı her hadiseyi bu anlayış ile hareket ederek çözüm arayan genci sever.

Hakkaniyetin en önemli azığı insaftır. İnsaf; ben de haklı olabilirim, karşıdaki de diyebilmektir. Hz. Peygamber (sas) buyuruyor: “Şu üç şey imandandır: Nefsin dürtülerine rağmen insafı elden bırakmamak, selâmı herkese yaymak, darlıkta dahi infak etmek”. Nefsin dürtülerine rağmen insafı elden bırakmamak imanın bir parçası ise ve bu hal bize Resûlullah’ın (sas) sevgisini kazandıracaksa, yapmamız gereken insafı elden bırakmamaktır.

5- Hz. Peygamber (sas) itimat kavramının içini dolduran, değerlerine güvenen ve güvenilen adam olan genci sever.

Mü’min güvenen ve güvenilen adamdır. Mü’min Allah’a güvenir, Kur’an’a güvenir, Resulullah’a (sas) güvenir, Sahabeye (ra) güvenir ve Mü’min olan kardeşlerine güvenir. Mü’min güvenilen adamdır. Eğer benim Peygamberim Muhammedun Resûlullah (sas) olmadan önce Muhammedül Emin ise bizim de bundan başka yapacak bir şeyimiz yok demeliyiz.

6- Hz. Peygamber (sas) itizar (özür dilemek) etmekten çekinmeyen, asla hatasını savunmayan, bir yanlış yaptığında hemen özür dileme adına adımlar atan genci sever.

Hepimiz beşeriz ve hata yapabiliriz. İblis ile Âdem’i ayıran hatasını savunmaktır. İblis hatasını savunduğu için iblis oldu, Âdem (as) ise hatasını savunmadı ve tövbe ettiği için Âdem (as) oldu.

7- Hz. Peygamber (sas) imar etmeyi her daim öncelikli mesele olarak gören, harap olan gönülleri, viraneye dönmüş şehirleri, altüst olmuş coğrafyaları yeşertmeye gayret eden genci sever.

Ey Resûlullah’ın (sas) gençleri! Coğrafyalarımız Yesrib oldu ama içlerinde Mus’ab yok. Ancak Mus’ab olursanız Yesribleri Medine kılacaksınız.

8- Hz. Peygamber (sas) istikbal kaygısını doğru bir şekilde anlayan, gelecek planlarını nebevi miras çerçevesinde belirleyen genci sever.

İstikbal planlarımızın en üstüne yazmamız gereken şey Allah’ın (cc) rızası olmazsa, dünyada ne kazanırsak kazanalım iflas ettik demektir.

9- Hz. Peygamber (sas) inikâs vazifesini hakkıyla yerine getiren, iman ettiği değerleri her daim bir ayna gibi yansıtan, böylece temsiliyet makamına gölge düşürmeyen genci sever.

İnikâs, yansıtmak demektir. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki söz çok, amel yok. Tebliğ çok ama temsil yok. Bunlar olmadığı için de sözlerimizin tesiri olmuyor.

10- Hz. Peygamber (sas) israf hususunda oldukça hassas olan, kendisine emanet edilen hiçbir şey konusunda asla sınırları aşmayan, her şeyi yerli yerince kullanmaya çalışan genci sever.

Rabbimiz (cc) Kur’an’da, İsra suresi 27. Ayetinde israf edenler için “şeytanların kardeşleri” diyor. İsraf meselesi deyince aklımıza yalnızca yemek israfı, elektriğin, suyun israfı gelmesin. Evet, bunlar da önemlidir. Mü’min, Nil’in kenarında dahi olsa, aldığı şey abdest dahi olsa suyu israf etmez. Ancak israf meselesi sadece bunlardan ibaret değil. Bugün en fazla israf ettiğimiz şey zamandır. Bir genç nasıl olur da gününün 3-4 saatini sosyal medyada harcayabilir? Her geçen gün tükettiğimiz ömür sermayemizi nereye harcadığımıza dikkat etmek zorundayız.

Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın gençliğin değer ve önemi konusunda önemli mesajlar verdiği konferansı, program sonunda yapmış olduğu dua ile nihayete erdi.

(51)