Bir Abid Olarak Hz. Peygamber (sas)

Bir Abid Olarak Hz. Peygamber (sas)

Nedir Abid?

Abid kelimesini anlayabilmemiz için, üç kelimeyi, kavramı daha anlamak zorundayız: Abd, İbadet ve Ubudiyet

Abd: Kul, köle, efendisine bağlı olan ve ona itaat eden

İbadet: Kulluktur. Allah’ın nazarından kulluk…

Ubudiyet: Kulluktur. Kulun nazarından kulluk…

Abid ise: Kulluğu hayatının gayesi edinendir. Bütün bir hayatı Allah’ı memnun etmek için yaşamaktır.

Böyle bir tanımdan yola çıktığımız zaman: “Bir Abid Olarak Hz. Peygamber” serlevhasının altına ne yazılabilir: “Abduhu ve Resuluhu olarak beşerin varacağı son noktada bir kulluğu ortaya koyan insanlık güzeli…”

1. Ayet:

Bu ayet ne diyor:

وَاذْكُرْنَ مَا يُتْلَى فِي بُيُوتِكُنَّ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ وَالْحِكْمَةِ إِنَّ اللَّهَ كَانَ لَطِيفًا خَبِيرًا

“Evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.” (Ahzab, 33/34)

Bu ayetin abidlik ile ne alakası var?

O kadar iş ve buna rağmen evde okunan ayetler, ortaya konan hikmetler…

Toplum önünde olan insanların ev hayatı…

Hz. Aişe annemizin rivayeti:

“Efala ekune abden şekura…”

Hz. Aişe’den bir başka rivayet:

“Bana anlatacak mısın ne olduğunu yoksa Latif ve Habir olan Mevlam Cebrail’i gönderip, bana haberini versin mi?”

2. Ayet:

Zariyat Süresinin 56. Ayetinde; وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

“Ben cinleri ve insanları, bir başka meal ile ben görünen ve görünmeyen varlıkları, bir başka meal ile ben iradeli varlıkları ancak ve ancak bana kulluk etsinler diye yarattım!”

Bu ayetten alınacak mesajlar nelerdir:

1- İnsanın en temel yaratılış gayesi ve amacı, kulluktur.
2- İnsanın son nefesine kadar vazgeçemeyeceği ve bırakamayacağı aslî rolü kulluktur.
3- İnsanın elde edeceği en büyük şeref ve izzet kulluktur.
4- İnsanın varacağı en ideal hürriyet ve özgürlük seviyesi kulluktur.
5- İnsanın kazanacağı en büyük saadet ve mutluluk, kulluktur.

“Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.”

Hz. Ömer: “Vallahi bize İslam’dan daha büyük bir şeref yoktur!”

“Allah beni bütün âlemlere rahmet olarak gönderdi fakat ben bununla iftihar etmiyorum. Kıyamet günü Livaü’l-Hamd sancağını taşıyacağım, bununla da iftihar etmiyorum. O gün bütün Peygamberler bu sancağımın altında toplanacak bununla da iftihar etmiyorum. O gün herkes huzuru ilahiye gidince ben mümin olanlara refakat edeceğim, bununla da iftihar etmiyorum. Yine o gün ümitsiz ve çaresiz bekleyenlere ben müjdeler vereceğim, bununla da iftihar etmiyorum. İftihar ettiğim tek şey var ki, Allah’a kulum, Allah’a kulum, Allah’a kulum.” (Müslim, Ebû Davud)

3. Ayet:

“Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar veya seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar, işte müminler onlar. Sen o müminleri müjdele!” (Tevbe, 9/112)

Ayette sayılan dokuz özellik:

التَّائِبُونَ Tâibûn/Tevbe Edenler
الْعَابِدُونَ Âbidûn/ İbadet Edenler
الْحَامِدُونَHâmidûn/ Hamd Edenler
السَّائِحُونَSâihûn/Seyahat Edenler
الرَّاكِعُونَRâkiûn/ Rüku Edenler
السَّاجِدونَSâcidûn/ Secde Edenler
الآمِرُونَEmirûn/ İyiliği Emredenler
وَالنَّاهُونَ Nâhûn/ Kötülüğü Nehyedenler
وَالْحَافِظُونَ Hafizûn/ Allah’ın hududlarını/sınırlarını Koruyanlar

Bu dokuz özellikten alınması gereken mesajlar:

1- Tevbe, her türlü günaha yürekten pişmanlık duymak ve sevaba yönelmektir. Tüm varlığınla Allah yönel ki, Tevvab olandan mağfiret bulasın.

2- Kulluk, senin yaratılış maksadın, ibadet ise o maksada uygun davranmandır. Hayır adına ne yaparsan Allah adına ve Allah namına yap ki, abidlerden yazılasın.

3- Verdiği zaman Rabbine şükretmen şakirlik, verdiğini aldığında sabretmen hamidliklitir. Ne ile karşılaşırsan karşılaş, her şart ve durumda Rabbine hamd eden biri ol ki, Hamidûn’dan olasın.

4- Yeryüzü Allah’ın mülkü ve mescidi, sen ise O’nun rızasının peşine düşen bir seyyahsın. Sen Hacer ana gibi ara, ara; durma ara ki, Zemzemi İsmail’inin ayaklarının ucunda elde edesin.

5- Rükû, başkasının önünde eğilmemek için Allah karşısında eğilmektir. Azim olan Allah’a kulluğunun ispatı olan namazı dostdoğru ikame et ki, gerçek manada felaha eresin.

6- Secde, el-Karib olan Allah’a, kulun en yakın olduğu yerdir. Allah karşısında yere kapandığın o anlarda, dua dua yakar ki, icabeti elde edesin.

7- İyiliği emretmek senin üzerine bir vazifedir. Bunun yolunu ve yöntemini iyice öğren ki, Allah’ın dinine güzel seda ile insanları ulaştırasın.

8- Kötülükten nehyetmek, imanın, sana yüklediği bir sorumluluktur. Nemelazımcı olmazsın, bana ne diyemezsin, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığından kendini kurtar ki, yaşadığın hayatı yılanların işgaline uğratmayasın.

9- Allah’ın sınırlarına riayet edip, onları koruma adına hassas davran ki, gerçek manada Abdullah olasın ve son nefesine kadar Abdullah kalasın.

Efendimiz (sas) kendisi abiddi ve bu işin zirvesinde idi.
Sahabe dediğimiz o kutsi cemaati de abidler topluluğu haline getirdi?
İman, İhsan, İstikamet, İstikrar ve İstiğna

(1753)