İstikamet Misali Hz. Ali (r.a.)

İstikamet Misali Hz. Ali (r.a.)

Ehl-i Beyt Mektebi derslerinde bu hafta Muhammed Emin Yıldırım Hocamız; İstikamet Misali: Hz. Ali başlığında, Hz. Ali’nin hayatını ve hayatındaki en önemli vasıf olan istikameti anlattı.

Dersten Cümleler:

Hz. Ali’nin hayatını anlatmak hem kolay hem zordur? Peki, neden?

“Hz. Ali’nin hayatı için nakledilenler o kadar çoktur ki, başka hiçbir sahabe için böyle bir nakil olmamıştır.” (Ahmed b. Hanbel)

Hz. Ali Miladi 600 yılnda Mekke’de, bir rivayete göre ise Kabe’de doğuyor; Miladi 661’de bir Ramazan gecesinde, tam tarihini de söyleyeyim, onun destan yazdığı bir tarihtir çünkü bu tarih 17 Ramazan yani bir Bedir yıldönümünde de, yaralanıyor ve dört gün sonra 21 Ramazan’da da dünyasını değiştiriyor. Miladi olarak 61, Hicri olarak 63 yıllık bir hayatın sahibidir.

“Ey Ümmü Eymen! Anne yüzü hiç unutulmayacak bir yüzdür.”

·Efendimiz (sas) Hz. Ali için bir annedir.

·”Bir deve yavrusu nasıl annesinin ardından ayrılmadan sürekli annesini takip ediyorsa, ben de Efendimiz’i annesini takip eden bir çocuk gibi hayatım boyunca takip ettim.”

“Allah’ım annem Fatıma bint Esed’i affet. Kabrini genişlet!”

“Cebrail geldi ve bana annemin cennetlik olduğunu haber verdi.?”

“Ey Haticem! Ben öyle birini seçtim ki, Allah onu benim için seçmiştir.”

“Hind b. Ebî Hale: “Yoksa siz hissetmiyor musunuz? Ali’den Efendimiz’in kokusu geliyor.”

“Festekim kema ümirt/ Emrolunduğun gibi dostdoğru ol!” (Hud Süresi 112)

İbn Abbas: “Efendimiz’e nazil olan en ağır, en zor ayetti.”

Efendimiz (sas): “Beni Hud Süresi ihtiyarlattı” demişti. Başka bir hadiste: “Hud süresi ve kardeşleri” deyip birkaç süreyi daha saymıştı.

Demek ki, Allah’ın istikamet talebi, gerçekten bu işin ne demek olduğunu bilenlerin belini kıran bir talepmiş, saçları ağartan bir talepmiş, bedenleri ihtiyarlatan bir talepmiş…

Hz. Ali’nin 58 yıllık hayatını 3 temel devreye ayırabiliriz.

Devre: 5 yıl nübüvvet öncesi Efendimiz’in yanında geçirdiği devre, 23 yılda nübüvvet devresi, toplam 28 yıllık hayatının ilk devresi…

2. Devre: Kendinden önce halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman dönemlerinde geçirdiği 25 yıllık hayatının orta devresi

3. Devre: 5,5 yıl süren hilafet yıllarının devresi yani hayatının son devresi…

Devre yada ilk devre: Teslimiyet, Samimiyet, Fedakarlık ve İstikamet

2. Devre yada orta devre: Vahdet, Selamet, Vakar ve İstikamet

3. Devre yada son devre: Hakkaniyet, Adalet, Kararlılık ve İstikamet

Hak yolda, hakka yaraşır bir biçimde durabilmek, yürüyebilmektir.

İstikamet Allah’ın hayata çaktığı çividir.

“Vallahi gaybin perdeleri açılsa benim imanımdan zerre miktarı bir şey değişmez.”

Enes b. Malik: “Peygamber (sas) pazartesi günü peygamber olarak görevlendirildi. Salı günü ise Ali ile birlikte namaz kıldı.” (Tirmizi, 3974)

Mekke’de…

Hicret Gecesi’nde…

Bedir’de…

Mus’ab b. Sa’d der ki: “Bedir günü Hz. Ali, sanki ağaçtan meyve düşürür gibi düşman askerlerinin kafalarını yere düşürüyordu.”

Uhud’da…

Hendek’te…

“Ya Rabbi! Uhud’un meydanına amcam Hamza’yı gönderdim, geri gelmedi; sen Ali’yi bana geri gönder” dedi.

“Onu tam öldüreceğim sırada yüzüme tükürdü. O anda çok sinirlendim. Eğer o sinirle onu öldürseydim, belki onu nefsim için öldürmüş olacaktım. Bundan dolayı dışarı çıktım, sinirlerimi yatıştırdım, kendimi yapacağım işin Allah için olduğuna ikna ettim, öylece onu öldürdüm.”

Beni Kurayza’da…

Hudeybiye’de…

Hayber’de..

Tebuk’da…

Sıffın’da…

Hz. Ali için kalemden dökülenler…

BİR EL

Fatıma’nın[1] evinden, Hatice’nin[2] evine
Hatice’nin evinden, Fatıma’nın[3] evine….

Uzat elini Ey Ali, insanlığın en hayırlısının eline
Yürü Fatıma’nın evinden, Hatice’nin evine
Duy Muhammedü’l-Emin’in emniyet dağıtan nefesini
Öyle birini seçtim ki, Allah onu benim için seçmiştir diyen sesini

Bir pazartesi günü açılmış semanın kapıları
Cebrail getirmiş, dirilten mesajları
Salı günü kıyama durmuş, yeryüzünün iki şereflisi
Secdede onlara yetişmiş Ehl-i Beyt’in efendisi

Kabe’nin avlusunda oturan bir yabancı
Gifar kabilesinden hakikati arayan bir avcı
Adı Ebu Zer, o; tek başına bir ümmet
Ali’nin daveti, Erkam’ın evi ve arkasından gelen şehadet

Safa tepesinden yükselen nebevî bir seda
La deyin, felaha erin diyen bir nida
Sessizliğe mahkum etmemek için havaya kalkacak bir el
Bir ömür inmeyecek ve hep ben diyecek o el

Akabenin zorlu yollarından Yesrib’e uzanan davet
Bu davanın her mensubunun kaderidir hicret
Ali, Peygamber’in yatağına Lebbeyk deyip uzanacak
Hayatının en güzel uykusunu o gece yakalayacak

Medine’de medeniyetin temelleri atılacak
İhlas ve samimiyetle terler, taşlara kavuşacak
Evini, barkını terk edip gelen muhacirler
Destan üzerine destan yazacak kardeşler edinecekler

Her Mekkeli, bir Medinelinin kardeşi kılınıyor
İsimler söylenince yüzlerde sevinçler beliriyor
Boynu bükük, gözü yaşlı Ali, hani benim nasibim deyince
Sen benim dünya-ahiret kardeşimsin diyor Kutlu Nebi güzelce

Üç korkusuz aslan Bedrin meydanına yürüyor
Adımları naraları, düşmanın ödünü koparıyor
Kılıçlar kırılıyor o gün birer birer Ali’nin elinde
Küfrün önderleri yıkılıyor, her biri bir yerde

Bedrin arkasından atılıyor Ehli Beyt’in temelleri
Ali, Fatıma’ya kavuşuyor, Allah veriyor meyveleri
Hasan, Hüseyin, Muhassin, o evin erkek çocukları
Zeynep ve Ümmü Gülsüm kutlu hanenin kızları

Uhud günü talihsiz bir mızrak Hamza’yı deviriyor
O gün bir bir yiğitler, şehadet şerbetini yudumluyor
Ali gözyaşları içinde Peygamberin huzurunda
Diyor ki; gelmeyecek mi bana, o güzel yüzlü sevda

Bekle ey Ali! O müjde sana da kavuşacak
Başından akan kanlar, sakalını boyayacak
Sevenler etrafında, dökerlerken gözyaşları
Göreyim o gün senin, göstereceğin sabrı

Hendek’de devirecek yiğidim, bin savaşçıya bedel Amrı
Hudeybiye’de silmeyecek, yoluna kurban olduğu adı
O Hayber’in hem Murtazası, hem Haydarı Kerarıdır
Harun Musa’ya ne ise o da Nebi’ye aynıdır

Efendimiz Refik-i Al’â’ya, ondan razı olarak gidecek
Altı ay geçmeden Fatıma’da babasına yürüyecek
Asıl o zaman Ali, yetim olarak kalacak ortada
Yine de kuşanacağı elbise sabır olacak o anda

Halifeler dönemi Ali’nin imtihan sahası
Hakkı ile ödeyecek, vahdet onun şiarı
Ne zaman zorda kalsa Ebu Bekir, Ömer ve Osman
Derler ki:Yetiş Hasan’ın babası, yoksa sonumuz hüsran

Tarihler Ali’nin hilafet günleridir
Yol uzun, düşman hileli, dostlar cahildir
O, ilim şehrinin kapısı, zor zamanların ve zor işlerin adamı
Yinede istikamet, istikamet, istikamet onun feryadı…
——————————————————————————–
[1] Hz. Ali’nin annesi Fatıma bint Esed
[2] Müminlerin annesi Hz. Hatice
[3] Efendimiz (sas) kızı Hz. Fatıma

(1920)